# MADDE 87
Seçimlik Borçta Seçim Hakkı Kime Ait
Resmi Kanun Metni
Seçimlik borçlarda, hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmadıkça, edimlerden birinin seçimi borçluya aittir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 87. maddesi, ticari hayatta sıkça karşılaşılan bir soruyu yanıtlıyor: Bir borç kararlaştırılırken birden fazla seçenek sunulmuşsa, bu seçeneklerden hangisinin ifa edileceğini kim belirleyecek? İşte bu maddenin cevabı oldukça nettir: Aksi sözleşmede veya işin doğasında belirtilmedikçe, seçim hakkı borçluya aittir. Yani borçlu, alacaklıya karşı olan yükümlülüğünü, kararlaştırılan edimlerden hangisiyle yerine getireceğine kendisi karar verir. Örneğin, bir iş sözleşmesinde işçinin "ikramiye ya da prim" alacağı kararlaştırılmışsa ve aksine bir hüküm yoksa, işveren bu seçeneklerden hangisini ödeyeceğini belirler. Bu madde, kanun koyucunun borçluyu koruyan ve işin olağan akışında borçlunun imkânlarına göre ifayı kolaylaştıran bir yaklaşımı benimsediğini gösterir. Hukuki ilişkiden ve işin özelliğinden aksi anlaşılmıyorsa, seçim borçludadır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf olarak bu maddeyi bilmek, sözleşme yaparken size ciddi bir avantaj sağlar. Diyelim ki bir tedarikçiden mal aldınız ve sözleşmede "ayıplı çıkan mallar için iade veya değişim" seçenekleri yer alıyor. Eğer sözleşmede bu seçimin size ait olduğu yazmıyorsa, kararı tedarikçi yani borçlu verecektir. Tedarikçi, hangi seçeneğin kendisi için daha ekonomik veya pratik olduğuna bakarak hareket edebilir. Bu durum, beklediğiniz sonucu alamamanıza yol açabilir. Öte yandan siz bir mal sattıysanız ve alıcıya karşı "teslimatta nakit ya da 30 gün vadeli çek" gibi bir seçimlik borç üstlendiyseniz, bu maddeye göre seçimi siz yapabilirsiniz. Sicil işlemlerinde ise, özellikle şirket ana sözleşmelerinde veya ortaklık sözleşmelerinde bu tür seçimlik edimler kararlaştırılmışsa, hangi tarafın seçim hakkını haiz olduğu açıkça yazılmalıdır. SicilAI olarak önerimiz, tüm sözleşmelerde bu hususun açıklığa kavuşturulmasıdır; aksi halde kanunun varsayılan kuralı devreye girer ve beklenmedik sonuçlar doğabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmede açık hüküm bulunmaması: En sık yapılan hata, edim seçeneklerini sıralamak ancak seçim hakkının kime ait olduğunu belirtmemektir. Bu durumda kanun, seçimi borçluya verir; alacaklı açısından mağduriyet oluşabilir.
- Seçim hakkının zamanında kullanılmaması: Borçlu, seçim hakkını kullanmadan borcunu ifa etmezse temerrüde düşebilir. Seçim hakkının süresi ve kullanım şekli sözleşmede düzenlenmemişse, ihtar ve dava süreçlerinde belirsizlik yaşanır.
- Seçim hakkının kötüye kullanılması: Seçim hakkı borçluya ait olsa da, hakkın dürüstlük kuralına aykırı şekilde (örneğin alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla) kullanılması hukuken geçersiz sayılabilir ve tazminat yükümlülüğü doğurabilir.
- Dava sürecinde seçimin yapılmaması: Uyuşmazlık mahkemeye taşındığında hakim, borçluya seçim hakkını kullandırması için süre vermelidir. Bu sürede seçim yapılmazsa hakim, edimlerden en uygun olanına hükmedebilir; bu da taraflar açısından risk teşkil eder.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.