# MADDE 1340
Kirlenme zararinda 1992 sorumluluk sözlesmesi
Resmi Kanun Metni
(1) 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesinin I inci maddesinin altıncı paragrafının (a) bendinde tanımlanan bir “kirlenme zararı”;
a) Aynı Sözleşmenin II nci maddesinin (a) bendinde belirlenen yerlerin dışında meydana gelmişse,
b) Aynı Sözleşmeye taraf olan bir ülkenin bayrağını taşıyan bir gemiden kaynaklanmışsa,
c) Türkiye’de dava yoluyla ileri sürülmüşse,
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca uygulanacak yabancı hukukun, 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesine aykırı olan hükümleri uygulanmaz. Böyle bir hâlde, 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi doğrudan geçerli olur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1340. maddesi; deniz yoluyla taşınan petrol veya diğer tehlikeli maddelerden kaynaklanan kirlenme zararlarında uygulanacak hukuku belirleyen özel bir kuraldır. Madde, ülkemizin taraf olduğu 1992 tarihli Sorumluluk Sözleşmesi’ni (Petrol Kirliliği Zararlarından Doğan Hukuki Sorumluluk Sözleşmesi) doğrudan uygulanır hale getirir. Bu sözleşme; gemiden sızan petrol nedeniyle zarar gören kişilerin daha kolay ve adil bir tazminat almasını, gemi işletenlerin ise sınırlı sorumluluktan faydalanmasını sağlar.
Maddeye göre üç şart birlikte gerçekleşirse, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) uyarınca seçilmiş olabilecek yabancı bir hukukun Sözleşme'ye aykırı hükümleri uygulanmaz. Bunun yerine 1992 Sözleşmesi doğrudan devreye girer. Söz konusu şartlar şunlardır:
- Kirlenme zararı, Sözleşme'nin II. maddesinde belirtilen coğrafi yerlerin dışında meydana gelmiş olmalı; yani açık denizde ya da taraf devletlerin kara suları dışında bir alanda gerçekleşmelidir.
- Zarar, Sözleşme'ye taraf olan bir ülkenin bayrağını taşıyan bir gemiden kaynaklanmış olmalıdır.
- Zarar tazmini istemi Türkiye'de dava yoluyla ileri sürülmelidir.
Kısacası madde; Türk mahkemesinde açılan bir davada, gemi işletenlerin veya sigortacıların başka bir ülkenin daha esnek hukuk kurallarına sığınmalarını engellemeyi amaçlar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Özellikle petrol ve kimyasal madde taşıyan gemi işletenleri, navlun sözleşmesi yapan firmalar ve deniz sigortası yaptıran şirketler bu maddeyi yakından ilgilendirir. Örneğin bir Türk ithalatçı firması, Afrika'dan gelen bir gemiden sızan petrol nedeniyle liman tesislerinde zarara uğramış olsun. Geminin bayrağı Sözleşme'ye taraf bir ülkeye aitse ve zarar açık denizde meydana gelmişse, yabancı sigorta şirketi sözleşmede kendi ülkesinin hukukunun uygulanacağını iddia etse bile Türk mahkemesi bu madde gereği 1992 Sözleşmesi'ni esas alır. Böylece tazminat miktarı, zamanaşımı ve sorumluluk limitleri Sözleşme kurallarına göre belirlenir.
Şirketlerin bu maddeyi bilmesi, özellikle gemi operasyonları ve sigorta poliçelerini düzenlerken uluslararası sözleşmelere uygun hareket etmelerini sağlar. SicilAI olarak da vurguladığımız üzere; deniz ticaretiyle uğraşan işletmelerin, bu tür "doğrudan uygulanan kurallar"ı göz ardı ederek yalnızca sözleşme serbestisine dayanması risklidir. Kirlenme zararlarında taraf olunan uluslararası düzenlemeler her zaman sözleşme metninin önüne geçebilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sigorta poliçesinde hukuk seçimi yapmanız onu kurtarmaz: Şartlar oluştuysa sözleşmede başka hukuk seçilmiş olsa bile 1992 Sözleşmesi uygulanır; bu nedenle poliçe limitleri ve muafiyetler Sözleşme hükümlerine göre yeniden değerlendirilmelidir.
- Gemilerin bayrak devleti ve sefer rotası dikkatle izlenmelidir: Sözleşme'ye taraf olmayan bir bayrak taşıyan gemiden kaynaklanan zararlarda madde uygulanamayabilir; bu durumda farklı hukuk kuralları devreye girebilir.
- Kirlenme zararının yeri çok kritiktir: İç sularda veya karasularında meydana gelen zararlarda Sözleşme'nin coğrafi kapsamı farklı işleyebilir; yanlış yorum davayı uzatabilir ve tazminat kaybına yol açabilir.
- Yabancı hukuktan avantaj beklemeyin: Şartlar oluştuğunda Sözleşme doğrudan uygulanacağı için, daha düşük sorumluluk limiti vaat eden bir yabancı hukuka güvenilmemelidir.
- Dava sürecinde yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk itirazları iyi hesaplanmalıdır: Türkiye'de dava açılması halinde mahkeme, bu maddeyi gereği gibi uygulamakla yükümlüdür; ancak teknik eksiklikler nedeniyle hak kayıpları yaşanmaması için deniz hukuku uzmanı desteği alınmalıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.