# MADDE 1349
Yargılama Giderleri Sorumluluğu Sınırlanamaz
Resmi Kanun Metni
(1) Yargılama ve takip giderleri için sorumluluk sınırlanamaz; bir fon kurulmuş olsa bile, davalı veya takip borçlusu, bu giderleri ayrıca ödemek zorundadır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, Türk Ticaret Kanunu kapsamında şirketlerin veya tacirlerin hukuki uyuşmazlıklarda karşılaştıkları yargılama ve takip giderlerinden kaçış yolunu kapatmaktadır. Kural açıktır: Yargılama harçları, bilirkişi ücretleri, vekalet ücreti ve icra takip masrafları gibi adli giderler için önceden yapılan hiçbir sınırlama anlaşması geçerli değildir. Bir şirket, kurumsal yapısı gereği bir "fon" oluşturmuş olsa dahi, dava açan tarafın haklı çıkması durumunda tüm yargılama giderlerini karşı tarafa ödetme hakkı doğar. Bu, davalının veya takip borçlusunun şahsi malvarlığına kadar uzanabilen bir sorumluluktur. Maddenin amacı, adalete erişimi engelleyecek girişimleri ve hukuki süreçlerin maliyetini başkasına yıkma çabalarını önlemektir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Özellikle limited ve anonim şirketlerde görülen bir durum, ortakların veya şirket yöneticilerinin, şirket adına yapılan sözleşmelere "herkes kendi yargılama giderini karşılar" şeklinde bir madde eklemesidir. İşte bu madde, ticaret mahkemesinde yapılan yargılamada bu anlaşmayı geçersiz sayar. Örneğin: Bir şirket, tedarikçisine olan borcunu ödemediği için icra takibine uğrar. Takip borçlusu şirket, önceden kurulmuş bir "ödeme fonundan" feragat ederek yalnızca anapara ve işlemiş faizi ödemek istediğini söylese bile; alacaklının icra vekalet ücreti ve masrafları da ayrıca tahsil edilir. Üstelik bu fon bir limited şirket ortağının sermaye taahhüdünden doğan bir teminat fonu ise, fonun varlığı davalının bu giderleri ödemekten kaçınmasına gerekçe yapılamaz. Sicil işlemleri açısından bakıldığında, şirket ana sözleşmesine "yargılama giderlerinden sorumlu olunmayacağına" dair bir hüküm konulmak istenirse, bu hüküm resen dikkate alınmayacaktır. SicilAI olarak bu maddeyi, hukuki risk yönetimi yapan tüm şirketlere hatırlatmak isteriz: Sözleşmelerinize ve esas sözleşmenize bu tür sınırlamalar eklemek sizi korumaz; aksine karşı tarafa güven vererek dava açma maliyetini düşürür.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Sözleşmelere "yargılama giderlerinden karşılıklı vazgeçme" maddesi koymak: Bu tür kayıtlar TTK m.1349 karşısında geçersizdir ve iş yaparken yanıltıcı bir güven oluşturur.
- Fon veya teminat havuzu kurmanın masrafları karşılayacağını varsaymak: Kurulmuş bir fon olsa bile, dava kaybeden tarafın kendi şahsi malvarlığıyla bu giderleri ödemesi gerekebilir; fonun varlığı bir istisna yaratmaz.
- İcra takibi sırasında yalnızca anapara ödeyip "geri kalanı fondan karşılayın" demek: Bu durumda icra dairesi, takip borçlusunun tüm malvarlığına haciz koyabilir ve ek masraflar da borca işlenir.
- Şirket yetkililerinin kişisel sorumluluğunu hafife almak: Özellikle iflas erteleme veya konkordato süreçlerinde, alacaklıların yargılama giderleri bir "imtiyazlı alacak" değil, ayrı bir ödeme yükümlülüğü olarak doğar.
- Arabuluculuk ve tahkim süreçlerinde masraf paylaşımına güvenmek: Bu madde, tahkim yargılamasında da emredici nitelikte olup, hakem kararlarında bu giderlerin tamamı haksız çıkan taraftan tahsil edilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.