# MADDE 1061
Donatan Tanımı Ve Gemi Malikinin Sorumluluğu
Resmi Kanun Metni
(1) Donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikine denir.
(2) Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır. Malik, geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla bir istemde bulunan kişiyi, bu işletilme malike karşı haksız ve alacaklı da kötüniyet sahibi olmadıkça, hakkını istemekten engelleyemez.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1061. maddesi, deniz ticareti hukukunun temel kavramlarından olan "donatan" (gemi işleten) tanımını yapar. Maddeye göre donatan, gemisini menfaat (kazanç) sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikidir. Yani bir geminin maliki olmak tek başına donatan olmak için yeterli değildir; geminin fiilen ve ticari bir amaçla, suda çalıştırılması gerekir.
Maddenin ikinci fıkrası ise daha kritik bir durumu düzenler: Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla kendi adına işleten kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerde donatan sayılır. Bu, hukuki anlamda bir "görünüş" sorumluluğu yaratır. Örneğin gemiyi kirayla tutan ya da gemiyi satın alıp da devir işlemini tamamlamamış bir işletmeci, fiilen gemiyi kendi ticari faaliyetinde kullanıyorsa, dışarıdan bakıldığında donatan muamelesi görür. Ancak madde, gerçek maliki de tamamen kurtarmaz: Eğer gemiyi işleten kişi haksızsa ve alacaklı da kötüniyetli değilse (yani alacağının doğduğu sırada geminin gerçek malikinin farklı olduğunu bilmiyorsa), gerçek malik, gemi alacaklısının hakkını talep etmesini engelleyemez. Bu sayede gemiden doğan alacakların (örneğin yakıt, kumanya, onarım ücretleri) bir şekilde tahsil edilmesi güvence altına alınmıştır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi, mülkiyeti başka bir kişide olan bir gemiyi uzun süreli kiralayarak nakliye veya yük taşıma işi yapıyorsa, bu maddeye göre o şirket donatan sayılır. Sicil işlemlerinde ve gemi alacaklısı haklarının doğmasında bu ayrım büyük önem taşır. Örneğin bir gemiye yakıt veren tedarikçi, alacağını öncelikle işleten firmadan tahsil etmeye çalışır. Eğer işleten firma ödeme yapamıyorsa ve tedarikçi, malikin farklı olduğunu bilmiyorsa, o zaman doğrudan gemi malikine de başvurabilir. Bu, ticari hayatta alacaklıların riskini azaltan ve deniz ticaretinin güven içinde yürümesini sağlayan bir koruma kalkanıdır. Sicil ve tapu işlemlerinde donatanın kim olduğu, gemi ipoteği ve rehin haklarının tesisinde de belirleyicidir; bu nedenle işleten ile malikin farklı olması durumunda sözleşmelerin çok açık yazılması gerekir. SicilAI olarak, özellikle gemi kiralama sözleşmelerinde tarafların sıfatının netleştirilmesini ve ticaret sicili kayıtlarının güncel tutulmasını öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Malik ile işletenin karıştırılması: Gemiyi kiraya veren malik, kiracının borçlarından doğan gemi alacakları nedeniyle üçüncü kişilerce takibe alınabilir. Bu nedenle kira sözleşmesinin noter onaylı ve içeriğinin açık olması şarttır.
- Kötüniyet iddiasının ispatı: Gerçek malik, "ben bu gemiyi işletmiyorum" diyerek ancak alacaklının kötüniyetli olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir. Bu ispatın yapılamadığı durumlarda malik, işletenin borcundan dolayı gemisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
- Gemi sicili kayıtlarının güncel tutulmaması: Sicilde malik görünen kişi değişmişse veya işleten bilgisi işlenmemişse, üçüncü kişiler yanıltıcı görünüme güvenerek hak talep edebilir. Bu da uzun süren hukuki uyuşmazlıklara yol açar.
- Sözleşmesiz işletme riski: Yalnızca sözlü anlaşmaya dayanarak gemiyi işleten bir kişi, donatan sayılacağı için tüm sorumluluğu üstlenmiş olur; ancak yazılı sözleşme olmadığından masrafları malike rücu edemez.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.