# MADDE 1086
Donatma İştiraki Fesih Tasfiye Prosedürü
Resmi Kanun Metni
(1) Donatma iştirakinin feshi yahut geminin devri kararlaştırılmışsa, gemi açık artırmayla satılır ve iştirak tasfiye olunur. Geminin tamir kabul etmez veya tamire değmez bir hâlde bulunduğu mahkeme kararıyla saptanmadıkça satış, ancak gemi, bağlama limanında veya bir Türk limanında bulunup da yerine getirmekle yükümlü olduğu bir navlun sözleşmesiyle henüz bağlı bulunmadığı bir sırada yapılabilir. Satış şekli ve şartları, paydaş donatanların oybirliğiyle değiştirilebilir.
(2) Satış şekli ve şartları veya tasfiye memurunun atanması hususunda paydaş donatanların uzlaşamamaları veya feshe mahkemece karar verilmiş olması hâlinde, mahkeme gemiyi satmak ve iştiraki tasfiye etmek üzere bir tasfiye memuru atar. Bu memurun hakları, görevleri ve sorumluluğu hakkında kollektif şirket tasfiye memurları hakkındaki hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1086. maddesi, bir "donatma iştiraki"nin sona erdirilmesi sürecini düzenler. Donatma iştiraki, birden fazla kişinin (paydaş donatan) bir gemiyi ortaklaşa işletmek üzere bir araya geldiği adi ortaklık türüdür. Bu ortaklık, gemi sahibi küçük veya orta ölçekli işletmelerin sıklıkla tercih ettiği bir yapıdır.
Maddeye göre, taraflar iştirakin feshedilmesine veya geminin devredilmesine karar verirse, kural olarak gemi açık artırmayla satılır ve ardından iştirak tasfiye edilir. Ancak bu satışın yapılabilmesi için geminin belirli bir hukuki durumda olması şarttır: Gemi, tamir kabul etmez veya tamire değmez bir halde mahkeme kararıyla tespit edilmemişse, satış ancak gemi bağlama limanında veya bir Türk limanında bulunduğu sırada ve yerine getirilmek üzere yüklenilmiş bir navlun sözleşmesiyle bağlı değilken yapılabilir. Bu hüküm, geminin değerini korumak ve alacaklılar ile paydaşların mağduriyetini önlemek amacıyla getirilmiştir. Satış şekli ve koşulları, ancak tüm donatanların oybirliğiyle kararıyla değiştirilebilir.
Eğer paydaşlar satış usulü, şartları veya tasfiye memuru atanması konusunda anlaşamazlarsa ya da feshe mahkemece karar verilmişse, hâkim devreye girer. Mahkeme, gemiyi satmak ve iştiraki tasfiye etmek üzere bir tasfiye memuru atar. Bu memurun hak, görev ve sorumlulukları hakkında, kollektif şirket tasfiye memurları ile ilgili hükümler kıyasen uygulanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örnek bir senaryo ile açıklayalım: İki ortak, bir yük gemisini donatma iştiraki olarak işletmektedir. Ortaklardan biri şirketin devamını istememekte ve fesih talebinde bulunmaktadır. Diğer ortak ise geminin satışına yanaşmamakta ve kendi payını devretmek istemektedir. Bu durumda madde devreye girer.
Öncelikle fesih konusunda ortakların uzlaşması aranır. Oybirliği ile alınacak bir kararda, satışın açık artırma dışında elden satış gibi farklı bir usulle yapılması da kararlaştırılabilir. Ancak böyle bir uzlaşma sağlanamazsa, mahkemeye başvurularak fesih ve tasfiye istenebilir. Mahkeme, geminin satışı ve iştirakin tasfiyesi için bir tasfiye memuru atar. Bu atama, ticaret sicili kayıtlarına da yansıyabilir; zira donatma iştirakinin tescil edildiği sicilde, tasfiye memurunun yetkisi ve süreci ilgili mevzuat çerçevesinde bildirilmelidir. Ticari hayatta bu tür uyuşmazlıklar, özellikle ortaklar arasında güven kaybı yaşandığında veya borç nedeniyle geminin haczedilme riski doğduğunda ortaya çıkar. Bu noktada, sürecin doğru yönetilmesi ve evrakların zamanında hazırlanması, işletmenin uğrayacağı zararı en aza indirir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Satış için hukuki şartların göz ardı edilmesi: Gemi, bağlama limanında veya bir Türk limanında değilken ya da aktif bir navlun sözleşmesiyle bağlıyken satışa çıkarılırsa, satış işlemi mahkemece iptal edilebilir ve ortaklar açısından tazminat riski doğar.
- Oybirliği kuralının ihlali: Satış şeklinin değiştirilmesi (örneğin açık artırma yerine pazarlıkla satış) ancak tüm paydaşların onayı ile mümkündür. Tek bir ortağın onayı alınmadan yapılan satış, geçersiz sayılabilir.
- Tasfiye memuru sürecinin ihmal edilmesi: Ortaklar uzlaşamıyorken kendiliğinden satış yapmaya kalkışmak, mahkeme tarafından atanan tasfiye memurunun yetkisini tanımamak anlamına gelir; bu durumda yönetim yetkisi kullanılamaz ve ortaklar sorumlu hale gelir.
- Geminin "tamir kabul etmez" statüsünün yanlış değerlendirilmesi: Mahkeme kararı olmadan geminin tamire değmez olduğunu ileri sürerek satış yapılması, kanuna aykırılık teşkil eder ve satış iptal edilebilir.
- Sicil ve tescil işlemlerinin unutulması: Tasfiye sürecinin sonunda donatma iştirakinin sicil kaydının kapatılması gerekir. Bu işlem yapılmazsa, iştirak tüzel kişiliği devam ediyor gibi görünür ve yeni hukuki sorumluluklar doğabilir. SicilAI gibi dijital platformlar üzerinden sürecin takibi ve gerekli bildirimlerin hatırlanması, bu tür riskleri önlemede etkili bir yöntemdir.
- Tasfiye memurunun sorumluluğunun gözden kaçırılması: Tasfiye memuru, kollektif şirket tasfiye memurlarının tabi olduğu özen ve sorumluluk rejimine tâbidir. Kötü niyetli veya ihmalkâr davranışları hukuki ve cezai yaptırımlara yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.