# MADDE 73
Rücu Zamanaşımı Süresi Ve Bildirim Yükümlülüğü
Resmi Kanun Metni
Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
TBK Madde 73, birden fazla kişinin birlikte sorumlu olduğu bir zararda, zararı ödeyen kişinin diğer sorumlulara "rücu" (ödemiş olduğu tutarı onlardan geri isteme) hakkını zamanaşımı açısından düzenler. Kural iki temel süre öngörür: Kısa süre iki yıldır ve bu süre, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Uzun süre ise on yıldır ve tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren işler. Yani bir kişi, tazminatı ödedikten sonra diğer sorumluyu iki yıl içinde bulamaz veya takip etmezse rücu hakkını kaybeder; ancak her hâlükârda ödeme tarihinden itibaren on yıl geçmekle hak düşer. Maddenin ikinci fıkrası ise bir bildirim yükümlülüğü getirir: Tazminatı ödemesi istenen kişi, bu durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere haber vermek zorundadır. Eğer bildirim yapılmazsa, zamanaşımı süresi, bildirimin dürüstlük kuralına göre yapılabileceği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu, kötü niyetli veya ihmalci davranışların cezalandırılmasını engeller; süre, mağdur aleyhine işletilmez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf düşünün: bir tedarikçi, kusurlu mal nedeniyle üçüncü bir kişiye verdiği zararı tazmin eder. Bu tazminatı öderken, zararın oluşmasında kendisiyle birlikte sorumlu olan lojistik firmasının da payı olduğunu öğrenir. Rücu hakkını kullanmak için iki yıl beklememeli, hemen harekete geçmelidir. Çünkü iki yıl geçerse ve dava açmazsa, uzun süre olan on yıl dolmasa bile rücu talebi zamanaşımına uğrar. Pratikte en çok karşılaşılan hata, tazminat ödemesinden sonra diğer sorumluya resmî bir bildirim yapılmamasıdır. Örneğin, bir şirket ortağının şirket borcundan dolayı ödeme yapması ve diğer ortağa durumu yazılı olarak iletmemesi hâlinde, zamanaşımı süresi bu bildirimin yapılabileceği tarihten başlar. SicilAI olarak önerimiz: her tazminat ödemesinden sonra, sorumlu olabilecek tüm taraflara noter veya iadeli taahhütlü mektupla bildirim yapılması ve ödeme tarihinin, karşı tarafın öğrenme tarihinin belgelenmesidir. Bu, hem zamanaşımı süresini kontrol altında tutar hem de ispat yükünü kolaylaştırır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Süreyi kaçırma: İki yıllık kısa süre, tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren işler; bu süreyi takvimde işaretlemeyen şirketler rücu hakkını kaybeder.
- Bildirim yapılmaması: Tazminat ödemesi istenen kişi, birlikte sorumlu kişilere durumu bildirmezse zamanaşımı, bildirimin yapılabileceği tarihte işlemeye başlar; bu da sürenin uzamasına ve ispat sorunlarına yol açar.
- Kısmi ödemeler: Madde, tazminatın "tamamının" ödenmesini esas alır. Kısmi ödemelerde süreler farklı işleyebilir; bu nedenle ödemelerin kısım kısım mı, toplu mu yapıldığına dikkat edilmelidir.
- Dürüstlük kuralına aykırılık: Bildirimi bilinçli olarak geciktiren veya yapmayan kişi, bu gecikmeden kaynaklanan süre uzamasından yararlanamaz; aksine tazminat borcu artabilir, faiz ve yargılama giderleri de eklenebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.