# MADDE 90
İfa Zamanı Muacceliyet Kuralı TBK 90
Resmi Kanun Metni
İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Türk Borçlar Kanunu'nun 90. maddesi, bir borcun ne zaman ödenmesi gerektiği konusunda temel bir kural getirir. Buna göre; taraflar sözleşmede bir ödeme ya da ifa zamanı belirlememişlerse veya işin doğasından böyle bir süre anlaşılmıyorsa, borç doğduğu anda muaccel hale gelir. "Muaccel" olmak, alacaklının borcun ifasını anında talep edebilmesi, borçlunun da aynı anda yerine getirmek zorunda olması anlamına gelir. Örneğin bir satış sözleşmesinde "mal teslim edilince ödenecektir" demiyorsanız ve malı teslim ettiyseniz, alıcının ödemeyi hemen yapması gerekir. Bu madde, hukuki ilişkilerde belirsizliği önleyen ve alacaklıyı koruyan bir varsayımdır. İş dünyasında sözleşmelerde açık bir vade belirtilmemesinin sonucunun ne olacağını bilmek, hem alacaklı hem borçlu açısından hayati önem taşır. Madde, aynı zamanda zamanaşımı ve temerrüt faizi gibi birçok alt kavramın da başlangıç noktasını oluşturur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir esnaf veya şirket sahibi olarak düşünün; toptancıdan mal alıp satışını yaptınız. Toptancı ile yaptığınız sözleşmede ödemenin ne zaman yapılacağına dair hiçbir hüküm yoksa, toptancı faturasını kestiği anda borcunuz muaccel olur. Yani toptancı, aynı gün içinde ödemeyi isteyebilir; sizin "henüz vadesi gelmedi" demeniz hukuken geçerli olmaz. Benzer şekilde, bir hizmet sözleşmesinde işin tamamlanmasının ardından ücretin ne zaman ödeneceği yazılmamışsa, iş teslim edildiğinde ücret muaccel hale gelir. Bu durum, ticari hayatta nakit akışını doğrudan etkiler. SicilAI olarak sıkça gördüğümüz bir tablo; sözleşmelere sonradan eklenen "vade" maddelerinin bulunmaması nedeniyle şirketlerin beklenmedik ödeme talepleriyle karşılaşmasıdır. Özellikle fatura kesildikten sonra ödeme yapılmaması durumunda, alacaklı taraf icra takibi başlatabilir. Borçlu, madde gereği ödemeyi derhal yapmak zorunda olduğu için, takibe itiraz etse bile mahkemede haksız duruma düşebilir. Bu nedenle ticari sözleşmelerde "vade", "teslimden sonraki 30 gün içinde ödeme" gibi açık ifadelere yer vermek, tarafların güvenliğini sağlar. Ayrıca, şirketlerin birbirleriyle yaptığı bayilik veya tedarik anlaşmalarında da bu madde devreye girer; süre kararlaştırılmamışsa her iki tarafın da beklentileri aynı gün ifaya yönelik olur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmelerde vade veya ifa zamanı açıkça belirtilmediğinde, borç doğar doğmaz ödeme talep edilebilir; bu da ani nakit akışı sorunlarına yol açabilir.
- Vade kararlaştırılmadan yapılan sözleşmelerde, alacaklının temerrüt faizi talep etme hakkı borcun muaccel olduğu andan itibaren işlemeye başlar; borçlu aleyhine ek maliyetler oluşur.
- İşin doğası gereği belirli bir süre olduğu iddiası, sözleşmede yazılı olmadığı için ispatlanması güç olabilir; her iki taraf da kendi yorumuna dayanarak ihtilaf çıkarabilir.
- Fatura ve ödeme belgelerinde tarih ve vade kaydı eksik bırakılırsa, borcun muacceliyet anı belirsizleşir ve bu durum icra takibinde uzlaşmazlık yaratır.
- Esnaf ve şirketler, sözlü anlaşmalara dayanarak iş yaptıklarında bu madde aleyhlerine işleyebilir; bu yüzden her ticari ilişkide yazılı sözleşme düzenlenmesi ve vade maddesinin açıkça yazılması bir zorunluluktur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.