# MADDE 1347
Sorumluluk sınırlaması fonunda faiz işlemez
Resmi Kanun Metni
(1) 1976 veya 1992 tarihli sözleşmeler uyarınca sorumluluğun sınırlanmasının mahkemece kabul edildiği durumlarda, fona giren alacakların, sözleşmelerde belirtilen sınırları aşan kısmı için faiz işletilemez.
(2) Bu Kanun uyarınca kurulan fonların, paylaştırma sonuna kadar faiz getiren bir hesapta tutulması zorunludur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun deniz ticareti hukukuna ilişkin hükümlerinden biridir. Özellikle 1976 ve 1992 tarihli uluslararası sözleşmelere (bu sözleşmeler denizcilikte sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkindir) dayanarak bir gemi işletmeni veya tacir, doğan zararlardan dolayı sorumluluğunu belirli bir limite kadar sınırlandırabilir. Mahkeme bu sınırlamayı kabul ettiğinde, alacaklıların tatmin edileceği bir “fon” oluşturulur. İşte bu fona giren alacakların, sözleşmelerde belirlenen sınırı aşan kısmı için faiz işletilemez. Yani alacaklının, limitin üzerinde kalan miktar için ayrıca bir faiz beklentisi hukuken geçerli değildir. İkinci fıkra ise önemli bir usul kuralı getirir: Bu Kanun uyarınca kurulan tüm fonların, paylaştırma (dağıtım) işlemi tamamlanana kadar faiz getiren bir banka hesabında tutulması zorunludur. Bu sayede fonun değeri enflasyon karşısında korunur ve alacaklılar mağdur edilmez. Fon, pasif olarak bekletilemez; mutlaka nemalandırılmalıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle anlatalım: Liman yakınında bir gemi kazası meydana gelir ve taşınan yükler büyük ölçüde hasar görür. Yük sahipleri, gemi işletmesinden tazminat ister. Gemi işletmesi, yetkili mahkemeye başvurarak sorumluluğunun 1976/1992 sözleşmelerindeki sınırla kayıtlı olduğunu beyan eder ve bir fon oluşturur. Mahkeme bu sınırlamayı kabul ederse, alacaklılar artık fonun toplam miktarından pay alırlar. Diyelim ki bir alacaklının asıl alacağı 10 milyon TL, ancak sözleşmeye göre fona giren sınır 8 milyon TL. Bu durumda kalan 2 milyon TL için alacaklı, "faiz de isterim" diyemez. Bu, gemici işletmeleri için bir öngörülebilirlik sağlar. Fonun faiz getiren hesapta tutulması ise özellikle şirketlerin finans birimlerini ilgilendirir. Şirket sahibi, fonu oluşturup mahkemeye sunarken, hesabın vadeli veya faiz getiren bir mevduat hesabı seçilmesine dikkat etmelidir. Paylaştırma süreci uzarsa, faiz geliri de zaman içinde birikerek hak sahiplerine dağıtılabilir. Bu nedenle fonun kurulduğu andan itibaren idari süreçlerin profesyonelce yürütülmesi gerekir. SicilAI platformunda, bu tür fonlara ilişkin mahkeme kararlarını ve uygulama örneklerini inceleyerek sürece daha hazırlıklı yaklaşabilirsiniz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sorumluluğun sınırlanması amacıyla kurulan fonun, paylaştırma sonuna kadar faiz getiren bir hesapta tutulmaması, gemi işletmesi veya fonu yöneten taraf için ağır hukuki sorumluluk doğurur; bu durumda faiz geliri kaybı tazmin edilmek zorunda kalabilir.
- Alacaklılar, limiti aşan alacakları için faiz talebinde bulunabilirler. Ancak mahkeme, bu madde kapsamında böyle bir talebi reddeder; yine de bu durum yargılamanın uzamasına ve gereksiz yargı masraflarına yol açabilir.
- 1976 ve 1992 tarihli sözleşmelerin kapsamını bilmeden limit hesabı yapmak, fona hangi alacakların girdiğinin yanlış belirlenmesine neden olur. Bu da ileride dağıtım aşamasında iptal davalarına veya itirazlara zemin hazırlar.
- Fonun paylaştırılması uzun sürebilir; bu süreçte hesabın faiz getirip getirmediğinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve denetlenebilir bir kayıt düzeni tutulması şarttır. Aksi halde denetim eksikliği, şirket yöneticilerinin hukuki ve cezai sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.