# MADDE 1454
Üçüncü Kişi Lehine Sigorta Sözleşmesi
Resmi Kanun Metni
(1) Sigorta ettiren, üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek, sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine sözleşme yoksa, sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir ve onu dava edebilir.
(2) Üçüncü kişinin adının belirtildiği durumlarda, tereddüt hâlinde, sigorta ettirenin, üçüncü kişinin temsilcisi olarak değil, kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir.
(3) Sözleşmede, sigortanın kimin menfaati için yaptırıldığı açık da bırakılabilir. “Kimin olacaksa onun lehine” yapılan böyle bir sigortanın, üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılırsa, ikinci fıkra hükmü uygulanır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1454. maddesi, bir sigorta sözleşmesinin sigorta ettirenin kendi menfaati için değil, bir başkasının (üçüncü kişinin) menfaati için yapılabileceğini düzenler. Sigorta ettiren, poliçeyi yaptıran ve primleri ödeyen kişidir; ancak bu maddeye göre, sözleşmeden doğan tüm haklar sigortalıya, yani menfaati korunan üçüncü kişiye aittir. Sigortalı, aksine bir sözleşme hükmü yoksa, sigorta tazminatını doğrudan sigortacıdan isteyebilir ve gerektiğinde dava açabilir. Eğer sigorta ettiren sözleşmede üçüncü kişinin adını açıkça yazmışsa, tereddüt hâlinde bu kişinin temsilci olarak değil; kendi adına fakat üçüncü kişi lehine hareket ettiği kabul edilir. Sözleşmede sigortanın "kimin olacaksa onun lehine" yapıldığı da açıkça belirtilebilir; bu durumda, sigortanın üçüncü kişi lehine yaptırıldığı anlaşılıyorsa aynı kural uygulanır. Bu madde, iş dünyasında özellikle şirketlerin çalışanları, ortakları veya ticari iş ortakları adına yaptırdığı sigortalarda kimin hak sahibi olduğunu netleştirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirket sahibi düşünelim: İş yerinde kullanılan bir kamyon için kendi adına poliçe yaptırır, ancak bu kamyon aslında bir ortağa veya lojistik hizmeti alınan bir firmaya aittir. Poliçe, mal sahibi firmanın menfaatini koruyacak şekilde düzenlenmişse, kaza hâlinde tazminatı poliçeyi ödeyen şirket değil, mal sahibi firma alır. Benzer şekilde, bir işletme çalışanları için hayat veya sağlık sigortası yaptırdığında, sigortalı çalışandır; çalışan hastalanır veya vefat ederse tazminatı çalışan ya da mirasçıları talep eder. Bu tür sözleşmelerde tarafların kim olduğunun açıkça yazılması, muhasebe kayıtları ve olası denetimler açısından kritik önem taşır. Sicil işlemlerinde, şirket yetkililerinin sözleşmeyi imzalamadan önce poliçedeki “sigortalı” ve “menfaat sahibi” ibarelerini kontrol etmesi gerekir. SicilAI olarak, şirket kuruluş ve sonrası süreçlerde bu tür sözleşme ilişkilerinin taraflarını ve hak sahipliğini netleştirmenin, ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önlediğini hatırlatmak isteriz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Poliçede sigortalının adının açıkça belirtilmemesi hâlinde, tazminat ödemesinde sigortalının kim olduğu ispat sorunu yaratabilir.
- Sigorta ettiren, üçüncü kişinin temsilcisi olmadığı hâlde bu sıfatla hareket ederse sözleşme geçersiz sayılabilir.
- Sözleşmede aksine bir hüküm bulunmuyorsa, sigorta ettirenin tazminatı kendi adına talep etme hakkı yoktur; bu durum şirket ortakları arasında anlaşmazlık çıkarabilir.
- “Kimin olacaksa onun lehine” yapılan sigortalarda, lehtarın belirlenmesi güçleşir ve bu belirsizlik, hasar anında ödemeyi geciktirir.
- Sigorta ettiren, sigortalının rızası olmadan sözleşmeyi feshetmeye kalkışırsa veya prim artışını kabul etmezse, sigortalının hak kaybına yol açabilir ve aleyhe tazminat davalarına maruz kalınabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.