# MADDE 1399
Hapis Hakkı İlamlı Takip 15 Gün Kuralı
Resmi Kanun Metni
(1) Hapis hakkıyla teminat altına alınan alacak, bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanıyorsa, alacaklı, defterin tutulmasından başlayarak onbeş gün içinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapar. Şu kadar ki, takip konusu ilamda veya ilam niteliğindeki belgede hapis hakkı da belirtilmemişse, borçlu hapis hakkına itiraz edebilir. Bu durumda, İcra ve İflas Kanununun 147 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1399. maddesi, alacağı bir hapis hakkı (rehin) ile güvence altına alınmış olan alacaklıya, bu alacağını tahsil etmek için çok daha hızlı bir yol sunar. Eğer alacağınız bir mahkeme ilamına (kesinleşmiş mahkeme kararı) veya ilam niteliğindeki bir belgeye (noterden düzenlenmiş sözleşme, icra dairesi düzenlemesi gibi) dayanıyorsa, borçlunun ayrıca icra takibi başlatmanıza gerek kalmaksızın, doğrudan "taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip" yapabilirsiniz. Bu takibin başlatılması için belirlenen süre, ticari defter ve belgelerdeki kaydın tutulmasından itibaren 15 gündür. Yani alacaklı, bu süre içinde hapis hakkına konu olan malı (taşınırı) sattırarak alacağını tahsil etme yoluna gidebilir. Bu düzenleme, özellikle ticari hayatta güvence altına alınmış alacakların tahsilatını hızlandırmayı amaçlar; alacaklıya genel haciz yoluyla takip beklemeden doğrudan rehin konusu mala yönelme imkânı tanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi olduğunuzu ve bir müşterinize mal sattığınızı, ancak bu satış karşılığında aldığınız teminat senedinin karşılıksız çıktığını varsayalım. Mahkemeden bu senetle ilgili kesin bir alacak kararı aldınız. Bu karar bir ilamdır. Rehin sözleşmeniz de noterde düzenlendiyse, elinizde ilam niteliğinde bir belge mevcuttur. Bu durumda, rehin konusu malı (örneğin müşterinizin deposundaki makineyi) satarak tahsilat yapmanız için 15 günlük süre işlemeye başlar. Bu süre, rehne konu malın işlendiği ticari defterin tutulduğu andan itibaren hesaplanır. Süreyi kaçırmamanız kritiktir, aksi halde bu hızlı yoldan yararlanamazsınız ve genel icra prosedürlerine dönmek zorunda kalırsınız. Öte yandan, borçlu tarafın da bir güvencesi vardır: Eğer icra takibine dayanak yapılan ilamda hapis hakkı açıkça belirtilmemişse, borçlu bu hakka itiraz edebilir. Bu itiraz üzerine İcra ve İflas Kanunu’nun 147. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendi devreye girer ve süreç yargılamayı gerektirir. SicilAI olarak önerimiz, işlemlerinizde süreleri dijital takip sistemleriyle yönetmeniz ve hukuki danışmanlık almanızdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- 15 günlük sürenin kaçırılması: Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Süre kaçırılırsa ilamlı takip yolu kapanır, genel haciz yoluyla takip yapmak zorunda kalırsınız.
- İlamda hapis hakkının açıkça yazılmaması: Mahkeme kararında veya belgede hapis hakkınızın belirtilmemiş olması, borçluya itiraz imkânı verir; bu da takibi uzatır ve yeni bir yargılama süreci başlatabilir.
- Defter kaydının usulsüz tutulması: Rehin konusu malın deftere işlenmemesi veya eksik işlenmesi, 15 günlük sürenin başlangıç noktasını tartışmalı hale getirir ve ispat yükü alacaklıya geçer.
- Rehin konusu malın korunmaması: Takip sürecinde malın muhafazası kötü yapılırsa veya borçlu malı kaçırırsa, alacaklı icra dairesinden tazminat talep etmek durumunda kalabilir, ancak bu ayrı ve uzun bir hukuki süreçtir.
- İtiraz sürecinin yanlış yönetilmesi: Borçlunun itiraz etmesi halinde dosyanın İİK 147/1-2 uyarınca özel bir dava sürecine dönüştüğü unutulmamalı; bu davada teknik hatalar yapılması alacağın tamamen kaybına yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.