# MADDE 104
Acente Tekeli ve Rekabet Yasağı
Resmi Kanun Metni
(1) Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari işletme hesabına acentelik yapamaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 104. maddesi, acentelik ilişkisinde taraflara belirli bir "tekel" alanı tanıyan varsayılan bir kural getirir. Maddeye göre taraflar yazılı olarak aksini kararlaştırmamışsa, müvekkil (işletme sahibi) aynı anda, aynı yer veya bölgede, aynı ticaret dalıyla ilgili olarak birden fazla acente atayamaz. Diğer taraftan, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabet hâlinde olan birden çok ticari işletmenin hesabına acentelik yapamaz. Bu kuralın özü, acentelik sözleşmesindeki tarafların birbirine sadakat borcunu güçlendirmek ve çıkar çatışmasını doğuracak durumları engellemektir. Müvekkil, o bölgedeki tek temsilcisinin kendi acentesi olduğunu bilerek ticaretini planlayabilir; acente ise aynı bölgede rakip firmaların çıkarlarını temsil etmek zorunda kalmaz. Bu hüküm emredici değil, tamamlayıcı niteliktedir; yani taraflar dilediklerinde yazılı bir anlaşmayla bu tekel yetkisini kaldırabilir veya daraltabilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örnek üzerinden gidelim: Bir yapı malzemesi üreticisi, İzmir ve çevresini kapsayan bölge için yalnızca tek bir acenteyle sözleşme imzalamış olsun. Sözleşmede "üretici, aynı bölgede başka acenteler de atayabilir" yönünde bir hüküm yoksa, üretici daha sonra İzmir bölgesi için ikinci bir acente ile anlaşamaz. Aksi hâlde ilk acente, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talep edebilir. Acente tarafında da benzer sınırlama vardır: Örneğin bir temizlik ürünleri acentesi, sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığı sürece, aynı bölgede faaliyet gösteren ve birbiriyle rekabet eden iki ayrı markanın dağıtımını aynı anda üstlenemez. Bu durum, şirket kuruluşu ve ticaret sicili işlemlerinde de önem taşır. Sicil dosyalarında acentelik yetkisi inceletilirken tarafların bu maddedeki sınırlamalara uyup uymadığı kontrol edilmelidir. SicilAI üzerinden yapılan ön incelemelerde, acentelik sözleşmelerinde münhasırlık kaydının bulunup bulunmadığı tespit edilerek tarafların ileride doğacak uyuşmazlıkların önüne geçmesi sağlanabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yazılı izin alınmadan aynı bölge ve aynı ticaret dalı için ikinci bir acente atanması, sözleşmeye aykırılık doğurur ve ilk acentenin tazminat hakkını tetikler.
- Acente, sözleşmede açık hüküm olmaksızın rakip bir markanın acenteliğini üstlenirse, müvekkil acentelik sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ve uğradığı zararı acenteden isteyebilir.
- Sözlü olarak tanınan "birden fazla acente atama veya rakip işletmeyle çalışma serbestisi" geçerli değildir; mutlaka yazılı sözleşme veya yazılı ek protokol gerekir.
- Bu maddenin kapsamı yalnızca sözleşme süresiyle sınırlıdır. Sözleşme sona erdikten sonraki dönem için rekabet yasağı getirilmek isteniyorsa, ayrıca ve açıkça kararlaştırılması gerekir; bu yeni bir hükümle düzenlenmelidir.
- Sözleşme metninde "acente birden fazla marka ile çalışabilir" gibi genel bir kayıt bulunuyorsa, bu kaydın rakip işletmeleri de kapsayıp kapsamadığı açık değilse uyuşmazlık doğabilir. Bu nedenle ticaret dalı ve bölge tanımlarının net yazılması kritik önem taşır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.