# MADDE 245
Haklı Sebeple Fesih Davası Şartları
Resmi Kanun Metni
(1) Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle;
a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması,
b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi,
c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması,
d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi,
gibi hâller haklı sebeplerdendir.
(2) (a), (b) ve (c) bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
TTK Madde 245, ticaret şirketlerinde (özellikle limited ve anonim şirket ortaklıklarında) bir ortağın şirketten çıkarılması veya şirketin feshi için gerekli olan "haklı sebep" kavramını tanımlar. Maddeye göre haklı sebep; şirketin kuruluşunda etkili olan kişisel veya fiili koşulların, işletme konusunun gerçekleştirilmesini imkânsız ya da aşırı derecede güçleştirecek şekilde ortadan kalkmasıdır. Başka bir deyişle, ortaklar arasındaki güven ilişkisi çökerse veya bir ortağın davranışları şirketi çekilmez hale getirirse mahkemeden fesih talep edilebilir.
Madde dört temel haklı sebep örneği sayar:
- (a) İhanet: Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesap çıkarılmasında şirkete ihanet etmesi (örneğin gizli komisyon alması, şirket sırlarını rakiplere sızdırması).
- (b) Asli görev ve borçların yerine getirilmemesi: Örneğin koymayı taahhüt ettiği sermayeyi ödememesi, ortağa düşen işleri sürekli ihmal etmesi.
- (c) Kişisel menfaat için unvan veya malların kötüye kullanılması: Şirketin markasını, ticaret unvanını ya da demirbaşlarını şahsi çıkar için kullanması.
- (d) Yetenek ve ehliyet kaybı: Sürekli hastalık, yaşlılık veya benzeri nedenlerle ortağın şirket işlerini yürütme gücünü tamamen kaybetmesi.
İkinci fıkra ise çok önemli bir sınırlama getirir: (a), (b) ve (c) bentlerindeki fesih sebebini kendisi yaratan ortak, bu sebebe dayanarak dava açamaz. Yani şirkete ihanet eden veya görevini yapmayan ortak, kendi kusurunu bahane ederek fesih talep edemez.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Örnek senaryo: İki ortaklı bir limited şirket düşünün. Ortaklardan biri şirketin banka hesaplarından kendi borçlarını ödüyor, ayrıca müşteri portföyünü kurduğu başka bir şirkete aktarıyor. Diğer ortak bu durumu öğrendiğinde şirketi ayakta tutmakta zorlanıyor. İşte bu durum maddenin (a) ve (c) bentlerine girer. Mağdur ortak, mahkemede haklı sebeple fesih davası açabilir. Mahkeme, şirketin mevcut durumunu ve ortakların çıkarlarını değerlendirerek feshe veya davacı ortağın payının devri suretiyle şirketin devamına karar verebilir.
Ticaret sicili açısından ise uygulama şöyle işler: Mahkeme fesih kararı verirse bu karar tescil ve ilan edilir; şirket tasfiye sürecine girer. Mahkeme, fesih yerine ortağın şirketten çıkarılmasına karar verirse bu da ticaret sicilinde tescil edilir. Bu işlemlerin eksiksiz yapılması, üçüncü kişilerin (özellikle alacaklıların) korunması bakımından kritiktir. SicilAI olarak bu süreçte tescil evraklarının ve mahkeme kararlarının doğru hazırlanmasına yönelik rehberlik sunuyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Kendi kusurunu öne sürme hatası: Şirkete ihanet eden veya asli borçlarını yerine getirmeyen ortak, bu maddeye dayanarak dava açarsa mahkeme davayı reddeder. Ayrıca karşı taraf vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilebilir.
- Arabuluculuk şartının atlanması: 6102 sayılı TTK’ya göre ticari davalarda (fesih davaları dahil) arabuluculuk zorunlu bir dava şartıdır. Arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açılırsa dosya usulden reddedilir; bu da ciddi zaman ve masraf kaybı doğurur.
- İhtiyati tedbir eksikliği: Fesih davası sürerken şirket malvarlığının korunması için ihtiyati tedbir talep edilmemesi, karşı tarafın mal kaçırmasına veya şirket kaynaklarını eritmesine yol açabilir.
- Haklı sebebin dar yorumlanması riski: Mahkemeler, feshi şirket yaşamını sona erdiren en ağır yaptırım olarak görür. Bu nedenle haklı sebep iddialarının güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Örneğin "ortaklar anlaşamıyor" gibi soyut gerekçeler tek başına haklı sebep sayılmaz.
- Dava hakkının zamanaşımına uğraması: Haklı sebebi öğrendikten sonra makul süre içinde dava açılmalıdır. Uzun süre sessiz kalan ortak, şirketi feshe zımnen kabul etmiş sayılabilir ve dava hakkını kaybedebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.