# MADDE 1034
Gemi İpoteğinde Temsilci Atanması
Resmi Kanun Metni
(1) Malik, alacaklıya ülke içinde bir yerleşim yeri veya bir temsilci göstermemiş ise, geminin tescil edildiği sicilin bulunduğu yer mahkemesi alacaklının istemi üzerine, kendisine bildirimde bulunabileceği bir temsilci atar. Malikin yerleşim yerinin bilinmemesi veya alacaklının kendi kusuru olmaksızın malikin kim olduğunu bilmemesi hâlinde de aynı hüküm uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, gemi maliki ile alacaklı arasındaki hukuki iletişimin kopması hâlinde alacaklıyı koruyan bir güvence kuralıdır. Bir gemi üzerinde ipotek sahibi olan alacaklı, malike hukuki bir ihtarname, ödeme emri veya mahkeme bildirimi göndermek ister. Ancak malik, Türkiye içinde bir yerleşim yeri ya da bir temsilci göstermemişse, bu bildirimler kime yapılacaktır? İşte madde, bu sorunun cevabını verir: Alacaklının başvurusu üzerine, geminin kayıtlı bulunduğu sicilin yer aldığı ildeki mahkeme, malike bildirimlerin ulaştırılabileceği bir temsilci atar. Ayrıca malikin nerede yaşadığının hiç bilinmemesi veya alacaklının kendi kusuru olmaksızın malikin kim olduğunu öğrenememesi durumunda da aynı yol uygulanır.
Kanun düzenlemesi olarak burada alacaklıya tanınan temel hak şudur: Muhatabı bulunamayan malik, temsilci atanması yoluyla hukuken "erişilebilir" hâle getirilir. Temsilciye yapılan tebligatlar, tıpkı malikin kendisine yapılmış gibi geçerli sayılır. Böylece alacaklının takip ve tahsil süreci, muhatap bulunamadığı gerekçesiyle tıkanmaz.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir senaryo düşünelim: Bir armatör, gemisi üzerinde banka lehine ipotek tesis ettirmiştir. Armatör daha sonra yurt dışına yerleşir ve Türkiye'de herhangi bir adres veya yetkili temsilci bırakmaz. Kredi borcu ödenmeyince banka, ipoteğin paraya çevrilmesi amacıyla icra takibi başlatmak ister. Bu noktada banka, geminin Türkiye'de bağlama kütüğüne kayıtlı olduğu sicil bölgesindeki mahkemeye başvurarak, malike bir temsilci atanmasını talep eder. Mahkemenin atadığı bu temsilci; ödeme ihtarı, icra emri ve dava dilekçeleri gibi tüm bildirimlerin ulaştırıldığı resmî muhatap hâline gelir. Takip böylece kesintisiz sürer.
Özellikle gemisi yurt dışında çalışan, alacaklıları yabancı ülkelerde olan veya sürekli değişen malik yapısına sahip işletmeler için bu madde hayat kurtarıcıdır. Sicil kayıtları, malikin güncel adresini her zaman yansıtmayabilir. SicilAI olarak şirketlere önerimiz, henüz kredi kullandırma aşamasındayken malikten Türkiye'de bir tebligat adresi ve temsilci beyanı almalarıdır; bu, ileride doğacak yargılama giderlerini ve süre kaybını en baştan önler.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Malikin Türkiye'de adres veya temsilci göstermediği tespit edilmeden doğrudan takip başlatmak; yapılan bildirimlerin usulsüz sayılmasına ve takibin iptaline yol açabilir.
- Temsilci atanması için yetkili mahkeme, geminin tescil edildiği sicilin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kuralına uyulmadan yapılan başvurular reddedilecektir.
- Malikin yerleşim yeri bilinmiyorsa yalnızca "adres tespit edilemedi" notuyla yetinilmemeli; mutlaka mahkemeden temsilci atanması talep edilmelidir. Aksi hâlde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kaçırılabilir.
- Alacaklı, malikin kim olduğunu kendi kusuruyla bilmiyorsa bu maddedeki korumadan yararlanamaz. Bilgi eksikliğinin alacaklının kusurundan kaynaklanmadığını ispat yükü alacaklıya aittir.
- Mahkemece atanan temsilcinin masrafları ve tebligat giderleri alacaklı tarafından karşılanır. Bu maliyetler öngörülmezse, tahsilat sürecinin toplam maliyeti hesap edilenden yüksek olabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.