# MADDE 1318
Kurtarma Ücreti Insan Kurtarma Hakki Pay Talebi
Resmi Kanun Metni
(1) Kurtarılan kişilerin kurtarma ücreti ödeme borcu yoktur.
(2) Kurtarmayı gerektiren kaza sırasında, sadece insan kurtarmış olan bir kurtaran, aracın veya diğer eşyanın kurtarılması veya çevre zararının önlenmesi veya sınırlandırılması için faaliyet göstermiş olan kurtarana takdir edilen ücret ve özel tazminattan uygun bir pay istemeye hak kazanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1318. maddesi, denizde kurtarma faaliyetlerinde insan hayatının korunmasını ticari kazanç hırsının önüne koyan temel bir ilkeyi düzenler. Birinci fıkraya göre, denizde tehlike altındayken kurtarılan kişilerden herhangi bir kurtarma ücreti talep edilemez. Yani bir gemideki mürettebat, yolcu veya başka bir kişi can kurtarma operasyonuyla güvenliğe kavuşturulduysa, o kişilere "ben seni kurtardım, bedelini öde" denilemez. Kurtarma ücreti yalnızca malvarlığına (gemi, yük ve diğer eşya) veya çevre zararının önlenmesine yönelik başarılı bir kurtarma operasyonu söz konusu olduğunda doğar. İkinci fıkra ise yalnızca insan kurtaran bir müdahilin durumunu ele alır. Diyelim ki kaza sırasında bir ekip sadece denizdeki insanları can kurtarma botuyla topladı; diğer bir kurtaran ise gemiyi karaya oturmaktan kurtardı veya dökülen petrolün denize yayılmasını engelledi. İnsan kurtaran taraf, mal ve çevre kurtaran tarafın aldığı ücret ve özel tazminattan "uygun bir pay" isteme hakkına sahiptir. Bu pay, emeğin ve katkının değerlendirilmesiyle hakkaniyete göre belirlenir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir armatör veya gemi işletmecisi düşünün: Gemisi makine arızası sonucu sürüklenirken önce bir balıkçı teknesi personelini ve yolcularını alıyor, ardından profesyonel bir kurtarma şirketi gemiyi en yakın limana çekerek kurtarıyor. Gemi sahibi kurtarma şirketine ücret öderken, insanları kurtaran balıkçı teknesinin de bu ücretten uygun bir pay talep etme hakkı doğuyor. Bu talep zamanaşımı ve usul açısından takip edilmelidir; armatör gönüllü ödeme yapmazsa kurtaran taraf dava açabilir. Sigorta şirketleri ve kurtarma koordinatörleri bu ayrımı yaparken özellikle görev bölüşümünü raporlamalı; "hangi ekip ne zaman, kaç kişi kurtardı, hangi sırayla müdahale edildi" gibi deliller gemi jurnaline ve kurtarma sözleşmesine işlenmelidir. SicilAI üzerinden şirket yetkilileri, kendi filolarına ait kurtarma raporlarını ve sigorta tazminat süreçlerini denetim dosyalarıyla ilişkilendirirken bu tür paylaşım hükümlerinin varlığını mutlaka göz önünde bulundurmalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kurtarma sözleşmesi imzalamadan önce "insan kurtarma" ve "mal kurtarma" görevlerinin hangi ekip tarafından yapıldığının açıkça kayda geçirilmemesi, sonradan pay uyuşmazlıklarına yol açar.
- Yalnızca insan kurtaran tarafın, mal kurtaranın sözleşmesini bilerek kendi payını sözleşme tutarı üzerinden hesaplayamaması; uygun pay takdirinin mahkemeye ve hakkaniyete bırakıldığı unutulmamalıdır.
- Kurtarılan kişilere doğrudan fatura kesilmesi veya herhangi bir ödeme dayatılması kanuna açık aykırılık sayılır; bu durum kurtaranın talep haklarını zedeleyebilir.
- Kurtarma faaliyetinin LOFO (no cure-no pay) veya özel tazminat (SCOPIC) şartlarına tabi olduğu durumlarda, pay oranının belirlenmesi için konusunda uzman deniz hukuku danışmanlığı alınmadan hareket etme riski göze alınmamalıdır.
- Olaydan sonra gecikmeli bildirimler veya eksik tutulan gemi jurnalı, uygun pay talebinin ispatını büyük ölçüde güçleştirir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.