# MADDE 1189
Oyalama Hak Düşürücü Süre İtirazı
Resmi Kanun Metni
(1) Tazminat isteminin muhatabı, zarar göreni dava açma süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalarsa, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu itirazından yararlanamaz.
(2) Bu takdirde, dava açma süresi, zarar görenin, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1189. maddesi, taşıma hukukunda ve ticari tazminat ilişkilerinde sıkça karşılaşılan bir "kötü niyet tuzağını" engeller. Kuralın özü şudur: Tazminat istenen taraf (örneğin taşıyan veya sigorta şirketi), zarar göreni hak düşürücü süreyi kaçıracak şekilde oyalarsa — yani "bekleyin, uzlaşacağız", "incelemedeyiz", "önümüzdeki hafta sonucu bildireceğiz" gibi sözlerle davayı açtırmazsa — daha sonra mahkemede "süre doldu, dava hakkı düştü" diyemez. Bu hüküm, medeni hukuktaki dürüstlük kuralının (TMK m.2) taşıma hukukundaki özel bir yansımasıdır; kişinin kendi oyalamasıyla oluşturduğu süre dolgusunu lehine kullanmasını açıkça yasaklar. İkinci fıkra ise yeni sürenin başlangıcını belirler: Zarar gören, oyalandığını öğrendiği tarihten itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Bu sayede hak sahibi, karşı tarafın hilesi sonucu mağdur edilmez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnek üzerinden düşünelim: Nakliye şirketi (taşıyan), gönderilen makinenin hasarlı çıktığını fark eden alıcı ile görüşmelere başlar. Taşıyan yetkilileri "ekspertiz raporu çıksın, tazminatı hemen ödeyeceğiz" diyerek alıcıyı üç ay oyalar. Bu sırada TTK'daki hak düşürücü süre (örn. eşya taşımasındaki yıllık dava süresi) dolar. Taşıyan daha sonra "dava süresi geçti, tazminat istemini reddediyoruz" derse, madde 1189 devreye girer: Taşıyan, kendi oyalama eyleminden kaynaklanan süre itirazını ileri süremez. Alıcı, oyalandığını anladığı tarihten itibaren yeniden dava açma hakkına kavuşur. Ticari uygulamada bu hüküm özellikle kargo taşımacılığı, lojistik firmaları ve mal bedelini sigortadan tahsil etmek isteyen işletmeler için kritiktir. Şirket sahipleri, karşı tarafın "uzlaşma" sürecini bilinçli uzatmasına karşı tetikte olmalı; yazılı kayıtlarını (e-posta, WhatsApp, tutanak) saklamalıdır. SicilAI olarak önerimiz: oyalama iddiasına dayanacaksanız, tüm görüşme kayıtlarını tarihiyle arşivleyin ve aynı anda ihtiyati tedbir veya tespit davası gibi alternatifleri hukuk danışmanınızla değerlendirin.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İspat eksikliği: Oyalama iddiası yazılı delile dayanmıyorsa (telefon görüşmesi, sözlü sözler) mahkemede inandırıcılık zayıflar; bu yüzden süreci e-posta veya noter ihtarıyla belgeleyin.
- Yeni sürenin tekrar kaçırılması: Oyalandığını öğrendikten sonra yeni süre işlemeye başlar; bu süreyi tekrar kaçırırsanız artık hiçbir koruma kalmaz.
- Sadece müzakere etmek oyalama sayılmaz: Tarafların samimi uzlaşma çabası veya ekspertiz süreçleri, otomatik olarak "oyalama" kabul edilmez; mahkeme sübjektif niyeti araştırır.
- Karşı taraf için ters risk: Taşıyıcı veya sigortacı, iyi niyetle bile süreci uzatırsa süre itirazını kaybedebilir; bu nedenle tazminat taleplerine erken ve net yanıt verilmelidir.
- Zamanaşımı (müruruzaman) ile karıştırılması: Madde yalnızca hak düşürücü süreyi (dava hakkını düşüren kesin süre) düzenler; TBK'daki alacak zamanaşımı süreleriyle karıştırılmamalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.