# MADDE 1287
Çatma Zararında Sorumluluk ve Mücbir Sebep
Resmi Kanun Metni
(1) Çatma, umulmayan bir hâl veya mücbir sebep yüzünden meydana gelmiş veya neden ileri geldiği anlaşılamamışsa, çarpışan gemilerin veya gemilerde bulunan insanların yahut eşyanın çatma yüzünden uğradıkları zarara, o zarara uğrayan kişi katlanır.
(2) Birinci fıkrada sayılan hâller gemilerin hepsi veya onlardan biri, kaza anında demirdeyken meydana gelirse birinci fıkra hükmü uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1287. maddesi, denizde iki geminin çatışması (çatma) sonucu ortaya çıkan zararlarda kusur aranmayan iki özel durumu düzenler. Birinci fıkraya göre; çatma umulmayan bir hâl (öngörülemeyen, kaçınılmaz ani bir durum), mücbir sebep (deprem, fırtına gibi engellenemez olay) veya nedeni hiç anlaşılamayan bir olay sonucu meydana gelmişse, ortaya çıkan zarara kimse bir başkasını sorumlu tutamaz. Herkes kendi zararına kendisi katlanır. Bu, deniz hukukundaki “kusursuz sorumluluk” ilkesinin istisnasıdır; yani kusur olmadan da zarar doğabilir ve bu zarar, kusuru ispat edilemeyen tarafa yükletilemez.
İkinci fıkra ise bu kuralın kapsamını genişletir. Çatma sırasında gemilerden biri veya tamamı demirde (çıpalı) yani hareketsizken bu olay gerçekleşirse de yukarıdaki kural aynen uygulanır. Yani demirli bir gemiye başka bir gemi çarpsa bile, çatmanın mücbir sebep veya umulmayan hâlden kaynaklandığı anlaşılırsa, kusursuz taraf dahi zarara katlanmak zorunda kalabilir. Burada amaç, denizciliğin doğasındaki rizikoları sigorta mekanizmalarıyla dengelemektir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut senaryo ile anlatalım: Limanda demirli bir yük gemisi var. Aniden kopan bir fırtına nedeniyle başka bir gemi kontrolünü kaybedip bu demirli gemiye çarpıyor. Çarpma sonucu her iki gemide de hasar oluşuyor. Eğer fırtınanın mücbir sebep olduğu kabul edilirse, kazada kimse kusurlu sayılmaz. Demirli gemi sahibi kendi hasarını kendi öder, çarpan geminin sahibi de kendi hasarını karşılar. Eğer hasar gören gemide taşınan yük mal sahibinin malları hasar gördüyse, mal sahibi bu zararı da kendi katlanmak zorunda kalır, kusurlu bir muhatap bulamaz.
Ticari hayatta bu madde, özellikle gemi işletmecileri ve yük sahipleri için iki kritik sonuç doğurur: Birincisi, deniz sigortası (hull & machinery ve yük sigortası) kural olarak bu tür mücbir sebep kaynaklı zararları teminat altına alır. İkincisi, olayın ardından yapılacak hukuki takipte kusur veya “nedenin anlaşılamaması” durumu ispat edilirse tazminat davası açma şansı ortadan kalkar. Bu nedenle şirketlerin, kaza anındaki hava raporlarını, seyir defterlerini ve VDR kayıtlarını saklaması kritik önem taşır. Bir platform olarak SicilAI, gemi sicil işlemleri ve deniz ticareti kayıtlarınızı dijital ortamda düzenli tutmanıza yardımcı olarak bu tür uyuşmazlıklarda delil sürecini kolaylaştırabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İspat külfeti: “Mücbir sebep” veya “umulmayan hâl” savunmasına dayanan taraf, bunu her türlü delille ispatlamak zorundadır. Aksi hâlde çatma kusura dayanıyormuş gibi tazminat sorumluluğu doğabilir.
- Demirdeyken çatma yanılgısı: Demirli geminin kusursuz olduğu düşünülür, ancak madde 2. fıkra gereği mücbir sebep hâlinde demirli gemi bile kendi zararına katlanır. Sigorta teminatı yoksa bu, şirket için ağır maliyet demektir.
- Nedeni anlaşılamayan çatmalar: Faili bulunamayan kazalarda, gemi maliki “neden belli değil” gerekçesiyle sorumluluktan kaçamaz; bu durumda bile herkes kendi zararını üstlenir. Bu nedenle kapsamlı bir sigorta poliçesi olmadan sefer yapılmamalıdır.
- Gecikmiş bildirim: Kaza sonrası sigorta şirketine süresinde ihbar yapılmazsa, poliçe teminatı dahi devreye girmeyebilir. Bu madde, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırsa da sigorta yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.