# MADDE 250
Sirket Sona Ermesinde Tescil Ilan Yukumlulugu
Resmi Kanun Metni
(1) Şirketin sona ermesi hâlinde ortaklar sona ermeyi tescil ve ilan ettirmekle yükümlüdür. İflas sebebiyle şirketin infisahı hâlinde bu yükümlülük iflas memuruna aittir.
(2) Şirketin feshi bir ortağın ölümünden ileri gelmişse tescil ve ilan dilekçesi, ölen ortağın mirasçılarıyla birlikte diğer tüm ortaklar; mirasçıların katılması mümkün bulunmayan veya güç olan hâllerde, sağ kalan ortaklar tarafından verilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, bir şirketin hayatının sona erdiği anlarda kimlerin ne yapması gerektiğini netleştiriyor. Öncelikle temel kural şudur: Şirket sona erdiğinde (fesih/infisah), bu durumun ticaret siciline tescil edilmesi ve ilan edilmesi gerekir. Bu işlemi yapmakla yükümlü olanlar, şirketin ortaklarıdır. Yani şirket kapanıyorsa, ortaklar topluca bu durumu resmiyete dökmeli; sadece içeride karar almak yetmez, dışarıya karşı da ilan etmek gerekir.
Ancak maddenin çok önemli bir istisnası var: Eğer şirket iflas nedeniyle kendiliğinden sona erdiyse, bu tescil ve ilan yükümlülüğü ortakların elinden alınır ve doğrudan iflas memuruna verilir. Bu son derece mantıklıdır; çünkü iflas durumunda ortakların yönetim yetkisi ve malvarlığı üzerindeki tasarruf hakkı kalkar, devreye resmi bir tasfiye süreci girer.
Maddenin ikinci fıkrası ise daha hassas bir durumu ele alır: Şirket bir ortağın ölümü yüzünden sona ermişse (örneğin iki kişilik bir limited şirkette bir ortağın vefatı ve sözleşmede mirasçıların devam edeceğine dair hüküm yoksa), tescil ve ilan dilekçesini ölen kişinin mirasçılarıyla birlikte diğer tüm ortaklar imzalamalıdır. Eğer mirasçılara ulaşılamıyorsa veya mirasçıların sürece katılması çok güçse (örneğin yurt dışında yaşıyorlarsa veya mirası reddetmişlerse), o zaman bu dilekçeyi yalnızca hayatta kalan ortaklar verebilir. Bu, şirketin kaderinin mirasçıların inisiyatifine bağlı kalıp askıda kalmaması için getirilmiş pratik bir çözümdür.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut bir senaryo ile anlatalım: Bir limited şirketin iki ortağı var: Ali ve Veli. Veli vefat ediyor. Şirket sözleşmesinde mirasçıların ortak olarak devam edeceğine dair açık bir hüküm yok. Bu durumda şirket, TTK m.250 uyarınca kendiliğinden sona ermiş sayılır. Şimdi ne olacak?
Ali, Veli'nin mirasçılarını bulup onlarla birlikte ticaret siciline gidip şirketin sona erdiğini tescil ve ilan ettirmek zorundadır. Veli'nin eşi ve çocukları mirasçıdır. Ali, bu mirasçılarla birlikte bir dilekçe hazırlar. Ancak Veli'nin çocuklarından biri yurt dışında yaşıyor ve sürece katılamıyor. İşte tam bu noktada maddenin sağladığı esneklik devreye girer: Ali, mirasçıların katılmasının "güç" olduğunu belgeleyerek tek başına da tescil talebinde bulunabilir. Elbette bu bir ihmal değil, bir kolaylıktır; mahkeme veya sicil müdürlüğü bu durumda Alî'nin beyanını yeterli görebilir.
Bu süreçte süreler çok kritiktir. Şirketin sona erdiği tarihten itibaren tescil ve ilanın geciktirilmesi, şirketin ticaret unvanı üzerinde hak iddia eden üçüncü kişiler (örneğin alacaklılar) için sorun yaratabilir ve ortakların şahsi sorumluluğuna yol açabilir. Bu nedenle işletmeniz kapanma aşamasına geldiyse, SicilAI üzerinden güncel mevzuat takibi yaparak süreci doğru yönetmeniz ve profesyonel bir mali müşavir veya hukuk danışmanıyla ilerlemeniz hayati önem taşır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Süreyi kaçırmak: Sona erme tarihinden itibaren tescil talebinde bulunmak için yasal süreye uyulmaması, hem ortaklara idari para cezası getirir hem de şirket adına işlem yapmaya devam eden ortakların şahsen sorumlu olmasına neden olabilir.
- Eksik imza veya eksik mirasçı beyanı: Ölüm halinde mirasçılardan birinin sürece dahil edilmemesi, tescil talebinin reddine veya ileride mirasçılar tarafından yapılacak itirazlara yol açar. Mirasçı listesinin (veraset ilamı) güncel ve eksiksiz olması gerekir.
- İflas halinde ortakların yetki gaspetmesi: Şirket iflas etmişse artık ortaklar değil iflas memuru yetkilidir. Ortakların bu durumda kendi başlarına tescil istemesi hukuka aykırıdır ve iflas masasına zarar verici işlem sayılabilir.
- Mirasçıların katılmamasını usulünce belgelememek: "Katılma güçlüğü" istisnasına sığınmak için bu durumun somut delillerle ortaya konması gerekir; aksi halde sağ kalan ortağın tek başına yaptığı tescil geçersiz sayılabilir.
- Tescil ve ilanın birbirinden ayrı düşünülmesi: Tescil yaptırılıp ilan unutulursa, sona erme üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmez; bu da şirketin fiilen devam ediyormuş gibi işlem yapılmasına ve borç doğmasına yol açabilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.