# MADDE 1306
Kurtarma Ücreti Borçluları Malikler Arası Paylaşım
Resmi Kanun Metni
(1) Kurtarma ücretinin borçluları, kurtarılan aracın ve diğer eşyanın kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki malikleridir.
(2) Kurtarma ücreti, kurtarılan aracın maliki ve diğer eşyanın malikleri arasında kurtarılan değerler oranında paylaşılır. Kurtarma ücretinin borçluları arasında teselsül yoktur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, deniz ticareti hukukunda kurtarma (yardım) faaliyetleri sonucunda ödenecek ücretin kimler tarafından ve nasıl karşılanacağını düzenler. Maddeye göre, bir gemi veya eşya kurtarıldığında, bu kurtarma hizmetinin karşılığı olan ücreti ödeme yükümlülüğü, kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki maliklere aittir. Yani kurtarma anında malik kim ise, borç da onundur; bu andan sonra mülkiyet devredilmişse, eski malik borçtan kurtulamaz. İkinci fıkra ise birden fazla malik varsa (örneğin hem gemi hem de yük farklı kişilere aitse), toplam kurtarma ücretinin, bu malikler arasında kurtarılan değerler oranında paylaştırılacağını belirtir. Önemli bir güvence olarak da bu borçlular arasında teselsül yoktur; yani her malik, sadece kendi malının kurtarma değerine düşen oranda sorumludur ve bir diğerinin borcundan dolayı takip edilemez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya esnaf olarak düşünün: İhracat yükünüzü taşıyan bir gemi, seyir sırasında arıza yapıyor ve bir kurtarma gemisi tarafından en yakın limana çekiliyor. Kurtarma ücreti, gemideki yakıt, makine ve ekipmanların kurtarılması ile birlikte sizin yükünüzün de kurtarılmasını kapsar. Bu durumda, eğer yükünüz hâlâ size aitse, kurtarma şirketi size müracaat edebilir. Ancak ödemeniz gereken tutar, yükünüzün kurtarılan toplam değer içindeki oranına göre hesaplanır. Örneğin, geminin değeri 5 milyon TL, sizin yükünüzün değeri 1 milyon TL ise ve toplam kurtarma ücreti 300 bin TL ise, sizin payınıza 50 bin TL düşer. Kurtarma şirketi bu 50 bin TL için doğrudan sizi takip edebilir ancak geminin malikinin ödeyemediği 250 bin TL için sizden talepte bulunamaz. Sicil işlemleri açısından da bu madde, gemi ipoteği veya yük üzerindeki rehin haklarıyla iç içedir; bu yüzden ticari işlemlerde kurtarma sözleşmeleri ve sigorta poliçeleri mutlaka gözden geçirilmelidir. SicilAI olarak bu tür durumlarda, özellikle kurtarma ücretinin paylaşımında maliklerin tespitinin ve değer oranlarının doğru belirlenmesinin kritik olduğunu vurguluyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Teselsül yok: Birden fazla malikin birlikte hareket etmesi gerekmez, ancak bu durum alacaklı kurtaran için de risk oluşturur. Her bir malikten ayrı ayrı alacak tahsil etmek zorunda kalınabilir; bu da tahsilat sürecini uzatır.
- Malik değişikliği: Kurtarma tamamlandıktan sonra malınızı satarsanız, kurtarma ücretinden kurtulamazsınız. Madde, faaliyetin tamamlandığı andaki maliki borçlu sayar; aksine bir sözleşme yoksa devir borcu ortadan kaldırmaz.
- Değerleme uyuşmazlıkları: Kurtarılan değerlerin oranı konusunda malikler ile kurtarma şirketi arasında anlaşmazlık çıkabilir. Bu durumda mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerekir, bu da zaman ve maliyet kaybı demektir.
- Sigorta eksikliği: Kurtarma giderleri genellikle P&I (Koruma ve Tazminat) sigortası veya nakliyat sigorta poliçeleriyle teminat altına alınır. Bu teminatların kapsamı iyi kontrol edilmezse, malikler ücreti kendi cebinden ödemek zorunda kalabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.