# MADDE 1000
Gemi Sicilinde Kazandırıcı Zamanaşımı Tescil
Resmi Kanun Metni
(1) Sicile kaydı gerekirken kaydedilmemiş olan bir gemiyi en az on yıl süreyle davasız ve aralıksız olarak asli zilyet sıfatıyla elinde bulunduran bir kişi, geminin, sicile kendi malı olarak tescil edilmesini isteyebilir.
(2) En az on yıl önce ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş bir kişinin adına kayıtlı bulunan ve hakkında on yıldan beri malikin onayına tabî bir husus kaydedilmemiş olan bir gemiyi birinci fıkrada yazılı şartlarla elinde bulunduran kişi de o geminin maliki olarak tescil edilmesini isteyebilir. Zilyetlik süresinin hesabı, kesilmesi ve durması Türk Borçlar Kanununun alacak zamanaşımına ilişkin hükümlerine tabidir.
(3) Tescil ancak mahkeme kararıyla olur. Tescil davası, geminin kayıtlı olduğu veya kaydedilmesi gereken sicil müdürlüğüne karşı açılır. Mahkeme, ilgilileri, en fazla üç aylık bir süre belirleyerek itirazlarını bildirmeye bir internet haber sitesi ve tirajı ellibinin üstünde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan bir gazetede yapılacak ilanla çağırır. İtiraz edilmez veya itiraz reddolunursa tescile karar verilir.[102]
(4) Tescile karar verilmeden önce, üçüncü bir kişi malik sıfatıyla tescil edilir veya üçüncü kişinin mülkiyeti dolayısıyla sicile, gemi sicilinin doğru olmadığı yolunda bir itiraz şerhi verilmiş olursa, tescil kararı üçüncü kişi hakkında hüküm ifade etmez.
(5) Mahkemece verilen tescil kararına dayanarak kendisini sicile kaydettirdiği anda asli zilyet, geminin mülkiyetini iktisap eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 1000, Türk Ticaret Kanunu’nun deniz ticareti alanındaki önemli düzenlemelerinden biridir ve aslında bir “kazandırıcı zamanaşımı” kuralı getirir. Özetle: Sicile kaydedilmesi gerekirken hiç kaydedilmemiş bir gemiyi, en az on yıl boyunca kesintisiz, davasız ve malik gibi (asli zilyet sıfatıyla) elinde bulunduran kişi, geminin kendi adına tescil edilmesini mahkemeden isteyebilir. İkinci fıkra ise, geminin sicilde kayıtlı olduğu kişinin on yıldan fazla süre önce ölmüş veya gaipliğine karar verilmiş olması ve bu süre boyunca malikin onayına tabi hiçbir işlem yapılmamış olması hâlinde de aynı imkânı tanır.
Bu düzenleme, deniz ticaretinde yıllardır fiilen kullanılan, alım satımı yapılmış ancak sicile işlenmemiş gemilerin hukuki belirsizliğini ortadan kaldırmayı amaçlar. Kanun koyucu, uzun süreli zilyetliği ödüllendirerek geminin gerçek kullanıcısının mülkiyet hakkını kazanmasını sağlar. Ancak bu otomatik bir hak değildir; mutlaka mahkeme kararı gerekir ve süreç, Türk Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı hükümlerine tabidir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Düşünün ki bir balıkçı, 15 yıl önce hurda olarak satın aldığı bir tekneyi hiçbir sicil kaydı olmadan kullanıyor. Teknenin eski sahibi veya mirasçıları ortada yok. Bu madde sayesinde balıkçı, geminin kendi adına tescil edilmesi için sicil müdürlüğüne karşı dava açabilir. Mahkeme, ilan yoluyla ilgililere üç aya kadar süre verir; itiraz eden olmazsa tescile karar verir. Balıkçı da bu kararla birlikte gemi siciline kaydını yaptırdığı an mülkiyet hakkını kazanır.
Benzer şekilde, bir şirket filosuna katmak için uzun süredir işlettiği ama kayıtsız bir gemiyi bu yolla kendi üzerine tescil ettirebilir. Bu uygulama özellikle küçük ölçekli gemi işletmecileri ve esnaf için büyük kolaylık sağlar. SicilAI olarak vurgulamak isteriz ki, bu süreçte dava şartları ve ilan prosedürü titizlikle takip edilmelidir; aksi takdirde hak kaybı yaşanabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Zilyetlik süresinin kesintisiz ve davasız olması şarttır. Aralıklı kullanım, dava açılması veya haciz gibi işlemler süreyi keser.
- Gemi maliki hâlâ hayattaysa ve adına kayıtlıysa, ikinci fıkra uygulanmaz. On yıllık süre ancak malikin ölümü veya gaipliğinden sonra işlemeye başlar.
- Mahkeme ilanının ulusal düzeyde dağıtılan ve tirajı 50 binin üzerinde olan bir gazete ile internet haber sitesinde yapılması zorunludur. Bu ilanın usulüne uygun yapılmaması, kararın bozulmasına yol açabilir.
- Üçüncü bir kişi, karardan önce malik olarak tescil edilirse veya sicile itiraz şerhi koyarsa, mahkeme kararı o kişiye karşı hüküm doğurmaz. Bu nedenle dava sürecinde sicil kaydı düzenli kontrol edilmelidir.
- Mülkiyet, tescil anında kazanılır. Mahkeme kararı tek başına yeterli değildir; gemi siciline kayıt yaptırılmadığı sürece hukuki koruma sağlanamaz.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.