# MADDE 1328
Deniz Alacaklarında Sorumluluk Sınırı
Resmi Kanun Metni
(1) Deniz alacaklarından doğan sorumluluk, 4/6/1980 tarihli ve 17007 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 19/11/1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme ile bu Sözleşmeyi değiştiren 2/5/1996 tarihli Protokol veya onun yerine geçmek üzere hazırlanarak Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen milletlerarası sözleşmelere göre sınırlanabilir.
(2) 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşmenin 20 ve 21 inci maddeleri ile 1996 tarihli Protokolün 8 inci maddesi uyarınca yapılacak değişikliklerin, Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe girdikleri tarihten başlayarak, bu madde, anılan değişiklikleri de içine alacak şekilde uygulanır.
(3) Bu Kısımda geçen “1976 tarihli Sözleşme” ibaresi, “19/11/1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme”yi, 2/5/1996 tarihli Protokolü ve bu Sözleşmeye ilişkin değişikliklerden Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe girmiş olanları topluca ifade eder.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, deniz ticaretiyle uğraşan şirketlerin ve gemi işletenlerin, deniz alacaklarından (örneğin yük hasarı, can kaybı, çevre kirliliği, gemi çatması gibi olaylardan doğan tazminat talepleri) kaynaklanan hukuki sorumluluklarını belirli uluslararası sözleşmeler çerçevesinde sınırlama hakkına sahip olduğunu düzenler. Yani bir gemi kazası veya deniz taşımacılığı kaynaklı bir zarar meydana geldiğinde, sorumlu tarafın ödeyeceği tazminat tutarı, bu sözleşmelerde belirlenen üst limitlerle sınırlanabilir. Bu, deniz ticaretinin doğasındaki yüksek riskler düşünüldüğünde, gemi sahiplerini ve işletenleri koruyan temel bir ilkedir. 1976 tarihli Londra Sözleşmesi ve 1996 Protokolü, Türkiye'nin taraf olduğu güncel sınırlama rejimini oluşturur; madde ayrıca bu sözleşmelerde yapılacak değişikliklerin otomatik olarak iç hukukta da uygulanacağını hükme bağlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi veya gemi işleten olarak, örneğin taşıdığınız yükün denizde hasar görmesi durumunda karşı tarafın talep edebileceği tazminat, sanıldığı gibi sınırsız değildir. Bu madde sayesinde sorumluluğunuz, geminin tonajına ve alacak türüne göre hesaplanan uluslararası limitlerle sınırlıdır. Ancak bu sınırlamadan yararlanabilmek için, zararın kast veya pervasızca bir davranışla meydana getirilmediğini ispat etmeniz gerekir. Uygulamada, bir deniz kazası sonrasında yetkili mahkemeye başvurarak bir "sorumluluk sınırlama fonu" oluşturmanız gerekir. Bu fon, belirlenen limit kadar bir teminat veya para yatırılarak kurulur ve tüm alacaklılar bu fondan pay alır. Sicil işlemleri açısından doğrudan bir tescile tabi olmasa da, gemi ipoteği, gemi alacağı hakkı veya icra takibi gibi süreçlerde bu sınırlama hakkının varlığı, alacaklıların tahsilat stratejilerini doğrudan etkiler. Sigorta poliçelerinizin (P&I kulüpleri dahil) bu sınırlama hükümlerine göre yapılandırıldığından emin olmanız gerekir. Güncel sözleşme değişikliklerini ve limitlerin güncellenmiş hallerini takip etmek kritiktir; bu noktada SicilAI üzerinden ticari faaliyetlerinize etki eden mevzuat değişikliklerini izlemek, sürprizlerle karşılaşmanızı önleyebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sorumluluk sınırlaması hakkının kaybedilmesi: Zararın kast veya pervasızca bir davranış sonucu meydana gelmesi durumunda (TTK m.1329 ve uluslararası sözleşmeler gereği) bu haktan tamamen yoksun kalırsınız. Sigorta kapsamına güvenip gerekli özeni göstermemek büyük risk oluşturur.
- Sözleşme değişikliklerinin takip edilmemesi: 1976 Sözleşmesi ve 1996 Protokolü'nde yapılan ve Türkiye açısından yürürlüğe giren değişiklikler, madde metninde açıkça atıf yapılarak otomatik uygulanır. Güncel limitlerden haberdar olmayan bir şirket, yanlış teminat mektubu düzenleyebilir veya eksik fon ayırabilir.
- Usul hataları: Sorumluluk sınırlama fonunun zamanında ve doğru mahkemede oluşturulmaması, sınırlama hakkının kullanılmasını engeller. Ayrıca, alacaklıların itirazlarına karşı hazırlıklı olunmazsa hak kaybı yaşanabilir.
- Uluslararası boyutun göz ardı edilmesi: Türkiye'nin taraf olduğu sözleşmeler, yalnızca Türk bayraklı gemileri değil, Türk karasularında veya Türk mahkemelerinin yargı yetkisine giren tüm uyuşmazlıkları etkiler. Yabancı bayraklı gemi işletenler de bu hükümlere tabi olabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.