# MADDE 1303
Kurtarmada Malikin ve Kurtaranın Yükümlülükleri
Resmi Kanun Metni
(1) Kurtaran, tehlike altındaki aracın veya diğer eşyanın malikine karşı;
a) Kurtarma faaliyetini gerekli özenle yerine getirmekle,
b) Bu yükümlülüğünü yerine getirirken, çevre zararının önlenmesi ve sınırlandırılması için gerekli olan özeni göstermekle,
c) Hâlin gereğine göre makul bir hareket tarzı sayılabileceği ölçüde başka kurtaranlardan yardım istemekle,
d) İstemin makul olmadığı anlaşıldığı takdirde, alacağı kurtarma ücretinin miktarını değiştirmemek kaydıyla, tehlike altındaki aracın maliki veya kaptanı ya da eşyanın maliki tarafından makul olarak istenmesi hâlinde başka kurtaranların müdahalesini kabul etmekle,
yükümlüdür.
(2) Tehlike altındaki aracın maliki ve kaptanı veya diğer eşyanın maliki, kurtarana karşı;
a) Kurtarma faaliyeti sırasında, kurtaranla her bakımdan işbirliği yapmakla,
b) Bu yükümlülüğü yerine getirirken, çevre zararının önlenmesi ve sınırlandırılması için gerekli özeni göstermekle,
c) Kurtaran makul bir istemde bulunduğunda, emniyet altına alınmış olan aracı veya diğer eşyayı, teslim almakla,
yükümlüdür.
(3) Bu Bölüm hükümlerinin uygulanmasında “çevre zararı”; kirlenme, bulaşma, yangın, patlama veya benzeri önemli olayların, kıyı sularında ve ona bitişik bölgelerde insan sağlığına veya deniz canlılarına ya da kaynaklarına verdiği ağır maddi zararı ifade eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 1303, deniz ticareti hukukunda "kurtarma" (salvage) faaliyeti sırasında iki tarafın karşılıklı yükümlülüklerini düzenlemektedir. Gemisi veya yükü tehlike altına giren malik (işletme sahibi) ile kurtaran arasındaki ilişkide adil bir denge kurulması amaçlanmıştır. Birinci fıkraya göre kurtaran; kurtarma işini özenli yürütmek, çevre zararını önlemek için çaba göstermek, durumun gerektirdiği hallerde başka kurtaranlardan yardım istemek ve malik/kaptan tarafından makul bir talep gelirse (ücret hakkını kaybetmeden) diğer kurtaranların müdahalesine izin vermekle yükümlüdür. İkinci fıkra ise tehlike altındaki aracın maliki ve kaptanına ayna niteliğinde sorumluluklar getirmektedir: kurtaranla tam işbirliği yapmak, çevre zararını önlemek için gereken özeni göstermek ve kurtarılan malı makul istem üzerine teslim almaktır. Son fıkrada ise "çevre zararı" kavramı açıklığa kavuşturulmuş; kıyı sularında insan sağlığına, deniz canlılarına veya kaynaklara ağır maddi zarar veren kirlenme, bulaşma, yangın, patlama gibi olaylar olarak tanımlanmıştır. Bu hüküm, Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticareti kitabında yer alan "Kurtarma Yardım" bölümünün temel taşlarından biridir ve tarafların sadece ekonomik menfaatini değil, deniz çevresinin korunmasını da gözetir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir armatör, nakliye şirketi veya yük sahibi olarak geminiz makine arızası, karaya oturma veya yangın nedeniyle tehlikeye düştüğünde, kurtarma şirketiyle yapılan anlaşma genellikle "no cure, no pay" (başarı yoksa ücret yok) esasına dayanır. Ancak bu madde, ücretten bağımsız olarak her aşamada uyulması gereken davranış kurallarını belirler. Örneğin, kaptanın kurtaranla işbirliğini reddetmesi veya kurtarılan gemiyi teslim almaktan kaçınması hâlinde, kurtaranın zararı malike yüklenebilir. Sigorta şirketlerinin eksperleri, bu maddedeki yükümlülüklere aykırılığı tespit ederse, sigorta tazminatında kesintiye gidebilir. Ayrıca, kurtaranın ikinci bir kurtaranın müdahalesine izin vermemesi, ücret alacağını riske atabilir. SicilAI platformu olarak önerimiz; gemi malikleri ve kaptanlar, kurtarma operasyonuna başlamadan önce karşılıklı yükümlülükleri yazılı bir protokole bağlamalı ve her iki tarafın da özen ve işbirliği yükümlülüğünü ihlal etmediğini kanıtlayacak şekilde olayları gemi jurnali ve fotoğraflarla belgelemelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kurtaranın, ücretini artırmak amacıyla gerekenden fazla süre operasyonda kalması veya müdahale taleplerini reddetmesi hâlinde ücret alacağının tamamının veya bir kısmının reddedilmesi riski.
- Malik veya kaptanın, kurtarma ekibiyle işbirliği yapmayarak çevre zararının büyümesine sebep olması durumunda, kurtaranın doğan zararları tazmin davası açabilmesi.
- "Çevre zararı" tanımında geçen "ağır maddi zarar" kavramının sigorta poliçelerinde dar yorumlanması ve teminat dışı kalan zararların ticari işletmeye kalması.
- Kurtarma ücretinin miktarını etkilememek kaydıyla başka kurtaranların müdahalesine izin verilmesi gerektiğinin bilinmemesi ve bu nedenle "tek taraflı kurtarma" ısrarının hukuki ve cezai sorumluluk doğurması.
- Emniyet altına alınan aracın veya eşyanın teslim alınmaması durumunda, kurtaranın ayrıca bir de "saklama ücreti" talep etme hakkının doğabilmesi ve bu masrafların malike yansıtılması.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.