# MADDE 1359
Deniz Alacaklarinda Ihtiyati Hacizde Yetkili Mahkeme
Resmi Kanun Metni
(1) 1354 ve 1355 inci maddeler uyarınca deniz alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olan mahkeme, deniz alacağının esasına ilişkin olarak yapılmış bir yetki veya tahkim sözleşmesi yoksa, ihtiyati haczi tamamlamak üzere açılacak dava hakkında ve ihtiyati haczi uygulayan icra dairesi de icra takibi hakkında yetkilidir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, deniz alacaklarından doğan uyuşmazlıklarda bir gemiye ihtiyati haciz konulduğunda, asıl davanın ve icra takibinin nerede yürütüleceğini düzenleyen bir yetki kuralıdır. Özü şudur: 1354 ve 1355 inci maddelerde sayılan bir deniz alacağı (örneğin yakıt bedeli, navlun, yükleme veya onarım ücreti) için ihtiyati haciz kararı veren mahkeme; taraflar arasında alacağın esasına ilişkin yazılı bir yetki veya tahkim sözleşmesi yoksa, ihtiyati haczi tamamlamak için açılacak asıl dava üzerinde de yetkilidir. Başka bir deyişle, alacaklı şirket gemiyi bağlattığı mahkemede alacağını dava ederek tek merkezde işlem yapabilir. Aynı mantıkla, haczi uygulayan icra dairesi de icra takibi bakımından yetkili sayılmıştır. Bu düzenleme, gemi sahibi ile alacaklı arasındaki sözleşmede "şu mahkeme veya şu tahkim heyeti yetkilidir" gibi geçerli bir kayıt bulunması hâlinde geçerli olmaz; o zaman taraflar sözleşmedeki yetki veya tahkim hükmüne uymak zorundadır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir senaryo üzerinden düşünelim: İzmir’de faaliyet gösteren gemi yakıt tedarikçisi bir şirket, Antalya limanına yanaşan bir gemiyi yakıt ikmali yaptıktan sonra bedelini alamamıştır. Tedarikçi, alacağının karşılığını garantiye almak için geminin bulunduğu yer mahkemesinden (Antalya) ihtiyati haciz kararı almıştır. Bu madde sayesinde, yakıt sözleşmesinde yetki veya tahkim şartı yoksa tedarikçi, asıl alacak davasını da Antalya’da açabilir; ayrı bir ilde mahkeme aramak zorunda kalmaz. Böylece dava, haciz ve icra takibi aynı şehirde ve aynı dosya düzeninde ilerler. Ancak sözleşmede "Londra’da tahkim" veya "İstanbul Mahkemeleri yetkilidir" gibi açık bir hüküm varsa kural değişir: ihtiyati haciz bir önlem olarak yine alınabilir, fakat alacağın esasına ilişkin dava veya tahkim süreci sözleşmede belirlenen yerde devam eder.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yetki ve tahkim şartını gözden kaçırmak: Sözleşmede geçerli bir yetki sözleşmesi veya tahkim kaydı varsa, ihtiyati haczi veren mahkemede açılan asıl dava yetkisizlik nedeniyle reddedilebilir. Bu da süre ve maliyet kaybına yol açar.
- İhtiyati haczi tamamlama süresini kaçırmak: İhtiyati haciz geçici bir tedbirdir; asıl davanın veya icra takibinin usul kurallarınca öngörülen süre içinde tamamlanması gerekir. Süre kaçırılırsa haciz kendiliğinden kalkar ve alacaklının eli boş kalır.
- Haksız ve kötü niyetli haciz riski: Haciz kararı yaklaşık ispat ölçüsüne bağlıdır. Alacaklının kötü niyeti veya haksız olduğu sonradan ortaya çıkarsa, karşı taraf tazminat davası açabilir ve uğranılan zararlardan sorumluluk doğabilir.
- Mahkeme ile icra dairesi yetkisini karıştırmak: Madde, mahkemenin asıl dava için, haczi uygulayan icra dairesinin ise icra takibi için yetkili olduğunu ayırmıştır. Bu iki yetkinin birbirinden farklı kurallara bağlı olduğu unutulmamalıdır.
- Sözleşme incelemesini ihmal etmek: Şirketlerin yakıt, navlun ve kira sözleşmelerindeki yetki/tahkim maddelerini önceden tespit etmesi gerekir. Bu noktada SicilAI üzerinden sözleşme ve alacak kayıtlarının düzenli takip edilmesi, hangi mahkemeye gidileceğini öngörmeyi ve hukuki sürprizlerden kaçınmayı kolaylaştırır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.