# MADDE 202
Bagli Sirket Zarari Hakim Sirket Sorumluluk Denkleştirme
Resmi Kanun Metni
(1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın.
b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.
c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler.
d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez.
e) Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 inci maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır.
(2) Hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan, birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler. Değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.
(3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir.
(4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede, pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır.
(5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukuki sonuçlarının, bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 202, şirketler topluluğundaki "hâkim şirket" ile "bağlı şirket" arasındaki ilişkiyi düzenler. Bir holding ya da ana şirket, bağlı şirketini (yan kuruluşunu) bilerek zarara uğratacak biçimde yönetemez. Başka bir deyişle hâkim şirket; bağlı şirketi kârını aktarmaya, malvarlığını rehinle sınırlandırmaya, kefalet vermeye, borç üstlenmeye ya da yatırımlarını durdurmaya zorlayamaz. Ancak bu yönde bir işlem yapılırsa, ortaya çıkan kaybın o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilmesi veya kaybın nasıl ve ne zaman telafi edileceği açıkça belirtilerek bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınması gerekir. Aksi hâlde bağlı şirketin pay sahipleri ve alacaklılar devreye girer; tazminat veya payların satın alınması davası açabilir. Bu düzenleme, azınlık pay sahiplerini ve şirket alacaklılarını koruyan önemli bir kalkandır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örnek senaryo: Bir ana şirket, banka kredisi için bağlı şirketini kefil göstermiştir. Bu kefalet nedeniyle bağlı şirketin kasasından para çıkar ve şirket zarar eder. Eğer ana şirket, aynı yıl içinde bu zararı bağlı şirkete nakit enjeksiyonuyla kapatmazsa veya zararın gelecek yıl kapatılacağına dair yazılı ve değerlendirilebilir bir istem hakkı tanımazsa, bağlı şirketin ortakları ve hatta alacaklıları mahkemeye başvurabilir. Mahkeme, somut olaya göre tazminata hükmedebileceği gibi, davacıların paylarının ana şirket tarafından satın alınmasına da karar verebilir. Birleşme, bölünme, tür değiştirme gibi önemli yapısal kararlarda ise genel kurulda red oyu verip tutanağa geçirenler veya yönetim kurulu kararına yazılı itiraz edenler, paylarının gerçek değerle satın alınmasını isteyebilir. Bu tür davalarda süre ve ispat kuralları çok kritiktir; bu nedenle topluluk hukuku işlemlerinde uzman bir değerlendirme yapmak gerekir. SicilAI, güncel içtihat ve madde gerekçelerini derleyerek hâkim şirket yetkililerinin ve bağlı şirket yöneticilerinin hak ve yükümlülüklerini önceden görmesine yardımcı olabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Denkleştirme kaydının faaliyet yılı kapanmadan fiilen yapılmaması en sık yapılan hatadır; "ileride telafi ederiz" anlayışı tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
- Bağlı şirkete tanınan istem hakkının süresinin ve kapsamının açıkça belirlenmemesi, madde kapsamındaki korumayı etkisiz kılabilir.
- Genel kurulda red oyu verirken tutanağa geçirtilmemesi veya yönetim kurulu kararına yazılı itirazın belgelendirilememesi, dava açma hakkını kaybettirir.
- İki yıllık zamanaşımı süresi kaçırıldığında tazminat ve satın alma talepleri dinlenmez; işlem tarihleri mutlaka takip edilmelidir.
- Dava açıldığında mahkemece istenen teminatın yatırılmaması, yürütmenin durdurulması ve davanın akamete uğraması sonucunu doğurur; kötüniyetli davalarda karşı taraf tazminat talep edebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.