# MADDE 1304
Kurtarma Ücreti Faydalı Sonuç Şartı
Resmi Kanun Metni
(1) Faydalı bir sonuç vermiş olan her türlü kurtarma faaliyeti, kurtarma ücreti istemine hak kazandırır.
(2) Bu Bölümde aksi yazılı olmadıkça, faydalı sonuç vermeyen kurtarma faaliyeti için kurtarma ücretini isteme hakkı doğmaz.
(3) Kurtarma ücreti, kurtarılan eşyanın kurtarılma sonrasındaki değerini geçemez. Bu kuralın uygulanmasında, ödenmesi gerekebilecek faiz ve yargılama giderleri dikkate alınmaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1304. maddesi, deniz ticaretinde kurtarma faaliyetlerinden doğan ücret hakkını düzenleyen temel kuralı ortaya koyar. Buna göre, bir gemi ya da yük tehlike altındayken yapılan müdahale ancak faydalı bir sonuç doğurmuşsa kurtarma ücreti talep edilebilir. Yani kurtarma girişimi başarısız olursa, emek ve masraf yapılmış olsa dahi kural olarak ücrete hak kazanılmaz. Bu ilke, deniz hukukundaki “no cure no pay” (başarı yoksa ücret yok) prensibinin kanuni karşılığıdır. Ayrıca kurtarma ücreti, kurtarılan eşyanın kurtarma sonrasındaki değerini hiçbir şekilde aşamaz. Ancak bu değer sınırı hesaplanırken, ödenmesi gerekebilecek faiz ve yargılama giderleri dikkate alınmaz. Yani alacaklı, asıl ücretin yanı sıra faiz ve masrafları da ayrıca talep edebilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir senaryo üzerinden düşünelim: Bir konteyner gemisi, makine arızası nedeniyle açık denizde sürüklenmeye başlar. Kurtarma şirketi, römorkör göndererek gemiyi emniyetli bir limana çeker ve yükün tamamı kurtarılır. Bu durumda gemi maliki, kurtarma şirketine makul bir ücret ödemekle yükümlüdür. Ücretin belirlenmesinde kurtarılan geminin ve yükün kurtarma sonrası piyasa değeri esas alınır; eğer kurtarma sonrası değer 10 milyon TL ise, istenecek kurtarma ücreti bu tutarı geçemez. Gemi ipoteği, gemi siciline tescil gibi işlemlerde de bu alacaklar önem taşır. Kurtarma ücreti, deniz alacağı olarak kabul edilir ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı doğurabilir. SicilAI olarak, gemi alım satımında veya ipotek tesis edilirken kurtarma alacaklarının varlığının mutlaka araştırılmasını öneriyoruz. Aksi halde yeni malik, geçmiş dönem kurtarma ücretlerinden doğan yükümlülüklerle karşılaşabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yazılı sözleşme yapılmaması riski: Kurtarma öncesinde “no cure no pay” koşulu açıkça kararlaştırılmamışsa, başarısız bir müdahale sonrasında ücret talep etmek hukuken mümkün olmayabilir. Bu nedenle sözleşmenin yazılı yapılması ve şartların netleştirilmesi kritik önem taşır.
- Kurtarma değerinin aşılması: Ücret talep edilirken kurtarılan eşyanın sonrasındaki değeri doğru tespit edilmezse, aşan kısım mahkemece reddedilebilir. Bu da hem zaman hem de yargılama gideri kaybına yol açar.
- Çevresel zarar durumları: Kurtarma sırasında çevre kirliliği meydana gelirse, kurtarma ücreti yanında ayrıca tazminat yükümlülükleri doğabilir. Bu durumda tekne maliki ve kurtaran taraf arasındaki sorumluluk dengesi farklı kurallara tabidir.
- Faiz ve yargılama giderlerinin göz ardı edilmesi: Madde, faiz ve yargılama giderlerini değer sınırının dışında tutar. Alacaklının bu kalemleri ayrıca talep edebileceği unutulmamalıdır; ancak sigorta poliçelerinde bu durumun teminat kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.