# MADDE 138
Tasfiye halinde şirket birleşme şartlari
Resmi Kanun Metni
(1) Tasfiye hâlindeki bir şirket, malvarlığının dağıtılmasına başlanmamışsa ve devrolunan şirket olması şartıyla, birleşmeye katılabilir.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/10 md.) Birinci fıkradaki şartların varlığı, devralan şirketin merkezinin bulunduğu yerin ticaret sicili müdürlüğüne sunulan belgelerle ispatlanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, iflas veya kapanma sürecine girmiş (tasfiye hâlindeki) bir şirketin, başka bir şirketle birleşmesini düzenler. Genel kural, tasfiye sürecindeki bir şirketin birleşmeye katılamayacağıdır; ancak bu madde iki önemli istisna getirir. Birincisi, şirketin malvarlığının henüz ortaklara dağıtılmaya başlanmamış olması gerekir. İkincisi ise bu şirketin birleşmede ancak "devrolunan" şirket olması, yani bir başka şirketin bünyesine katılarak tüzel kişiliğinin sona ermesidir. Başka bir deyişle, tasfiye hâlindeki bir şirket, aktif olarak başka bir şirketi bünyesine katamaz; sadece "kendisi katılabilir". Bu sayede, henüz borçları ödenmiş ve malvarlığı dağıtılmamış bir şirketin, tasfiye sürecini yarıda bırakarak daha güçlü bir şirkete devrolması ve böylece ticari hayatın devamlılığı sağlanır. İkinci fıkra ise bu durumun ispatını devralan şirketin merkezinin bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne sunulacak belgelerle yapılacağını belirtir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Diyelim ki bir limited şirket, faaliyetlerini sonlandırıp tasfiye sürecine girdi. Ortaklar, şirketin elinde hâlâ değerli bir gayrimenkul veya nakit olduğunu ve bu varlıkların dağıtılıp şirketin kapanması yerine, daha büyük bir anonim şirkete devredilmesinin daha kârlı olacağını fark etti. İşte bu madde devreye girer. Şirketin genel kurulu, tasfiyeden vazgeçerek devrolunma kararı alabilir. Bu kararın ardından devralan şirketin merkezinin bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne başvuru yapılır. Başvuruda, tasfiye hâlindeki şirketin malvarlığının henüz dağıtılmadığını gösteren bilanço, ara bilanço, yönetim kurulu raporu ve genel kurul kararı gibi belgeler sunulur. Sicil müdürlüğü, bu belgeleri inceleyerek birleşme işlemini tescil eder. Pratikte bu tür birleşmeler, özellikle grup şirketlerinin yeniden yapılandırılmasında sıkça kullanılır. SicilAI gibi platformlar, bu süreçte hangi belgelerin gerektiğini ve sicil müdürlüklerindeki uygulama farklılıklarını takip ederek şirketlerin işlemlerini hatasız tamamlamasına yardımcı olur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Malvarlığı Dağıtımına Başlanmışsa İşlem Yapılamaz: Tasfiye sürecinde ortaklara avans veya kısmi dağıtım yapıldıysa, bu madde kapsamında birleşme mümkün olmaz. Bu durumda birleşme başvurusu reddedilir.
- Eksik veya Yanlış Belge Sunulması: İspat yükü şirkete aittir. Bilanço veya genel kurul kararının noter onaylı olmaması, ara dönem mali tabloların eksikliği gibi basit hatalar süreci uzatır ve birleşmenin tescilini engelleyebilir.
- Tasfiye Kararından Dönme Usulüne Uyulmaması: Tasfiyeden dönüş ve devrolunma kararının genel kurulda kanunda öngörülen toplantı ve karar nisaplarıyla alınmaması, alınan kararın geçersizliğine yol açar.
- Alacaklıların Zarara Uğraması: Tasfiye hâlindeki şirketin borçları tam olarak ödenmeden veya garanti altına alınmadan yapılan birleşmelerde, şirket alacaklıları birleşmeye itiraz edebilir ve tazminat davası açabilir.
- Devralan Şirketin Merkezinin Bulunduğu Yer Yetkilidir: Başvuru yanlış sicil müdürlüğüne yapılırsa, dosya iade edilir ve zaman kaybı yaşanır. Yetkili merci, devralan şirketin sicil kaydının bulunduğu yerdir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.