# MADDE 1160
Denizyolu Tasimaciliginda Yukleme Bekleme ve Tazminat Haklari
Resmi Kanun Metni
(1) Yükleme süresi ve kararlaştırılmış ise sürastarya süresi bittikten sonra, taşıyan, yüklemenin tamamlanması için daha fazla beklemek zorunda değildir. Taşıyan, taşıtanın talimatına dayanarak yükleme ve varsa sürastarya süresinden sonra beklemeye devam ederse, bu süre için yaptığı giderlerle bu yüzden uğradığı zarara karşılık tazminat isteyebilir.
(2) Yükleme süresi ve kararlaştırılmış ise sürastarya süresi bittikten sonra, taşıyan, taşınması kararlaştırılan eşyanın tamamı yüklenmiş olmasa bile, taşıtanın istemi üzerine yola çıkmak zorundadır. Bu durumda taşıyan;
a) Sözleşmede kararlaştırılmış olan navlunun tamamını,
b) Doğmuş sürastarya ücretini,
c) Eksik yükleme sebebiyle yapmak zorunda kaldığı giderleri ve uğradığı zararı,
d) Alacakları, eksik yükleme sebebiyle kısmen veya tamamen teminatsız kalmışsa, kendisine ek teminat gösterilmesini,
isteyebilir. Şu kadar ki, kısmen yüklenmeyen eşyanın yerine başka bir sözleşme uyarınca eşya taşınmışsa, bu eşya için alınacak navlun, (a) bendine göre istenecek navlundan düşülür.
(3) Yükleme süresinin ve kararlaştırılmışsa sürastarya süresinin sonunda, kararlaştırılan eşyanın tamamı yüklenmemiş ve birinci ile ikinci fıkralara göre talimat da verilmemiş ise, taşıyan, taşıtana faks mesajı, elektronik mektup veya benzeri teknik araçlarla da mümkün olmak üzere yazılı bildirimde bulunup, belli süre içinde talimat verilmesini isteyebilir. Sürenin sonuna kadar talimat verilmezse taşıyan, sözleşmeyi feshedilmiş sayarak 1158 inci maddeden doğan haklarını kullanabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 1160, denizyoluyla eşya taşımacılığında (navlun sözleşmesi) taraflar arasındaki bekleme ve yola çıkma dengesini düzenler. Taşıyan (gemi işleten veya taşımayı üstlenen şirket), sözleşmede kararlaştırılan yükleme süresi ile varsa ek süre (sürastarya) dolduktan sonra, yükün tamamlanması için gemiyi bekletmek zorunda değildir. Ancak taşıtan (mal sahibi/gönderen) bu süreler bittikten sonra gemiyi bekletmek isterse, taşıyan bu talebe uyabilir ve bu bekleme süresi için yaptığı masrafları (gemi demorağı, personel gideri, yakıt vb.) ve varsa uğradığı zararı tazminat olarak talep edebilir. Bu madde, taşıyanın, süresiz olarak taşıtanın insafına terk edilmesini engeller.
İkinci fıkra kritik bir kural getirir: Yükleme süresi dolmasına rağmen eşyanın tamamı yüklenmemiş olsa bile, taşıtanın açık talebi üzerine taşıyan, eksik yükle yola çıkmak zorundadır. Bu durumda taşıyan, sözleşmedeki navlun bedelinin tamamını, doğmuş olan sürastarya ücretini ve eksik yükleme nedeniyle katlandığı ek giderleri (örneğin geminin dengesi için balast alınması) talep edebilir. Eğer eksik kalan yer için başka bir gönderenden mal alırsa, bu yeni yükten elde ettiği navlun, taşıtandan isteyeceği navlundan düşülür. Bu sayede taşıyan haksız zenginleşmez. Ayrıca taşıyan, alacağı teminatsız kalırsa ek teminat isteyebilir. Üçüncü fıkra ise taşıyana bir "çıkış kapısı" sunar: Süreler dolduğunda ve taşıtandan talimat gelmediğinde, yazılı bildirimle (faks, e-posta vb.) belli bir süre verip, bu sürede de yanıt alamazsa sözleşmeyi feshederek 1158. maddedeki haklarını kullanabilir (örneğin eşyayı satma veya boşaltma hakkı).
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir ihracatçı düşünün: Fabrikada üretim gecikti ve mallar limana zamanında yetişemedi. Gemi, sözleşmedeki yükleme süresi olan 3 günü ve sürastarya için tanınan 2 günü de doldurdu. Bu sürede gemi limanda beklediği için taşıyan şirket her gün için demoraj (bekleme) ücreti işletmeye başlar. İhracatçı, malların bir kısmı yetişmesine rağmen, tamamının gelmesini istiyorsa Madde 1160/1'e göre taşıyandan gemiyi bekletmeye devam etmesini talep edebilir; ancak bu durumda taşıyanın tüm ek masraflarını karşılamak zorundadır. Bu pazarlıkta ihracatçının eli zayıftır çünkü taşıyan beklemeyi reddedebilir.
Alternatif senaryoda ihracatçı, "Malın yarısı hazır, gemi yola çıksın, kalanı sonra başka gemiyle gönderirim" derse, taşıyan yola çıkmak zorundadır (Madde 1160/2). Ancak ihracatçı yine de navlun bedelinin tamamını ödemekle yükümlüdür. Örneğin 20 konteyner için anlaşılmışsa ve 10'u yüklenmişse, taşıyan 20 konteynerin navlununu ister. Taşıyan boş kalan yer için başka bir firmadan mal alırsa, o firmadan aldığı navlun, ihracatçının borcundan düşülür. Bu hüküm, özellikle dökme yük ve konteyner taşımacılığında sık yaşanan anlaşmazlıkların çözümünde yol göstericidir. SicilAI olarak ticari sözleşmelerin yönetiminde bu tür maddelerin iyi anlaşılmasının, şirketlerin nakit akışını ve hukuki pozisyonunu doğrudan etkilediğini vurguluyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yazılı talimat alınmaması: Taşıyan, taşıtanın sözlü "bekle" demesine güvenip gemiyi limanda tutarsa; sürastarya ücretini ispatlamakta güçlük yaşayabilir. Bekleme kararı mutlaka yazılı (e-posta veya faks) talimata dayanmalıdır.
- Sürelerin hesabında hata: Yükleme süresinin başlangıcı (örneğin geminin limana varışı ve ihbarname verilmesi) çoğu zaman uyuşmazlık çıkarır. Sürastarya süresi sözleşmede açıkça tanımlanmadıysa, taşıyanın bekleme tazminatı hakkı doğmaz.
- Eksik yüklemede navlunun tamamını tahsil edememe: Taşıyan, eksik yük için davayı kaybedebilir; çünkü Madde 1160/2'deki koşulları (yola çıkma talimatının verilmiş olması) ispat edemeyebilir. Bu nedenle navlun sözleşmesinde taşıtanın talimatı açıkça ve zamanında yazışma kayıtlarıyla belgelenmelidir.
- Fesih ihbarının usulüne uygun yapılmaması: Madde 1160/3'teki bildirim, "faks mesajı, elektronik mektup veya benzeri teknik araçlarla" yapılmalı ve yazılı şartı taşımalıdır. Usulüne uygun yapılmayan bildirim, sözleşmenin haksız feshi olarak değerlendirilebilir ve taşıyanı tazminat ödemekle karşı karşıya bırakır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.