# MADDE 1143
Deniz Yüklemelerinde Gider Dağılımı Kuralı
Resmi Kanun Metni
(1) Sözleşme, yükleme limanı düzenlemeleri ve bunlar yoksa yerel teamül ile aksi öngörülmüş olmadıkça, eşyanın gemiye kadar taşıma gideri taşıtana, yükleme gideri ise taşıyana aittir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1143. maddesi, deniz yoluyla eşya taşımacılığında "taşımaya hazırlık giderlerinin" kimin tarafından karşılanacağını düzenler. Kural üç aşamalıdır: Öncelikle tarafların sözleşmesine bakılır; sözleşmede hüküm yoksa yükleme limanındaki düzenlemeler uygulanır; bu düzenlemeler de yoksa yerel teamül (liman âdeti) esas alınır. Bu kaynakların hiçbirinde aksi kararlaştırılmamışsa, eşyanın gemiye kadar taşınma gideri taşıtana (gönderen/yükleten şirkete), gemiye yüklenme gideri ise taşıyana (gemi işleten/taşıyan şirkete) aittir. Yani varsayılan kural, yükleme işleminin bedelini taşıyanın üstlenmesidir; ancak malın limana getirilmesi, sahil hattına taşınması, terminale teslim edilmesi gibi gemiye ulaşıncaya kadarki her türlü taşıma masrafı taşıtanın sorumluluğundadır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi olarak örneğin makine ihraç eden bir firmayı düşünün. Firmamız, Alman alıcıyla FOB (Free on Board) teslim şeklinde anlaşmıştır. Mallar kamyonla İstanbul'daki limana getirilir: bu kamyon taşıma bedeli, taşıtana yani sizin firmanıza aittir. Ardından limanda vinçle eşyanın gemiye yüklenmesi sırasında oluşan vinç ve işçilik masrafı, aksi sözleşmede yazılmadığı sürece taşıyan tarafından ödenir. Ancak uygulamada sözleşmelere çoğu zaman "FIO" (Free In and Out) veya "gross terms" gibi kısaltmalar konur. Şayet konşimento ya da çarter parti sözleşmesinde "FIO" kaydı varsa, yükleme masrafı taşıyandan alınarak taşıtana yüklenmiş demektir. Tam bu noktada maddenin en kritik yönü ortaya çıkar: Bu kural emredici değildir; taraflar sözleşme serbestisi ilkesi gereği aksini kararlaştırabilir. Ayrıca taşıtan firmanın faturasına "liman içi taşıma" eklenmişse bunun kapsamını denetlemek gerekir. SicilAI olarak sıkça vurguladığımız şey, ticari defter ve kayıtlarda bu giderlerin doğru hesap kalemlerinde izlenmesinin, hem maliyet muhasebesini hem de olası bir rücu talebinde ispat yükünü kolaylaştırdığıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözlü anlaşmaya güvenmek: Taşıtan ile taşıyan arasında yükleme giderinin kime ait olduğu sözlü olarak kararlaştırılsa bile, bu durum konşimento veya taşıma sözleşmesine yazılmadığı takdirde ispat güçlüğü doğurur; madde gereği varsayılan kural devreye girer ve taraflardan biri beklenmedik masrafla karşılaşır.
- FIO/FIOS kayıtlarını bilmeden sözleşme imzalamak: Konşimentodaki "FIO" kaydı, hem yükleme hem boşaltma masrafını taşıtana yükler. Bu kaydın varlığı fark edilmezse, taşıtan kendi üzerinde olmayan bir maliyeti ödemek zorunda kalabilir.
- Masraf dağılımı ile risk dağılımını karıştırmak: Eşyanın gemiye teslim edilmesi, hasar ve ziya riskinin geçiş anını da değiştirebilir. Gider kime ait olursa olsun, riskin hangi aşamada taşıyana geçtiği ayrıca değerlendirilmelidir; aksi hâlde sigorta kapsamı dışında kalan zararlar ortaya çıkar.
- Liman düzenlemelerini ve yerel teamülü araştırmamak: Bazı limanlarda yerel uygulamalar, yükleme masraflarının tamamını gemi acentesine fatura eder. Sözleşmede boşluk varsa ve liman düzenlemesi incelenmemişse, taşıtan sonradan yüklenen ek masraflara itiraz edemeyebilir.
- Aliyaj/taşıma öncesi masrafları tarifede gizlemek: Taşıtanın ödeyeceği "gemiye kadar taşıma gideri", bazen terminal içi elleçleme ücretlerini de içerecek şekilde geniş yorumlanır; bu nedenle tarife ve teklif formlarında hangi hizmetlerin kapsandığı açıkça belirtilmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.