# MADDE 249
Ortak Borcu İçin Şirket Feshi
Resmi Kanun Metni
(1) Bir ortağın kişisel alacaklısı, borçlunun kişisel mallarından ve 133 üncü madde gereğince şirketteki kâr payından alacağını alamazsa, tasfiye sonunda borçlu ortağa düşecek paya haciz koydurmaya ve altı ay önce ihbarda bulunmak ve hesap yılı sonu için hüküm ifade etmek üzere, şirketin feshini istemeye yetkilidir.
(2) Mahkemece feshe karar verilmezden önce, şirket veya diğer ortaklar borcu öderlerse, fesih davası düşer.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, şirket ortağının kişisel (özel) borçları nedeniyle şirketin feshedilmesi koşullarını düzenler. Bir ortağın kişisel alacaklısı, önce borçlunun şahsi mallarına ve şirketteki kâr payına başvurur; eğer bu yollarla alacağını tahsil edemiyorsa, ortağın şirketteki tasfiye payı üzerine haciz koydurtabilir. Üstelik alacaklıya, altı ay önceden ihbarda bulunmak ve hesap yılı sonunu dikkate almak şartıyla mahkemeden şirketin feshini isteme yetkisi tanınır. Bu, alacaklının son çare olarak kullanabileceği ciddi bir hukuki yoldur.
Maddenin ikinci fıkrası önemli bir güvence getirir: Mahkeme feshe karar vermeden önce şirket veya diğer ortaklar borçlu ortağın borcunu öderse, açılmış olan fesih davası kendiliğinden düşer. Yani şirket, dışarıdan bir müdahaleyle yok olmaktan kurtulabilir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut bir örnekle düşünelim: Bir limited şirket ortağının şahsi bir borcu vardır. Alacaklı, ortağın banka hesaplarına ve maaşına haciz koydurur ama borç kapanmaz. Bu durumda alacaklı, ortağın şirketteki payına ve kâr payına el koymak ister. Şirket kâr dağıtmıyorsa veya ortak payını devretmiyorsa, alacaklının elinde tek yol kalır: tasfiye sonunda ortağa düşecek payı haczetmek ve bu paya ulaşabilmek için şirketin feshini talep etmek. İşte bu madde, alacaklıya bu imkânı tanır.
Fesih davası açılacağı zaman noter aracılığıyla şirkete ihtar çekilmeli ve altı ay süre tanınmalıdır. Ayrıca hesap döneminin sonu beklelenir; çünkü tasfiye payı, hesap yılı kapanışına göre belirlenir. SicilAI platformunda sıkça karşılaştığımız bir konu: Ortaklar, bu tür bir ihtarname aldıklarında paniğe kapılıp şirketi kapatmak yerine, öncelikle borçlu ortağı uyarmalı ve borcun kapatılması için süre tanımalıdır. Eğer şirket veya diğer ortaklar bu borcu öderse dava düşecektir; bu hem şirketin devamlılığını sağlar hem de itibar kaybını önler.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- İhbar süresi hatası: Altı aylık ihbar süresi dolmadan dava açılırsa, mahkeme davayı usulden reddedebilir. Süre hesabının doğru yapılması şarttır.
- Hesap yılı sonunun gözetilmemesi: Fesih istemi, hesap yılı sonu için hüküm ifade eder. Eğer yanlış dönemde dava açılırsa, tasfiye payı henüz doğmamış sayılabilir ve alacaklı sonuç alamaz.
- Kişisel malların tüketilmediği itirazı: Alacaklı, önce borçlunun kişisel mallarına başvurduğunu ispat etmelidir. Aksi hâlde şirket feshi istemi kötüye kullanma sayılabilir.
- Şirketin borcu ödeyerek davayı düşürmesi: Şirket veya diğer ortaklar, yargılama sırasında borcu ödeyerek davayı sona erdirebilir. Alacaklı bu ihtimali dikkate almalıdır.
- Tasfiye payına haciz konulmadan fesih talebi: Maddeye göre önce tasfiye sonunda ortağa düşecek paya haciz koydurulmalıdır. Bu haciz yapılmadan doğrudan fesih istenmesi hukuken eksiktir.
Sonuç olarak bu madde, şirket ortaklarının şahsi borçlarının şirketin varlığını tehdit etmesini önlemeye yönelik bir denge kurar. Alacaklı için son çare, şirket için ise ağır bir uyarı niteliğindedir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.