# MADDE 1192
Fiili Taşıyan Sorumluluktan Kurtulma Şartları
Resmi Kanun Metni
(1) 1191 inci maddenin birinci fıkrası hükmüne halel gelmemek kaydıyla, bir navlun sözleşmesinde, sözleşmenin konusunu oluşturan bir taşımanın belirli bir kısmının taşıyandan başka bir kişi tarafından gerçekleştirileceğinin öngörülmüş olması durumunda, sözleşmeye, taşımanın ilgili bölümünde taşınan eşya fiilî taşıyanın hâkimiyetinde iken meydana gelecek zıya, hasar veya teslimdeki gecikmeden taşıyanın sorumlu olmayacağına ilişkin şart konabilir; şu kadar ki, sorumluluğu sınırlayan veya ortadan kaldıran bu tür anlaşmalar, yetkili Türk mahkemesinde fiilî taşıyan aleyhine dava açılamadığı hâllerde geçersizdir. Zıyaın, hasarın ve teslimdeki gecikmenin eşya fiilî taşıyanın hâkimiyetinde iken meydana geldiğini ispat yükü, taşıyana aittir.
(2) Sorumluluğu sınırlayan veya ortadan kaldıran bir şartın geçerliği, fiilî taşıyanın adı, unvanı ve işyeri adresinin navlun sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. Navlun sözleşmesinin yapılması sırasında taşımayı gerçekleştirecek fiilî taşıyan belirlenmemişse, taşıyan, belirlendiği anda ve en geç eşyanın fiilî taşıyana teslimini takiben derhâl gönderilene fiilî taşıyanın adını, unvanını ve işyeri adresini bildirir. Bu bildirim yapılmadığı takdirde, taşıyanın sorumluluğu devam eder.
(3) Fiilî taşıyan, eşyanın hâkimi olduğu sırada ortaya çıkan zıyadan, hasardan veya teslimdeki gecikmeden 1191 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca sorumludur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 1192, Türk Ticaret Kanunu'nda bir taşıyıcının, işin bir kısmını başka bir taşıyıcıya (fiilî taşıyan) devrettiğinde kendi sorumluluğunu sınırlama veya tamamen kaldırma imkânını düzenler. Normal şartlarda taşıyıcı, eşyanın taşınması sırasında meydana gelen zıya, hasar veya gecikmeden kusuru olmasa bile sorumludur. Ancak eşyanın bir bölümünü başka bir firma taşıyacaksa ve bu durum sözleşmede açıkça öngörülmüşse, taşıyıcı sözleşmeye "fiilî taşıyanın elinde iken oluşan zararlardan ben sorumlu değilim" şeklinde bir kayıt koyabilir.
Bu kaydın geçerli olabilmesi için iki kritik şart vardır. Birincisi, fiilî taşıyanın kim olduğunun açıkça belirlenebilmesi; ikincisi ise fiilî taşıyanın Türk mahkemelerinde dava edilebilmesidir. Eğer fiilî taşıyan aleyhine Türkiye'de dava açılamıyorsa, sorumluluğu kaldıran bu şart geçersiz kalır ve taşıyıcı yine sorumlu olur. Ayrıca taşıyıcı, zararın fiilî taşıyanın kontrolü sırasında gerçekleştiğini ispat etmekle yükümlüdür. Yani bu kayda güvenen taşıyıcı, olayı kanıtlamak zorundadır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket örneğiyle anlatalım: Küçük bir gıda üreticisi, ürünlerini İstanbul'daki dağıtım merkezine nakletmek için bir nakliye firmasıyla navlun sözleşmesi imzalar. Nakliye firması, yük kapasitesini doldurmak için işin bir bölümünü Ankaralı alt taşıyıcı bir firmaya verir. Sözleşmede "fiilî taşıyıcının hakimiyeti sırasında meydana gelecek hasarlardan asıl taşıyıcı sorumlu değildir" yazar ve alt firmanın adresi belirtilir. Yolda, alt firmanın aracı kaza yapar ve ürünler hasar görür. İşte bu durumda asıl taşıyıcı, sorumluluktan kurtulabilir. Ancak alt firmanın bilgileri sözleşmede yazmıyorsa veya gönderilene derhal bildirilmemişse, asıl taşıyıcının sorumluluğu devam eder. Hak sahibi şirket, zararını asıl taşıyıcıdan talep edebilir.
Bu noktada hak sahibinin dikkat etmesi gereken husus, sözleşmenin bu tür bir kayıt içermesi durumunda kime dava açacağını ve sigorta güvencesini sorgulamaktır. İşletmenizin emtiası taşınırken sözleşmede alt taşıyıcı bilgisi var mı, diye kontrol etmeniz gerekir. SicilAI olarak önerimiz; navlun sözleşmelerinde sorumluluğu daraltan kayıtlar bulunuyorsa mutlaka gönderen olarak taşıma sigortası yaptırmalı ve taşıyıcıdan yazılı olarak alt taşıyıcı bilgilerini istemelisiniz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Fiilî taşıyan bilgisi eksikse: Sorumluluk kurtulma şartı geçersizdir. Taşıyan, bildirim yapmadığı sürece tüm sorumluluk devam eder. Bu nedenle sözleşmede fiilî taşıyanın ismi, unvanı ve işyeri adresi mutlaka bulunmalıdır.
- İspat yükü taşıyıcıdadır: Zararın fiilî taşıyanın elindeyken oluştuğunu asıl taşıyıcı kanıtlamak zorundadır. Bu kanıtlanamazsa sorumsuzluk şartı uygulanmaz.
- Türk mahkemelerinde dava açılabilme koşulu: Fiilî taşıyan yurt dışında yerleşikse ve Türkiye'de dava edilemiyorsa, sorumluluğu kaldıran kayıt geçersizdir. Gönderenin hak kaybı yaşamaması için bu husus sözleşme öncesinde incelenmelidir.
- Şart sözleşmede açıkça kararlaştırılmalıdır: Aksi hâlde genel hükümler geçerli olur ve taşıyıcı, yardımcı kişilerin fiillerinden de sorumlu tutulur.
- Fiilî taşıyanın da taşıyan gibi sorumlu olduğunu unutmayın: Fiilî taşıyan, hakimiyet süresi boyunca meydana gelen zıya, hasar ve gecikmeden bizzat sorumludur; ancak asıl taşıyıcının şartı geçerli olsa bile fiilî taşıyan aleyhine doğrudan talepte bulunmak her zaman mümkündür.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.