# MADDE 238
Şirket borcunda ortakların iflas takibi
Resmi Kanun Metni
(1) Yalnız şirket aleyhine alınmış olan mahkeme kararı, şirket hakkındaki takip semeresiz kalmadıkça veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş olmadıkça ortaklar hakkında icra edilemez.
(2) İcra emrinin şirkete tebliğine rağmen borç ödenmediği takdirde, alacaklı, şirketle birlikte ortakların veya bazılarının da doğrudan iflasını isteyebilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 238. maddesi, limited şirket ortaklarının şirket borçlarından dolayı hangi şartlarda takip edilebileceğini düzenler. Kural olarak limited şirket ortakları, yalnızca koymayı taahhüt ettikleri sermaye payları kadar şirkete karşı sorumludur ve şirketin borçlarından kişisel olarak sorumlu tutulamazlar. Ancak bu madde, alacaklılara belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde ortaklara başvurma imkânı tanır. Birinci fıkraya göre, yalnızca şirket aleyhine alınmış bir mahkeme kararı, şirket hakkındaki icra takibi sonuçsuz kalmadıkça veya şirket herhangi bir sebeple sona ermedikçe ortaklar hakkında icra edilemez. Yani alacaklı, önce şirketin mal varlığına başvurmak zorundadır. Şirketin mal varlığı borcu karşılamaya yetmezse veya şirket tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona ererse, bu durumda ortakların mal varlığına yönelik icra yolu açılabilir.
İkinci fıkra ise daha ileri bir düzenleme getirir: İcra emrinin şirkete tebliğ edilmesine rağmen borç ödenmemişse, alacaklı dilerse şirketle birlikte ortakların veya bazı ortakların doğrudan iflasını isteyebilir. Bu hüküm, özellikle şirketin ödemelerini aksattığı ve borcun tahsilinin mümkün olmadığı durumlarda alacaklıya güçlü bir koz verir. Ortaklar, şirket borcundan dolayı kişisel olarak iflas edebilirler. Bu, limited şirket ortaklığının sanıldığı kadar güvenli bir liman olmadığını gösterir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: (A) Ltd. Şti., tedarikçisi (B) firmasına olan 500.000 TL'lik borcunu ödemez. (B), şirket aleyhine icra takibi başlatır ve mahkemeden ilam alır. İcra dairesi şirketin mallarına haciz koyar ancak şirketin kasasında ve banka hesaplarında yeterli para yoktur, malları da borcu karşılamaz. Bu durumda takip “semeresiz kalır”. İşte tam bu noktada (B), (A) Ltd. Şti. ile birlikte ortakların (örneğin tek ortağın veya tüm ortakların) iflasını mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, şirketin borca batık olduğunu ve iflas koşullarının oluştuğunu tespit ederse ortaklar hakkında iflas kararı verilebilir.
Pratikte bu madde, özellikle şirketin “cebini doldurup” alacaklılara borcunu ödemeden dağılmasını engellemeye yöneliktir. Alacaklılar, sadece şirketin tüzel kişiliğini takip etmekle kalmayıp, doğrudan ortakların kişisel mal varlıklarına ve iflasına başvurabilir. Bu, şirket ortaklarının yönetim kurulu üyeleri veya şirketin mal varlığını kötüye kullanan kişiler için ciddi bir uyarıdır. Sicil işlemleri bakımından ise, ortaklık yapısı ve şirketin sermayesi ile ilgili kayıtların doğru tutulması, bu tür takiplerde kimlerin sorumlu olacağını belirlemede önem taşır. SicilAI platformu olarak, ortaklık yapınızdaki değişiklikleri ve şirket bilgilerinizi güncel tutmanın, hukuki süreçlerde size avantaj sağladığını hatırlatmak isteriz. Eksik veya hatalı sicil kaydı, yanlış kişilerin takip edilmesine yol açabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kişisel mal varlığının riske girmesi: Limited şirket ortağı olmak, sanılanın aksine borçlardan tamamen koruma sağlamaz; şirket borcu ödenmezse ortakların iflası istenebilir.
- İcra takibinin “semeresiz kalması” şartının yanlış yorumlanması: Alacaklı, şirkete haciz koymadan doğrudan ortaklara gidemez. Önce şirketin mal varlığı tüketilmelidir. Bu süreci iyi takip etmeyen alacaklılar zaman kaybedebilir.
- Ortaklar arasında ayrım yapılmaması: İkinci fıkra, “ortakların veya bazılarının” iflasının istenebileceğini söyler. Alacaklı, sorumlu olmayan bir ortağı da davaya dâhil edebilir; bu durumda ortağın savunma yapması ve takibin haksızlığını ispat etmesi gerekir.
- Şirketin sona ermesi hâlinde zamanaşımı ve usul hataları: Şirket tasfiye edilmişse, ortaklara başvuru süreci farklılaşır. Tasfiye kapanışının ardından ortaklara doğrudan icra takibi başlatılabilir, ancak bu süreçte yetkili mahkeme ve icra dairesi kurallarına dikkat edilmelidir.
- İcra emrinin tebliğ edilmesinin beklenmemesi: İflas talebi için icra emrinin şirkete tebliğ edilmiş ve borcun ödenmemiş olması gerekir. Bu şart gerçekleşmeden iflas talebinde bulunmak usulen reddedilebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.