# MADDE 128
Şirket Kuruluşunda Ayni Sermaye Rehberi
Resmi Kanun Metni
(1) Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur.
(2) Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ile diğer değerler, varsa özel sicillerine, bu hüküm uyarınca kaydedildikleri ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunur. Özel sicile yapılan kayıt iyiniyeti kaldırır.
(3) Sermaye olarak taşınmaz mülkiyeti veya taşınmaz üzerinde var olan veya kurulacak olan ayni bir hakkın konulması borcunu içeren şirket sözleşmesi hükümleri, resmî şekil aranmaksızın geçerlidir.
(4) Paradan başka ekonomik bir değer veya bir taşınırın sermaye olarak konulmasının borçlanılması hâlinde şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren bunlar üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir.
(5) Taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması hâlinde, şirketin bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi için tapu siciline tescil gereklidir.
(6) Mülkiyet ve diğer ayni hakların tapu siciline tescili istemi ile diğer sicillere yapılacak tescillerle ilgili bildirimler, ticaret sicili müdürü tarafından, ilgili sicile resen ve hemen yapılır. Şirketin tek taraflı istemde bulunabilme hakkı saklıdır.
(7) Şirket, her ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmesini isteyebileceği ve dava edebileceği gibi, yerine getirmede gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Tazminat istemi için ihtar şarttır. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir.
(8) Ortaklarca, sermaye olarak konulması taahhüt edilen hakların korunması için, kurucular tarafından ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir üzerine açılacak davalar için, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda öngörülen süre ancak şirketin tescil ve ilanı tarihinden itibaren işlemeye başlar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 128, şirket ortağının sermaye koyma borcunu ve bu borcun nasıl yerine getirileceğini düzenler. Ortak, şirket sözleşmesinde imzaladığı taahhütle bağlıdır; yalnızca para koymak zorunda değildir. Taşınmaz, makine, fikri mülkiyet hakkı gibi ekonomik değerler de sermaye olarak taahhüt edilebilir. Ancak bu değerler “ayni sermaye” sayılabilmek için belirli şartlara bağlanmıştır. Örneğin bir taşınmaz, bilirkişi tarafından belirlenen değeriyle birlikte tapuya şerh verilmeli; fikri mülkiyet hakları varsa özel siciline kaydedilmeli; taşınır nitelikteki mallar ise güvenilir bir kişiye tevdi edilmelidir. Bu işlemler tamamlanmazsa, ortak üzerine aldığı sermaye borcunu usulüne uygun ifa etmiş sayılmaz. Şirket, tüzel kişilik kazandığı andan itibaren taşınır veya para dışı değerler üzerinde malik sıfatıyla doğrudan tasarruf edebilir; taşınmazlarda ise tapuya tescil şarttır. Ayrıca şirket, sermaye koyma borcunu geciktiren ortağa karşı ifa davası açabilir ve uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Bu tazminat talebi için öncelikle ihtar yapılması gerekir. Şahıs şirketlerinde bu davayı ortaklar da açabilir. Kuruluş aşamasında kurucular, ortaklar aleyhine ihtiyati tedbir talep ederek taahhüt edilen hakların korunmasını sağlayabilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir limited şirket kurulurken ortaklardan biri, değerlemesi yapılmış bir iş makinesini sermaye olarak koymak istediğini düşünelim. Şirket sözleşmesine bu taahhüt yazılır; makine bilirkişi tarafından değerlenir ve güvenilir bir kişiye tevdi edildiği belgelenir. Şirket ticaret siciline tescil edildiği anda, makine şirketin malı haline gelir ve ortak artık makine üzerinde tek başına tasarruf edemez. Eğer sermaye olarak bir arsa konuluyorsa durum farklıdır: Arsanın tapu siciline şirket adına tescil edilmesi gerekir. İşte bu noktada ticaret sicili müdürü devreye girer; taşınmaz tescili istemini ve diğer sicillere yapılacak bildirimleri resen ve hemen ilgili kuruma iletir. Şirketin ayrıca tek taraflı başvuru hakkı da saklıdır. SicilAI olarak bu süreçte en çok karıştırılan noktanın, “şirket sözleşmesinde resmî şekil aranmaması” ile “tapu devrinde resmî şekil zorunluluğu” arasındaki fark olduğunu söyleyebiliriz. Sözleşme hükümleri geçerli olabilir, ancak taşınmazın mülkiyeti şirkete geçmeden önce tapuda yapılacak tescil işlemi ayrı bir resmî prosedüre tâbidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Ayni sermaye olarak konulacak değerin bilirkişi değerlemesi yapılmaz veya tapu şerhi, özel sicil kaydı, güvenilir kişiye tevdi gibi şartlar tamamlanmazsa ortak, sermaye borcunu ifa etmiş sayılmaz; şirket bu borcu dava edebilir.
- Taşınmazlar için sözleşmede resmî şekil aranmaması, tapudaki devir işleminin de resmî şekilde yapılma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu ayrım gözden kaçarsa tescil başvuruları reddedilebilir.
- Fikri mülkiyet haklarında özel sicile kayıt yapılmamışsa, üçüncü kişiler iyiniyet iddiasında bulunabilir; bu da şirketin hak kaybına yol açar.
- Gecikme nedeniyle tazminat talep edilirken ihtar şarttır. İhtar çekilmeden açılacak dava usulden reddedilebilir.
- Şahıs şirketlerinde ortakların dava açma hakkı bulunmasına rağmen bu hak zamanında kullanılmazsa zarar artarak devam edebilir.
- İhtiyati tedbir sonrasında dava açma süresi şirketin tescil ve ilanına kadar başlamaz; süre hesabında yanılgıya düşmek, hakkın kaybolmasına neden olabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.