# MADDE 223
Şirket Yönetim Yetkisi Kapsamı Oybirliği
Resmi Kanun Metni
(1) Şirketin yönetimi kapsamındaki hususlar, şirketin amacını ve konusunu elde etmek için yapılması gereken olağan işlem ve işler ile sınırlıdır. Şirketi yönetenler, şirket menfaatine uygun gördükleri işlerde, olağan işlem ve işlerle sınırlı olmak şartıyla, sulh, feragat ve kabul ile tahkime de yetkilidirler. Şu kadar ki, bağışta bulunmak, kefil olmak, üçüncü kişi lehine garanti vermek, ticari mümessil tayin etmek ve şirket konusuna girmiyorsa taşınmazları satmak, satın almak, teminat göstermek, şirketin özüne ilişkin üretim araçlarını elden çıkarmak, rehnetmek veya ticari işletme rehni kurmak gibi olağan iş ve işlemler dışında kalan hususlarda ortakların oybirliği şarttır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 223, bir şirketin yönetim yetkisinin sınırsız olmadığını, tamamen şirketin amacı ve konusu ile çizildiğini ortaya koyar. Kanun koyucu, yöneticilerin günlük ve olağan ticari faaliyetleri yürütme konusunda geniş bir serbestiye sahip olduğunu ancak bu serbestinin yalnızca şirketin kuruluş amacını gerçekleştirmeye yönelik işlemlerle sınırlı olduğunu hükme bağlamıştır. Yöneticiler, bu olağan işlemler kapsamında kalmaları şartıyla şirket menfaatine uygun görülen davalarda sulh olabilecek, davadan feragat edebilecek, davayı kabul edebilecek ve tahkim başvurusu yapabilecektir. Ancak maddenin ikinci cümlesinde istisnai ve ağır sonuçlu işlemler tek tek sayılmıştır. Bağışta bulunmak, kefil olmak, üçüncü kişi lehine garanti vermek, ticari mümessil atamak, şirket konusuna girmeyen taşınmazları satmak veya satın almak, bu taşınmazları teminat göstermek, şirketin özüne ilişkin üretim araçlarını elden çıkarmak veya rehetmek ve ticari işletme rehni kurmak gibi işlemler ''olağan dışı'' kabul edilmiş ve bu işlemler için ortakların oybirliği şart koşulmuştur. Bir başka deyişle, bu sayılan işlemlerde tek bir ortağın bile muhalefeti, söz konusu yönetim kararının uygulanmasını engeller. Maddenin ruhu, ortakların şirket üzerindeki kontrolünü zayıflatacak ve şirketin varlığını riske atacak nitelikteki işlemlerde tüm ortakların bilgilendirilmesini ve onayını zorunlu kılmaktır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde, ticaret hayatında en çok karşılaşılan yetki aşımı uyuşmazlıklarının temelini oluşturur. Örneğin bir anonim şirketin yönetim kurulu üyesi, şirketin içinde bulunduğu nakit sıkıntısını çözmek için yönetim kurulu başkanı olarak tek başına karar alıp şirkete ait üretim tesisini bankaya ipotek göstermek isterse, bu işlem madde kapsamında ''olağan işlem'' olmadığı için tek başına yapılamaz. Öncelikle genel kurulun veya varsa tüm ortakların oybirliği ile karar alması gerekir. Karar alınmadan yapılan işlem, tapu müdürlüğünde tescil edilmiş olsa dahi şirket açısından bağlayıcılık taşımaz ve yönetici, şirkete verdiği zarardan bizzat sorumlu olur. Benzer şekilde bir limited şirket müdürü, şirketin ana faaliyet konusu olmasa da iyi bir yatırım gördüğü bir arsayı satın almak istediğinde, bu taşınmaz edinimi şirket konusu kapsamında değilse mutlaka ortaklar kurulunun oybirliği ile karar alması gerekir. Ticaret sicilinde yapılan tescil ve ilan işlemlerinde de bu husus önemle aranır. Sicil müdürlükleri, taşınmaz devri veya rehin gibi işlemlerin tescilinde, kararın oybirliğiyle alındığını gösteren noter onaylı karar metni veya toplantıya tüm ortakların katıldığını belirten tutanağı talep eder. SicilAI olarak şirket sahiplerinin ve yöneticilerin özellikle bu tür işlemlerde genel kurul veya ortaklar kurulu toplantısını usulüne uygun çağrı yaparak ve tüm ortakların imzasını alarak karar altına almalarını, ardından sicil başvurusu yapmalarını öneriyoruz. Aksi takdirde işlem geri dönebilir, tescil talebi reddedilebilir ve süreç uzayarak maddi kayıplara neden olabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Yöneticilerin, ortakların oybirliğini almadan taşınmaz satışı, taşınmaz alımı veya ipotek tesisi gibi işlemlere girişmesi halinde bu işlemler butlan (geçersizlik) yaptırımına tabi olabilir; tapuda devir gerçekleşse bile şirket adına tescilin iptali istenebilir.
- Şirket ana sözleşmesinde konunun geniş yazılması, olağan işlem sınırını genişletmez. Kanun, belirli işlem türlerini doğrudan olağan dışı saymıştır. Bu nedenle ''zaten şirket konumuz her şeyi yapmaya uygun'' gerekçesiyle bağış, kefalet veya garanti işlemi yapılması risklidir.
- Şirketin özüne ilişkin üretim araçlarının elden çıkarılması veya rehnedilmesi, yönetim kurulunun inisiyatifiyle yapılmamalıdır. Bu tarz işlemler, şirketin faaliyetini tamamen durdurabilecek nitelikte olduğundan, ortakların çoğunluk kararı yerine oybirliğiyle onayı aranır; aksi halde yöneticilerin sorumluluğu doğar.
- Davada sulh, feragat ve kabul yetkisi kullanılırken yöneticilerin işin boyutunu küçümseyip karar alması, şirketin hak kaybına uğramasına yol açabilir. Özellikle değeri yüksek davalarda mutlaka ortakların bilgilendirilmesi ve çoğunluğun değil oybirliğiyle ortak kararının alınması güvenli olur.
- Ticaret siciline yapılacak başvurularda, oybirliği alınmadığı hâlde alınmış gibi gösterilen veya toplantı nisabını sağlamayan kararlar, müdürlüklerce re'sen reddedilmektedir. Ayrıca iyi niyetli üçüncü kişilere karşı dahi şirket, yöneticinin yetki aşımını ileri sürebileceğinden, karşı tarafın da bu işlemden dönmesi ciddi bir ticari itibar kaybı yaratır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.