# MADDE 600
Süreli kefalette kefilin borçtan kurtulması
Resmi Kanun Metni
Süreli kefalette kefil, sürenin sonunda borcundan kurtulur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 600. maddesi, süreli kefalet sözleşmelerinde kefilin hangi anda sorumluluktan kurtulduğunu düzenler. Kefalet sözleşmesinde açıkça bir süre varsa – örneğin “bir yıl süreyle kefilim” denmişse – bu sürenin dolmasıyla birlikte kefilin borçluya olan yükümlülüğü kendiliğinden sona erer. Başka bir ifadeyle, kefilin sorumluluğu süresiz devam etmez; aksi yönde bir yenileme veya uzatma iradesi ortaya çıkmadıkça, sürenin bitimiyle kefil özgürleşir.
Bu hüküm, şirket sahibi ya da esnaf için son derece stratejik bir haktır. Bir banka kredisinde, tedarikçiye verilen sürede, iş ortaklığında veya kira sözleşmesinde “süreli kefalet” imzalayan kişi, belirtilen tarih geldiğinde artık borçlu gibi sorumlu tutulmaz. Ancak sürenin belirlenmiş olması, kefilin kendiliğinden bilgi sahibi olduğu anlamına gelmez; süre sonunda kefaletin yenilenmesi için genellikle yeni bir irade ve imza gerekir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örnek senaryo: Bir şirket sahibi, ana tedarikçisinin bankadan kullandığı ticari krediye 12 ay süre ile kefil olmuştur. Bu süre boyunca kredi ödemeleri aksarsa banka kefile başvurabilir. Ancak 12 ayın sonunda borcun bir kısmı hâlâ ödenmemiş olsa bile, banka kefilden yeni bir kefalet imzası veya süre uzatımı almadan onu sorumlu tutamaz. Süre dolduğu anda kefil, bu krediden kaynaklanan tüm yükümlülüklerden kurtulmuş olur.
Sicil işlemlerinde ise kefalet süresinin doğru kayıt altına alınması kritiktir. Şirket ortaklığı yapısı değiştiğinde, imza yetkileri güncellendiğinde veya şirket devrinde eski kefaletin süresinin dolup dolmadığının kontrol edilmesi gerekir. Kefalet süresini takip etmek, şirket bilançolarından bağımsız olarak muhasebe kayıtlarında da düzenli izlenmeli ve vade tarihleri ajandaya işlenmelidir. SicilAI üzerinden yapılan güncel şirket sorgulamalarında dahi kefalet süreleri ve ilgili sözleşmelerin arşivlenmesi, sürece dair hukuki uyuşmazlıklarda ispat kolaylığı sağlar. Ayrıca kredi sözleşmeleri yenilendiğinde “eski kefalet devam eder” varsayımıyla hareket edilmemeli; her uzatma için kefilin yazılı onayı alınmalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sürenin sözleşmede açıkça yazmaması: Kefalet sözleşmesinde “süre” unsuru belirtilmemişse madde uygulanmaz; kefalet belirsiz süreli hâle gelir ve sona erdirilmesi ancak fesih ihbarı veya alacaklının rızasıyla mümkün olabilir.
- Zımni uzatma yanılgısı: Bankalar kredi sözleşmesini yenilediğinde kefilin eski sözleşmedeki süresinin de otomatik uzadığı sanılır. Yasal olarak sürenin sonunda kefalet sona erer; devamı için kefilin açık yazılı onayı şarttır.
- Süre bitiminden sonra ödeme yapılması: Kefil, süre dolduktan sonra borçluya veya alacaklıya ödeme yaparsa bu yenileme iradesi olarak yorumlanabilir; bu riskli durumdan kaçınılmalıdır.
- İspat külfetinin ihmal edilmesi: Kefalet sözleşmesinin ve süre maddesinin saklanmaması, ileride kefilin borçtan kurtulduğunu ispat edememesine yol açabilir.
- Süreli kefalet ile kredi vadesinin karıştırılması: Kredi vadesi, ana borçlunun ödeme süresidir; kefalet süresi ise kefilin taahhüdünün kapsamını sınırlar. Bu iki tarih farklı olabilir ve dikkatle incelenmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.