# MADDE 1198
Bozuk Eşya Navlun Yerine Kabul Edilemez
Resmi Kanun Metni
(1) Taşıyan, bozulmuş veya hasarlanmış olup olmadığına bakılmaksızın eşyayı navlun yerine kabul etmek zorunda tutulamaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1198. maddesi, taşıma hukukunda önemli bir güvence getirir: Taşıyan (nakliyeci), kendisine borç olarak ödenmesi gereken navlun (taşıma ücreti) yerine, bozulmuş veya hasarlanmış eşyayı kabul etmek zorunda bırakılamaz. Başka bir deyişle; mal gönderen kişi ya da şirket, taşıma sırasında eşya hasar gördüyse "Bu mal artık işime yaramıyor, navlun alacağın yerine bu malı al" diyerek taşıyıcıyı borçlu duruma düşüremez. Taşıyanın asıl alacağı paradır; eşyanın bozuk veya hasarlı olması, bu alacağın ödenmesini engellemez. Taşıyan ancak kendi rızasıyla böyle bir kabulde bulunabilir; yasa onu buna zorlayamaz. Bu hüküm, taşıyanın ticari iradesini ve alacak hakkını koruyan emredici nitelikte bir sınırdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Bir gıda firması, koliler halinde bozulabilir ürünü lojistik şirketiyle naklettirir. Yolda soğutma sistemi arızalanır ve ürünler bozulur. Gönderen firma, taşıyıcıya dönüp "Navlun ücreti olarak bu bozuk ürünleri al, anlaşalım" derse, taşıyıcı bu teklifi reddedebilir. Navlun ücreti ne kadar yüksek olursa olsun, taşıyıcının hasarlı yükü kabul etme yükümlülüğü yoktur. Taşıyıcı isterse, aralarındaki ticari ilişkiye göre hasarlı mala kısmi değer biçip bir sulh anlaşması yapabilir; ancak bu tamamen kendi inisiyatifindedir.
Bu madde, fatura ve ödeme kayıtları açısından da kritiktir. Navlun bedeli tahsil edilemeyen durumlarda taşıyıcı, genel hükümlere göre icra takibi başlatabilir. Gönderen firmanın "malı navlun yerine bıraktım" savunması, taşıyıcının açık kabulü olmadıkça hukuken geçerli sayılmaz. Bu nedenle tarafların mutlaka yazılı bir anlaşma veya ihtarname ile durumu netleştirmesi gerekir. SicilAI üzerinden yapılan sözleşme incelemelerinde, tarafların navlun alacağına karşılık hasarlı eşya devri konusunda açık bir irade beyanı bulunup bulunmadığına bakılır; aksi hâlde taşıyanın alacağı korunur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Gönderen veya taşıtan taraf, hasarlı eşyayı taşıyıcının deposuna bırakıp "navlun yerine kabul etmiş sayılır" diyerek ödemeden kaçınmaya çalışmamalıdır; bu durum haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık doğurur.
- Taşıyıcı, hasarlı eşyayı geçici olarak teslim alsa bile bunu "navlun yerine kabul" olarak yorumlamamalı; aksi hâlde alacağını kaybedebilir. Kabul beyanı mutlaka yazılı ve açık olmalıdır.
- Eşyanın değerinin navlun bedelinden düşük veya yüksek olması fark etmez; taşıyanın rızası olmadıkça malın aynen kabulü hiçbir zaman zorunlu değildir. Bu nedenle mahkemelerde "değer fazlası mal bıraktım, borç sona erdi" savunmasına güvenilmemelidir.
- Navlun ücreti ile hasar tazminatı farklı hukuki kalemlerdir. Taşıyanın sorumluluğu varsa ayrıca tazminat istenebilir; ancak bu durum, navlun borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İki alacak ancak takas veya ibra sözleşmesiyle çözümlenebilir.
- Hasarlı eşyanın bertarafı, geri dönüşümü veya saklanması külfet doğurur. Taşıyıcı bu külfeti üstlenmek istemiyorsa, hasarlı yükü kabul ettiğine dair hiçbir belgeye imza atmamalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.