# MADDE 1177
Kırkambar Yolculuk Çarteri Sorumluluk Hakları
Resmi Kanun Metni
(1) Geminin tamamı veya bir kısmı yahut belli bir yeri taşıtana tahsis edilmiş olup da taşıtan üçüncü şahıslarla kırkambar sözleşmeleri yapmış bulunursa, yolculuk çarteri sözleşmesini yapmış olan taşıyanın hak ve yükümlülükleri 1168 ilâ 1174 üncü madde hükümlerine tabi olmakta devam eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, deniz ticaretinde sık görülen bir durumu netleştirir: Bir geminin tamamını veya bir bölümünü taşıtan (şirket) kiraladığınızda, sözleşme konusu alanda boş yerler kalabilir. İşte taşıtan bu boş yerler için üçüncü şahıslarla kırkambar sözleşmesi (tek tek yük taşıma anlaşması) yapabilir. Madde diyor ki: Taşıtan üçüncü kişilerle bu tür sözleşmeler yapsa bile, asıl yolculuk çarteri sözleşmesinde taraf olan taşıyanın (gemi donatanı veya kiracısı) hak ve yükümlülükleri hiçbir şekilde ortadan kalkmaz; 1168 ilâ 1174'üncü maddelerdeki kurallar aynen geçerliliğini sürdürür.
Bir başka deyişle, gemi sahibi ile büyük bir yük sahibi arasında yapılan tam charter (münhasır kiralama) anlaşması olsa bile, gemide başka yüklerin taşınması taşıyanın kanundan doğan asıl sorumluluklarını değiştirmez. Bu maddeler arasında taşıyanın gemiyi denize ve yüke elverişli bulundurma borcu, yükü özenle taşıma ve teslim yükümlülüğü, navlun hakkı ve sürastarya (bekleme) kuralları yer alır. Kısaca: “Gemiyi başkasına da kısmî olarak kullanma hakkı vermeniz, taşıyanın sigorta ve sorumluluk rejimini ortadan kaldırmaz.”
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örneğin bir gıda ihracatçısı, bir geminin tamamını İstanbul’dan Marsilya’ya yolculuk için kiraladı. Gemide boş konteyner alanı kaldığını fark eden ihracatçı, başka bir tekstil firmasının da yükünü almayı kabul etti. Bu durumda hem ihracatçı hem de gemi donatanı açısından kritik nokta şudur: Kırkambar sözleşmesi yapılmış olsa da donatan, tekstil yükü için de 1168-1174 arası maddelerdeki taşıyan sorumluluklarını taşır. Yük hasara uğrarsa tekstil firması doğrudan donatana başvurabilir. Ayrıca ihracatçının çarter sözleşmesinden doğan navlun ödeme yükümlülüğü ve sürastarya hesabı da aynen devam eder.
Bu madde, ticari hayatta “çarter sözleşmesi + kırkambar sözleşmesi” birlikteliğinde sözleşmelerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini ortaya koyar. SicilAI platformu olarak özellikle gemi kiralama yapan firma sahiplerinin, bu tür iç içe sözleşmelerde taşıyan sıfatını ve sorumluluk rejimini doğru tanımlamaları gerektiğini tavsiye ediyoruz. Eğer taşıtan, üçüncü şahıslarla konişmento (bilge) düzenleyerek kırkambar yükü alıyorsa, bu yüklerin taşıyan adına mı yoksa kendi adına mı taşındığı açıkça belirlenmeli; aksi hâlde sigortacılar ve yük alacaklıları bu belirsizlikten faydalanarak hasar süreçlerini uzatabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Taşıyan sıfatının karıştırılması: Taşıtanın üçüncü şahıslarla yaptığı kırkambar sözleşmelerinde donatan, doğrudan taşıyan olarak sorumlu kalmaya devam eder. Bu nedenle sözleşmelerde “taşıyan” unvanı açıkça yazılmazsa yük sahipleri yanlış tarafa başvurabilir; yargılama uzar.
- 1168-1174 maddelerindeki emredici kuralların ihlali: Taraflar, geminin elverişsizliği nedeniyle oluşan hasarlarda sorumluluğu daraltan kayıtlar koymaya çalışabilir. Bu kayıtlar ilgili maddeler karşısında geçersiz sayılabilir ve öngörülemeyen tazminat doğar.
- Sürastarya ve navlun hesaplarının çakışması: Kırkambar yükleri nedeniyle geminin limanda bekleme süresi uzarsa, bu süre kimin yükünden kaynaklandıysa sürastarya alacağı ona yansıtılır. Ancak birden fazla yük varsa bekleme süresinin dağılımı ispat zorluğu yaratır; bu nedenle liman ve yükleme süreleri günlük tutanakla belgelenmelidir.
- Konişmento düzenleme yetkisi: Taşıtan, üçüncü şahıslara kırkambar alanı satarken donatan adına konişmento düzenlemeye yetkili olmayabilir. Bu husus yetki belgesiyle açıklığa kavuşturulmadığında, sözleşme dışı üçüncü şahıslar ile donatan arasında geçerli bir taşıma ilişkisi kurulduğu konusunda uyuşmazlık çıkar.
- Sigorta kapsamının kontrol edilmemesi: Kırkambar yükleri genelde çarter sözleşmesinin dışında kalan ayrı bir riziko oluşturur. Donatanın P&I (Koruma ve Tazmin) sigortası bu yükleri teminat altına almıyorsa, hasar hâlinde tüm tazminat donatanın öz kaynağından ödenebilir; bu da mali açıdan ciddi sonuçlar doğurur. Bu yüzden her kırkambar sözleşmesinden önce sigorta teminatı yazılı olarak doğrulanmalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.