# MADDE 110
Acentenin Bilgi Verme ve Talimat Alma Yükümlülüğü
Resmi Kanun Metni
(1) Acente, üçüncü kişilerin kabule yetkili olduğu beyanlarını, bölgesindeki piyasanın ve müşterilerin finansal durumunu, şartlarını, bunlarda meydana gelen değişiklikleri ve yapılan işlemlere ilişkin olarak müvekkilini ilgilendiren bütün hususları ona zamanında bildirmek zorundadır.
(2) Acente, müvekkilin açık talimatı olmayan konularda, emir alıncaya kadar işlemi geciktirebilir. Ancak, işin acele nitelik taşıması nedeniyle durum müvekkilinden talimat almaya müsait olmazsa veya acente en yararlı şartlar çerçevesinde harekete yetkiliyse, basiretli bir tacir gibi kendi görüşüne göre işlemi yapar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 110. maddesi, acente ile müvekkil (işletme sahibi) arasındaki ilişkinin en kritik borçlarından birini düzenler: bilgi verme ve haberdar etme yükümlülüğü. Maddenin birinci fıkrası, acentenin yalnızca satış veya aracılık yapmakla yetinmeyeceğini, aynı zamanda müvekkilini ilgilendiren her konuda adeta bir "gözlemci" gibi çalışmasını şart koşar. Buna göre acente; üçüncü kişilerin (müşterilerin) kabule yetkili olduğu beyanlarını, kendi bölgesindeki piyasanın ve müşterilerin finansal durumunu, genel piyasa koşullarını ve bu koşullarda meydana gelen değişiklikleri, yapılan işlemlere ilişkin müvekkilini doğrudan etkileyen her türlü gelişmeyi zamanında müvekkile bildirmek zorundadır. Buradaki "zamanında" ifadesi, bilginin iş değeri kaybolmadan iletilmesi anlamına gelir.
İkinci fıkra ise acentenin karar alma sürecine ilişkindir. Müvekkil tarafından verilmiş açık bir talimat yoksa acente, talimat gelene kadar işlemi geciktirebilir. Ancak bu gecikme hakkı sınırsız değildir. Eğer işin acele niteliği varsa ve müvekkilden anında talimat alınması mümkün değilse veya acente sözleşme gereği en yararlı şartlarla harekete yetkiliyse, acente artık beklememeli ve basiretli bir tacir gibi kendi mesleki görüşüne göre işlemi gerçekleştirmelidir. Bu düzenleme, iş hayatının hızına ayak uydurmak ve müvekkilin zarara uğramasını önlemek amacı taşır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde, acente ile müvekkil arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak kanun gereği uygulanır. Somut bir senaryo üzerinden değerlendirelim: Bir makine üreticisi (müvekkil), yurt içinde farklı bir bölgede satış yapması için bir acente ile anlaşmıştır. Acente bölgede büyük bir müşterinin ödeme güçlüğüne düştüğünü veya sektörde devlet teşvikinin kaldırıldığını öğrenir. İşte madde uyarınca acente bu bilgiyi müvekkiline derhal ve eksiksiz iletmelidir. Müvekkil bu bilgiye dayanarak fiyat politikasını güncelleyebilir veya kredi limitlerini daraltabilir. Acente bu bildirimi yapmazsa, doğacak zarardan sorumlu tutulur.
İkinci fıkraya örnek: Müvekkil, acenteye belirli bir sipariş için "fiyat teklifi al, ancak %10'un altına inme" talimatı vermiştir. Ancak acente, görüşme sırasında müşterinin aynı gün içinde başka bir tedarikçiyle sözleşme imzalayacağını ve kaçırılması hâlinde işin kaybedileceğini öğrenir. Telefonla müvekkile ulaşamaz. İşte bu durumda acente, basiretli bir tacir gibi davranarak mevcut piyasa koşullarını değerlendirir ve verilen yetki sınırını zorlamakla birlikte işlemi sonuçlandırabilir. Bu hamle, maddenin aciliyet kaydı kapsamında hukuken korunur. Ayrıca ticaret sicili nezdinde yapılan güncellemelerde, müvekkilin adres veya unvan değişikliği gibi durumlarından haberdar olan acentenin, bu bilgileri de müvekkiline iletmesi gerekir; çünkü "müvekkili ilgilendiren bütün hususlar" ifadesi geniş yorumlanmalıdır. Bu noktada SicilAI olarak sözleşmelerde, acentenin bilgilendirme yükümlülüğünün kapsamını ve iletişim kanallarını açıkça yazmanızı öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Zamanında bildirim yapmamak: Acente, müvekkilini ilgilendiren piyasa değişikliklerini veya müşteri finansal sorunlarını süresinde bildirmezse; ortaya çıkan tüm zararlardan sözleşmesel ve kanuni sorumluluk kapsamında tazminat ödemek zorunda kalabilir.
- Talimat olmadan keyfi işlem yapmak: Acente, ikinci fıkradaki "acelelik" şartı gerçekleşmeden kendi kararıyla işlem yaparsa, bu yetki aşımı sayılır ve müvekkil sözleşmeyi feshedebilir veya uğradığı zararı acenteden isteyebilir.
- Gecikme ile zarar arasında illiyet bağı kurulması: Acente emir beklerken basiretli tacir gibi harekete geçmeyip işi kaçırırsa, bu eylemsizlik nedeniyle müvekkilin kâr kaybı tazminat konusu olabilir.
- Yazılı delil eksikliği: Bilgilendirmenin yapıldığının ispatı acenteye düşer. Bu nedenle e-posta, yazılı rapor veya tutanak gibi kayıtların saklanmaması, ilerideki uyuşmazlıklarda en büyük riski oluşturur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.