# MADDE 1400
Hapis Hakkı İlamsız Takip İtiraz Süreci
Resmi Kanun Metni
(1) Hapis hakkıyla teminat altına alınan alacak, bir ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanmıyorsa, alacaklı, defterin tutulmasından başlayarak onbeş gün içinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapar. Borçlu, alacağa veya hapis hakkına veya her ikisine birden itiraz edebilir. Bu itiraz hakkında İcra ve İflas Kanununun 147 nci maddesi uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, bir tacirin hapis hakkına dayanarak alacağını tahsil etme yolunu düzenler. Diyelim ki bir işletme, karşı tarafla yaptığı bir sözleşme gereği, borçlunun malını veya ticari belgesini (örneğin bir fatura konusu malı) elinde bulunduruyor. İşte bu durumda işletme sahibi, alacağı güvence altına almak için "hapis hakkına" sahiptir. Bu hak, alacaklıya, borç ödenene kadar o malı veya belgeyi geri vermeme yetkisi tanır.
Maddenin özü şudur: Alacaklı, hapis hakkıyla bağlı olan bu alacağını tahsil etmek istediğinde, elinde mahkeme kararı (ilam) veya ilam niteliğinde resmi bir belge yoksa, doğrudan icra dairesine başvurarak "ilamsız takip" başlatabilir. Ancak bunun için çok önemli bir süre kuralı vardır: Bu takip, işletmenin ticari defterine bu hapis konusu işlemin işlendiği tarihten itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. Yani alacaklı, hakkını kullanmak için 15 günlük kesin bir süreyle sınırlıdır. Bu süre geçerse, hapis hakkına dayanarak ilamsız takip yapma imkanı ortadan kalkar.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: (A) şirketi, (B) şirketine 100.000 TL tutarında makine satmıştır. Satış sözleşmesi gereği, makine (B)'nin deposuna kurulana kadar mülkiyeti ve zilyetliği (elde bulundurma) (A)'da kalmıştır. Ancak (B), makineyi teslim aldıktan sonra fatura bedelini ödememiştir. (A), hâlâ makinenin başında bulunan bir belge veya mala sahipse (örneğin, makinenin anahtarını veya sigorta poliçesini elinde tutuyorsa) bu durumda hapis hakkı doğar.
(A), bu alacağını tahsil etmek için icraya başvuracaksa, önce ticari defterine bu alacağı kaydetmiştir. İşte bu kayıt tarihinden itibaren 15 gün içinde (A), İcra Müdürlüğü'ne başvurarak "rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip" talebinde bulunmalıdır. Bu takip sürecinde (B) şirketi, kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz edebilir. (B), ya borcun olmadığını, ya hapis hakkının şartlarının oluşmadığını ya da her ikisini birden ileri sürerek itiraz edebilir. Bu itiraz değerlendirilirken, İcra ve İflas Kanunu'nun 147. maddesindeki hükümler devreye girer. Yani itirazın sonuçları, itirazın kaldırılması ve durdurulması gibi süreçler o kanuna göre yürür. SicilAI olarak önerimiz; bu tür bir takip öncesinde sürenin kaçırılmaması ve itiraz durumunda hukuki destek alınmasıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- 15 günlük sürenin kaçırılması: En büyük risk, deftere kayıt tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü sürenin geçirilmesidir. Bu süre geçtikten sonra hapis hakkına dayalı ilamsız takip yapılamaz, alacaklı genel haciz yoluna veya dava açmaya mecbur kalır.
- Defter kaydının eksik veya hatalı tutulması: Takip başlangıcı için esas alınan defter kaydının usulüne uygun ve doğru tarihli olması gerekir. Yanlış tarih veya eksik kayıt, süre hesabını ve dolayısıyla takibin geçerliliğini etkiler.
- Hapis hakkının şartlarının oluşmaması: Alacaklının, borçlunun malını veya belgesini hukuka uygun bir şekilde elinde bulundurması gerekir. Örneğin, malı haksız olarak alıkoymuşsa veya zilyetlik hukuki bir dayanaktan yoksunsa, hapis hakkı iddiası geçersiz sayılır.
- İtirazın süresinde yapılmaması: Borçlu tarafından yapılan itirazın İcra ve İflas Kanunu'nun 147. maddesindeki usullere uygun olmaması veya süresinin kaçırılması durumunda takip kesinleşebilir. Ancak burada borçlu açısından da ciddi hak kayıpları oluşur.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.