# MADDE 92
Sürelerin Hesaplanması Borç İfa Kuralları
Resmi Kanun Metni
Bir borcun veya taraflardan birine düşen herhangi bir yükümlülüğün sözleşmenin kurulmasından başlayarak belli bir sürenin sonunda ifası gerekiyorsa, ifa zamanı aşağıdaki biçimde belirlenir:
1. Gün olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün sayılmaksızın, bu sürenin son günü dolmuş olur. Sekiz veya onbeş gün olarak belirlenmiş süre ise, bir veya iki haftayı değil, tam sekiz veya onbeş günü ifade eder.
2. Hafta olarak belirlenmiş süre, son haftanın sözleşmenin kurulduğu güne ismen uyan gününde dolmuş olur.
3. Ay olarak veya yıl, yarıyıl ve yılın dörtte biri gibi birden çok ayı içeren bir zaman olarak belirlenmiş süre, sözleşmenin kurulduğu gün ayın kaçıncı günü ise, son ayın bunu karşılayan gününde dolmuş olur. Son ayda bunu karşılayan gün yoksa süre, bu ayın son günü dolmuş sayılır.
4. Yarım aydan onbeş günlük süre anlaşılır. Bir veya birden çok ay ve yarım ay olarak belirlenmiş sürenin dolduğu gün, son aya onbeş gün eklenerek belirlenir.
Bu kurallar, sürenin sözleşmenin kurulmasından başka bir andan işlemeye başladığı durumlarda da uygulanır.
Borçlu, belirli bir süre içinde yerine getirilmesi gereken bir borcu, bu sürenin dolmasından önce ifa etmekle yükümlüdür.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 92, bir borcun sözleşmenin kurulmasından sonra belirli bir sürenin geçmesiyle ifa edileceğinin kararlaştırıldığı hâllerde, bu sürenin nasıl hesaplanacağını düzenler. Kanun maddesinin temel kuralı şudur: Sürenin işlemeye başladığı gün sayılmaz. Örneğin sözleşme ayın 5'inde imzalanmışsa ve 10 günlük bir süre öngörülmüşse, süre ayın 6'sında işlemeye başlar ve ayın 15'inde sona erer.
Kanun ayrıca şu özel hesaplama kurallarını getirir:
- Sekiz veya on beş gün, "bir hafta" veya "iki hafta" demek değildir. Bu ifadeler takvim üzerinden tam sekiz veya on beş günü ifade eder.
- Hafta olarak belirlenen süre, son haftanın, sözleşmenin kurulduğu günle aynı ismi taşıyan gününde biter. Yani pazartesi kurulan bir sözleşmede haftalık süre, sonraki pazartesi günü sonunda dolar.
- Ay, yıl, yarıyıl veya yılın dörtte biri gibi sürelerde, son ayın, sözleşmenin kurulduğu güne karşılık gelen günü esas alınır. Örneğin 31 Ocak'ta kurulan bir sözleşmede bir aylık süre, sonraki ayın son gününde (28 veya 29 Şubat) biter.
- Yarım ay, on beş gün demektir. "Bir ay yarım" gibi bir süre belirlenmişse, son bulacağı gün, son aya on beş gün eklenerek hesaplanır.
Bu hesaplama kuralları yalnızca sözleşmenin kuruluşundan itibaren değil, sürenin ihtar, teslim veya fatura tarihi gibi başka bir andan işlemeye başladığı hâllerde de aynen uygulanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir tedarikçi, 3 Mart'ta sipariş aldığı ürün için "8 gün içinde teslim ederim" taahhüdünde bulunduğunda, 3 Mart sayılmaz; teslim süresi 4 Mart'tan itibaren işler ve 11 Mart günü sonunda dolar. Eğer tedarikçi bu süreyi "bir hafta" sanarak 10 Mart'ta teslim etmeyi planlarsa, bir günlük gecikme riskiyle karşı karşıya kalır. Benzer şekilde, taahhüt mektubunda "sözleşme imzasından itibaren 1 ay içinde ödeme" yazıyorsa, ödemenin son günü sözleşmenin imzalandığı ayın aynı günüdür; o gün son ayda yoksa ayın son günüdür.
SicilAI olarak özellikle ticari defter kayıtları, protesto süreleri, temerrüt faizi başlangıcı ve sözleşmeden cayma bildirimlerinde bu hesap kurallarının göz ardı edildiğini sık görüyoruz. Gün farkı; hak düşürücü sürenin kaçırılmasına, haksız cezaî şart iddiasına veya borçlunun temerrüde düşürülmesinde hukukî hataya yol açabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sürenin başladığı günü (sözleşme kuruluş gününü) hesaba dâhil etmek en yaygın hatadır; bu, sürenin bir gün erken dolmasına ve borçlunun haksız yere temerrüde düşürülmesine neden olur.
- "8 gün" ile "1 hafta", "15 gün" ile "2 hafta" ifadelerinin eş anlamlı sanılması, özellikle protesto ve ödeme sürelerinde ciddi sonuçlar doğurur.
- Ay sonuna denk gelen sözleşmelerde (örneğin 31 Ocak, 30 Nisan) bir aylık sürenin bitiş gününün yanlış hesaplanması riski yüksektir; kanun bu durumda son ayın son gününü esas alır.
- "Yarım ay" ifadesinin takvimdeki ayın yarısı olarak yorumlanması hatalıdır; kanuna göre yarım ay her zaman on beş gündür.
- Sürenin sözleşme kuruluşundan değil de ayrı bir andan (örneğin ihtar tarihinden) işleyeceği kararlaştırılmışsa, aynı hesaplama yönteminin kullanılması unutulmamalıdır. Borçlu, sürenin son gününü beklemeden önceki bir tarihte de borcunu ifa etmekle yükümlüdür.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.