# MADDE 610
Gelir Alacağı Devri Sözleşme Serbestisi
Resmi Kanun Metni
Sözleşmeyle aksi kararlaştırılmamışsa gelir alacaklısı, haklarını başkasına devredebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 610. maddesi, gelir alacaklısının (yani düzenli bir gelir elde etme hakkına sahip olan kişinin), bu hakkını bir başkasına devredebileceğini düzenler. Maddenin temel kuralı şudur: Sözleşmede aksi açıkça kararlaştırılmadığı sürece, gelir alacaklısı haklarını serbestçe devredebilir. Bu düzenleme, sözleşme özgürlüğü ilkesinin bir yansımasıdır. Örneğin; bir kişi, bir taşınmazın satışından doğan taksitli alacaklarını (gelir alacağını) bir bankaya veya başka bir finans kurumuna devredebilir. Kanun koyucu, bu devri yasaklamamış, aksine tarafların iradesine bırakmıştır. Yani kural, devrin serbest olmasıdır; istisna ise tarafların bunu sözleşmeyle yasaklaması veya sınırlandırmasıdır. Maddenin anlaşılması için "gelir alacağı" kavramının, düzenli veya sürekli bir edim niteliği taşıyan, gelecekte elde edilmesi beklenen kazanç ve iratları kapsadığı unutulmamalıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Ticari hayatta bu madde, özellikle temlik (alacağın devri) işlemlerinde sıklıkla karşımıza çıkar. Somut bir senaryo üzerinden gidelim: Bir esnaf veya şirket sahibi, düzenli olarak mal sattığı bir müşterisinden doğan vadeli alacaklarını (gelir alacağını), acil nakit ihtiyacını karşılamak üzere bir faktoring şirketine devretmek isteyebilir. Bu madde sayesinde, taraflar arasındaki ana sözleşmede (örneğin satış sözleşmesinde) aksi yönde bir hüküm bulunmadıkça, bu devir geçerli olacaktır. Ancak uygulamada bu devrin üçüncü kişilere (örneğin borçlu müşteriye) bildirilmesi ve mümkünse yazılı yapılması büyük önem taşır. Sicil işlemleri açısından bakıldığında, bir şirketin düzenli gelir getiren bir sözleşmesini (örneğin kira sözleşmesi veya lisans anlaşması) devretmesi durumunda, bu devrin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekebilir. SicilAI olarak hazırladığımız rehberlerde de belirttiğimiz üzere, devrin ticari defterlere işlenmesi ve karşı tarafın açık muvafakatinin alınması, olası uyuşmazlıkların önüne geçer.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmedeki yasaklayıcı hükümlerin gözden kaçırılması: En büyük risk, devredilecek gelir alacağının doğduğu ana sözleşmede "bu alacak devredilemez" şerhinin bulunmasıdır. Böyle bir durumda yapılan devir geçersiz olur ve devralan taraf zarara uğrar.
- Devrin borçluya bildirilmemesi: Alacağın devri, borçluya bildirilmediği sürece borçlu, devreden kişiye ödeme yaparak borcundan kurtulabilir. Bu da devralan açısından alacağın tahsil edilememesi riskini doğurur.
- Mükerrer devir (çifte temlik): Aynı gelir alacağının birden fazla kişiye devredilmesi durumunda, iyi niyetli ilk devralanın hakları zedelenebilir. Bildirim ve tescil işlemlerinin zamanında yapılmaması bu riski artırır.
- Yazılı şekil şartına uyulmaması: Uygulamada ispat açısından yazılı devir sözleşmesi yapılması zorunludur. Sözlü yapılan devirler, hukuki olarak geçerli olsa da ispat açısından ciddi sorunlar yaratır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.