# MADDE 1225
Navlun Sözleşmesi Feshinde Tazminatsızlık
Resmi Kanun Metni
(1) Navlun sözleşmesi yolculuk başlamadan önce bu Ayırımda öngörülen sebeplerle feshedilirse, taraflar birbirine tazminat ödemekle yükümlü olmayıp sadece o ana kadar doğmuş bulunan borçlarını ifa etmek zorundadır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1225. maddesi, deniz yoluyla eşya taşımayı konu alan navlun sözleşmesinin, yolculuk başlamadan önce Kanunun aynı bölümünde sayılan olağanüstü sebeplerle (örneğin savaş, abluka, limanın kapanması, eşyaya el konulması gibi taraflarca öngörülemeyen durumlar) feshedilmesi hâlinde tarafların birbirinden tazminat isteyemeyeceğini düzenler. Başka bir deyişle sözleşme, tarafların iradesi dışındaki zorlayıcı nedenlerle sona ererse, hiç kimse “bu işten mahrum kaldım, kârımı kaybettim” diyerek diğerini tazminata zorlayamaz.
Ancak bu, her şeyin sil baştan olduğu anlamına gelmez. Madde, “sadece o ana kadar doğmuş bulunan borçların ifa edileceğini” belirtir. Yani eğer yükleyici navlunun bir kısmını ya da tamamını önceden ödediyse, bu tutarın iadesi gündeme gelir. Öte yandan taşıyan, fesih tarihine kadar yapmış olduğu yükleme, istif veya liman masraflarını belgelemek kaydıyla talep edebilir. Bu tasfiye, sözleşmenin tazminat değil, doğmuş edim defterinin kapatılması şeklinde işler.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle netleştirelim: İhracatçı firma, mallarını gemiyle yurt dışına göndermek için navlun sözleşmesi imzalamıştır. Gemi yola çıkmadan bir gün önce, yükleme limanının bulunduğu bölgede resmi bir ambargo ilan edilir. Bu durum Kanunun “fesih sebepleri” kapsamına girer. İhracatçı feshi bildirdiğinde, gemi işletmecisi “uğradığım navlun kaybını öde” diyemez; ihracatçı da “mallarım gecikti diye tazminat isterim” diyemez. Taraflar yalnızca feshe kadar oluşan masrafları ve ödemeleri denkleştirir.
Ticaret hayatında özellikle dış ticaret ve lojistik sektöründe bu madde, sözleşmelere “force majeure feshi” şerhi konulurken bilinmesi gereken yasal bir güvence sunar. Şirketlerin bu hakkı sözleşmelerinde açıkça düzenlemeleri uyuşmazlık çıktığında işleri kolaylaştırır. Maddenin sicil işlemleriyle doğrudan ilgisi olmamakla birlikte, faaliyet alanı deniz ticareti olan şirketlerin mevzuat takibini yapması ve sözleşme tasarımlarını bu kurala göre hazırlaması gerekir. SicilAI olarak süreç rehberimizde de vurguladığımız gibi, navlun sözleşmelerinde “yolculuk başlamadan önce” ibaresi kritiktir; yolculuk başladıktan sonra fesih farklı tazminat kurallarına bağlanır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Fesih sebebini iyi belirleyin: Madde sadece bu Ayırımda sayılan olağanüstü sebeplerle sınırlıdır. Keyfi veya ekonomik gerekçelerle yapılan fesih, fesheden taraf için ağır tazminat yükümlülüğü oluşturabilir.
- “O ana kadar doğmuş borçlar” kanıtlanmalıdır: Taşıyanın masraf talepleri fatura ve dekontlarla desteklenmelidir. Belgesiz iddialar mahkemede kabul görmeyebilir.
- Peşin navlun iadesi gözden kaçmamalıdır: Taşıma yapılmadığı için alınan avansların iadesi doğal borçtur; iade edilmemesi ayrı bir dava ve icra süreci doğurur.
- Fesih bildirimini ihmal etmeyin: Yasal bildirim şartlarına ve sözleşmedeki sürelere uyulmadan yapılan fesih, tazminatsız fesih hakkını kaybettirebilir.
- Yolculuğun başlayıp başlamadığına dikkat edin: Gemi hareket edip yolculuk başladıktan sonra fesih, aynı hükümle karıştırılmamalıdır; zira farklı sebepler ve sonuçlar söz konusudur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.