# MADDE 246
Sermaye Borcu Fesih Ihbar Sureci
Resmi Kanun Metni
(1) Sermaye koyma borcunun yerine getirilmemesinden dolayı fesih davası açabilmek için önce ortağa noter aracılığıyla uygun süreyi içeren bir ihbar gönderilir. İhbar, verilen süre içinde borcun yerine getirilmesi ihtarını da içerir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 246. maddesi, limited şirketlerde ortağın taahhüt ettiği sermaye koyma borcunu yerine getirmemesi hâlinde şirketin izleyeceği yolu düzenler. Maddeye göre, şirket doğrudan mahkemeye gidip "fesih davası" açamaz. Önce ortağa noter aracılığıyla bir ihtarname gönderilmesi zorunludur. Bu ihtarnamede, ortağa borcunu ödemesi için "uygun bir süre" tanınması ve bu süre içinde borcun ifa edilmesinin açıkça ihtar edilmesi gerekir. Yani madde, bir anlamda "son uyarı" mekanizması kurar; şirketin en ağır yaptırımı olan fesih davasına başvurabilmesi için önce bu usulü eksiksiz tamamlaması şarttır. Fesih davası, şirketin son çaresidir; kanun koyucu bu dava yolunu zorlaştırarak ortaklığın ayakta kalmasını ve borcun tahsil edilmesini önceler. Bu düzenleme, ortağın savunma hakkını korur ve keyfi fesih başvurularının önüne geçer.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir limited şirket ortağının, örneğin 100.000 TL'lik sermaye taahhüdünü şirketin kuruluşunda sadece dörtte birini ödeyip kalan 75.000 TL'yi 24 ay içinde ödemeyi vadettiğini ama bu sürede hiç ödeme yapmadığını düşünelim. Şirket yönetimi bu durumda hemen fesih davası açmaya kalkarsa, mahkeme davayı usulden reddedecektir. Çünkü madde, önce noter aracılığıyla bir ihtar gönderilmesini emreder. Bu ihtarda ortağa örneğin 30 günlük bir süre verilir ve bu süre içinde borcun ödenmesi istenir. İhtarname tebliğ edilir ve süre boşuna geçerse, ancak o zaman şirket genel kurul kararı alarak fesih davası açabilir. Sicil işlemleri açısından önemli bir nokta, noter ihtarnamesinin ve tebliğ belgesinin dava dosyasına sunulması gerektiğidir; bu belgeler olmadan dava açılamaz. Ayrıca şirket, bu fesih davasını açarken ticaret siciline tescil ve ilan ettirmesi gereken bir karar almadığı için genellikle sicil kaydına doğrudan yansıyan bir işlem olmaz; ancak dava sonucunda şirketin feshine karar verilirse, bu karar tescil ve ilan zorunluluğu doğurur. Maddenin pratikteki bir diğer yansıması, şirketlerin çoğu zaman fesih davası açmak yerine bu ihtarnameyi bir "tahsilat baskısı" aracı olarak kullanmasıdır. İhtarnameyi alan ortak, şirketin ciddi olduğunu anlar ve ya borcunu öder ya da ortaklıktan çıkarılmayı kabul eder. SicilAI olarak, müvekkillerimize her zaman bu sürecin dava açılmadan önceki aşamada, yani ihtarname ile birlikte yönetilmesini ve mümkünse sulh yoluyla çözülmesini öneriyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Noter yerine adi posta veya e-posta göndermek: Madde açıkça "noter aracılığıyla" ifadesini kullandığı için, ihtarnamenin noterden gönderilmemesi hâlinde yapılan ihtar hukuken geçersiz sayılır ve dava açılamaz.
- "Uygun süre"nin çok kısa tutulması: Verilen sürenin makul olmaması (örneğin 1 gün) hâlinde mahkeme bu ihtarı geçersiz bulabilir. Uygulamada en az 15-30 gün gibi bir süre tanınması gerekir; aksi takdirde fesih davası reddedilebilir.
- İhtarnamede borcun miktarı ve ödeme şartının açıkça yazılmaması: İhtarname yalnızca "borcunuzu ödeyin" demekle yetinmemeli; hangi tutarın, hangi hesaba, ne zaman ödeneceği net biçimde belirtilmelidir. Muğlak ihtarnameler dava aşamasında ciddi delil sorunları yaratır.
- Tebligat usulüne dikkat edilmemesi: Noter ihtarnamesinin ortağın bilinen adresine usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir. Tebligatın yapılamaması veya yanlış adrese gönderilmesi hâlinde ortağın bilgi sahibi olmadığı ileri sürülebilir ve dava süreci uzar.
- Fesih davasını açmadan önce genel kurul kararı alınmaması: TTK'nın ilgili hükümleri gereği bu tür bir davaya şirket genel kurulunun karar vermesi gerekir. Bu karar alınmadan yönetim kurulunun tek başına dava açması hâlinde dava ehliyet yönünden reddedilebilir.
- Ödeme yapıldıktan sonra davanın sürdürülmesi: İhtarname süresi içinde ortak borcunu öderse, fesih davası açmanın hukuki yararı ortadan kalkar. Davanın açılması durumunda mahkeme davanın esasını incelemeden reddedecektir; bu da şirket açısından zaman ve masraf kaybıdır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.