# MADDE 1004
Gemi mülkiyetinden vazgeçme ve sicile tescil
Resmi Kanun Metni
(1) Sicile kayıtlı bir geminin maliki, gemi üzerindeki mülkiyet hakkından vazgeçtiğini sicil müdürlüğüne bildirerek ve bunu gemi siciline tescil ettirerek geminin mülkiyetini terk edebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 1004, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun deniz ticareti alanında, sicile kayıtlı bir geminin malikine tanınan tek taraflı bir hukuki imkânı düzenler. Buna göre, gemi siciline kayıtlı bir geminin sahibi; geminin üzerindeki mülkiyet hakkından vazgeçtiğini yetkili sicil müdürlüğüne bildirir ve bu beyanın gemi siciline tescil edilmesini sağlarsa, geminin mülkiyetini hukuken terk edebilir. Burada anahtar kelime “tescil”dir. Yalnızca zihnen veya fiilen gemiyi bırakmak mülkiyeti sona erdirmez; mutlaka sicil müdürlüğüne başvurulması ve terk iradesinin resmi kayda işlenmesi gerekir. Bu işlem tamamlandığında gemi sahipsiz hâle gelir ve malikin gemiden doğan idari, mali ve hukuki sorumlulukları sona erer.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir armatör düşünün: Şirketin sahip olduğu yük gemisi artık ekonomik ömrünü tamamlamış, bakım masrafları geminin gelirini aşmış ve liman bağlama ücretleri birikmiştir. Armatör, bu gemiyi işletmek istememektedir. İşte bu noktada Madde 1004 devreye girer. Armatör, geminin kayıtlı olduğu gemi sicil müdürlüğüne başvurarak, mülkiyet hakkından vazgeçtiğini açıkça beyan eden bir dilekçe verir. Sicil müdürlüğü, başvuruyu inceledikten sonra bu beyanı gemi siciline tescil eder; bu an itibarıyla şirketin geminin maliki olma sıfatı ortadan kalkar. SicilAI olarak uygulamada en çok karşılaştığımız eksiklik, terk talebinin sicil kaydına işletilmeden geminin bir kenara bırakılmasıdır. Oysa bu madde, şirketleri yalnızca usulüne uygun tescil hâlinde korur. Özellikle küçük ölçekli işletmeler, tescilsiz ve geleneksel yöntemlerle yapılan terk işlemlerinin hukuki sonuç doğurmadığını bilmelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İpotek ve rehin hakları: Gemi üzerinde kayıtlı bir ipotek veya gemi alacaklısı hakkı varsa, malikin mülkiyeti terk etmesi bu rehinleri ortadan kaldırmaz. Banka veya alacaklı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla gemiye haciz koydurabilir; bu nedenle terk işlemi alacaklılardan kaçış yolu olarak görülmemelidir.
- Tescil şarttır: Yazılı bildirim tek başına mülkiyeti sona erdirmez. Terk beyanı sicil müdürlüğünde işleme alınmadığı sürece malik, geminin doğurduğu tüm borç ve yükümlülüklerden sorumlu olmaya devam eder.
- Kamu alacakları: Terk işlemi gerçekleşse bile, işlemin öncesinde doğmuş liman, çevre, vergi ve mürettebat alacaklarına ilişkin kamu idarelerinin takip hakları saklı kalabilir. Özellikle gemi batığı veya çevre kirliliği riski taşıyan durumlarda idari para cezaları gündeme gelebilir.
- Sicil üzerindeki tedbir şerhleri: Mahkeme kararı ile geminin üzerine ihtiyati tedbir veya haciz şerhi konulmuşsa, sicil müdürlüğü terk talebini reddedebilir veya ilgili alacaklının muvafakatini arayabilir.
- Tescil dışı gemiler: Bu madde yalnızca sicile kayıtlı gemileri kapsar. Tescili yapılmamış ya da sicil kapsamı dışında kalan tekneler için bu yola başvurulamaz; mülkiyetten çıkış ancak genel hükümler çerçevesinde değerlendirilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.