# MADDE 98
İflas ve Hacizde Karşı Edim Güvencesi
Resmi Kanun Metni
Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede, taraflardan birinin borcunu ifada güçsüzlüğe düşmesi ve özellikle iflas etmesi ya da hakkındaki haciz işleminin sonuçsuz kalması sebebiyle diğer tarafın hakkı tehlikeye düşerse bu taraf, karşı edimin ifası güvence altına alınıncaya kadar kendi ediminin ifasından kaçınabilir.
Hakkı tehlikeye düşen taraf, ayrıca uygun bir sürede istediği güvence verilmezse sözleşmeden dönebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 98, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde (örneğin satış, eser, kira veya tedarik sözleşmelerinde) bir tarafın mali durumunun bozulması halinde diğer tarafa koruma sağlar. Diyelim ki bir şirkete mal sattınız ve malı teslim edeceksiniz. Ancak satış bedelini almadan önce o şirketin iflas ettiğini veya hakkındaki haciz işlemlerinin sonuçsuz kaldığını öğrendiniz. İşte bu durumda kanun size şu yetkiyi tanır: Karşı taraf bedeli güvence altına alana kadar kendi ediminizi (malı teslim etmeyi) erteleyebilirsiniz. İflas, ağır borçluluk, mal varlığının azalması gibi nedenlerle karşı tarafın borcunu yerine getiremeyeceği açıkça ortaya çıkmışsa, siz mağdur duruma düşmek zorunda değilsiniz. Bununla da kalmaz; eğer karşı taraftan bu güvenceyi vermesini isterseniz ve size uygun bir süre içinde güvence verilmezse, sözleşmeden dönme (feshetme) hakkınız doğar. Kısacası madde, ticari hayatta "ben zarar görürüm" korkusuyla beklemenizi değil, proaktif davranmanızı teşvik eder.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir esnaf düşünün: Bir inşaat malzemesi tedarikçisi, toptancıdan 500.000 TL'lik çimento siparişi verdi. Sözleşme gereği toptancı çimentoyu teslim edecek, esnaf ise 45 gün sonra ödeme yapacaktır. Ancak toptancı, esnaf hakkında icra takibi başlatıldığını ve mal varlığına haciz konulduğunu, hatta haciz işlemlerinin boş çıktığını (haczedilecek mal bulunamadığını) öğrenir. İşte tam bu noktada toptancı, Madde 98'i devreye sokarak sevkiyatı durdurabilir. Esnafa "Ya nakit ödeme yap ya da banka teminat mektubu getir" diyebilir. Bu talebin muhatabı olan esnafın Sicil kayıtları, hakkındaki icra ve iflas durumları da bu süreçte güvence talebinin haklılığını gösterir. Unutmayın: Bu madde yalnızca iflası değil, aynı zamanda hacizlerin sonuçsuz kalması gibi mali güçsüzlük hallerini de kapsar. Dolayısıyla bir şirketin Sicil dosyasında çok sayıda kesinleşmiş haciz varsa ve bu hacizler ödenememişse, sözleşme yapmadan önce veya sözleşme sırasında karşı tarafın bu hakkı kullanması olasılığı yüksektir. Bu madde, tarafları sözleşme görüşmelerinde güvence mekanizmalarını (teminat, kefalet, avans) erken konuşmaya teşvik eder. SicilAI olarak önerimiz, ticari sözleşmelerinize bu hakkı kullanabileceğinizi gösterecek açık bir hüküm eklemeniz ve karşı tarafın mali durumunu düzenli aralıklarla takip etmenizdir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Güvence talebinin yazılı ve ihtarname ile yapılmaması: Sözlü talepler ispat zorluğu yaratır; süre işlemez ve dava sürecinde eliniz zayıflar.
- Uygun süre tanımadan hemen sözleşmeden dönme: Kanun size makul bir süre tanımanızı şart koşar; süre tanımadan dönerseniz haksız fesih yapmış olursunuz ve tazminatla karşılaşabilirsiniz.
- İfa güçsüzlüğü ve tehlike arasındaki nedensellik bağını kuramamak: Borçlunun genel ekonomik durumu bozulsa bile borcunu ödeyebilecek durumda olduğunu ispatlayabilmesi durumunda sizin çekilme hakkınız kötüye kullanım sayılabilir.
- Kişisel (şahsi) alacaklarda bu maddeyi kullanmaya çalışmak: Madde yalnızca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde geçerlidir; tek taraflı borç doğuran işlemlerde (örneğin bağışlama) uygulanamaz.
- Güvence talebinin orantısız olması: Talep edilen güvence, alacağın miktarıyla makul ölçüde ilgili olmalıdır; aşırı güvence istemek de hukuken korunmaz.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.