# MADDE 239
İflasta Şirket Malvarlığının Ortak Alacaklılarına Karşı Korunması
Resmi Kanun Metni
(1) Şirketin iflası hâlinde, şirket alacaklıları alacaklarını almadıkça, ortakların kişisel alacaklıları şirket mallarına başvuramazlar.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 239, Türk Ticaret Kanunu'nda şirketler hukukunun en temel güvencelerinden birini düzenler: Malvarlığının ayrılığı ilkesi. Bu maddeye göre, bir şirket iflas ettiğinde öncelik hakkı tamamen şirket alacaklılarındadır. Şirketin alacaklıları, alacaklarını tahsil etmeden; ortakların kişisel (özel) alacaklıları, şirketin malvarlığına haciz koyamaz veya satış talep edemez. Başka bir deyişle, bir ortağın şahsi borcundan dolayı şirketin kasasındaki para, deposundaki mal veya makine haczedilemez. Şirket tüzel kişiliği ile ortakların kişisel malvarlığı arasındaki bu keskin duvar, iflas sürecinde de aynen korunur. Şirket alacaklılarının alacağı tamamen karşılanmadan, ortakların kişisel alacaklılarının şirket malvarlığına yönelmesi hukuken mümkün değildir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bu madde, uygulamada en çok limited şirket ortağı ve anonim şirket pay sahiplerinin kişisel borçları nedeniyle karşımıza çıkar. Diyelim ki bir limited şirket ortağının şahsi borcundan dolayı alacaklısı, ortağın şirketteki hissesine haciz koydurdu. Bu haciz, şirketin bilançosundaki nakit ve ticari malları değil; yalnızca ortağın şirket üzerindeki payına yönelik olabilir. Şirket ise iflas etmişse, bu kez ortak alacaklısı beklemek zorundadır: şirketin tüm borçları tasfiye edilip alacaklılar tatmin edilmedikçe, ortağın kişisel alacaklısı şirket malvarlığından pay alamaz. Tasfiye sonunda kalan bir artık değer varsa, ancak o zaman ortak alacaklıları sıraya girer. Sicil işlemleri açısından ise; SicilAI olarak vurgulamalıyız ki, iflas kararının ticaret siciline tescilinden sonra şirket malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas idaresine geçer ve ortak alacaklılarının bu süreçte doğrudan şirket mallarına başvurması hukuka aykırılık teşkil eder.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Şirket borçları ile ortakların şahsi borçlarının birbirine karıştırılması en sık yapılan hatadır. Özellikle kefalet veren ortaklar, kefalet borcu nedeniyle şirket mallarının doğrudan hedef alınabileceğini sanır ancak bu yanlıştır.
- Ortak alacaklılarının, şirket iflas etmeden önce ihtiyati haciz veya haciz kararıyla şirket mallarına yönelmesi, maddi tazminat ve haksız haciz davalarına davetiye çıkarır.
- İflas masasına kayıt sürecinde, ortak alacaklısının şirket alacaklısı gibi sıraya girmeye çalışması, masanın red kararıyla karşılaşma riski taşır.
- Limited şirket hissesinin haczi ile şirketin kendisinin haczi farkının bilinmemesi; bu da icra dosyalarında yanlış borçluya ödeme emri gönderilmesine ve uzayan yargı süreçlerine neden olur.
- Tasfiye ve iflas sürecinde aktif-pasif tablosunun doğru tutulmaması, şirket alacaklılarına yapılacak sıra cetvelinde itirazlar doğurur ve süreci uzatır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.