# MADDE 256
Fesih Bildirimi Ortak Çıkarma Şirketin Devamı
Resmi Kanun Metni
(1) Süresiz şirketlerde ortaklardan biri şirketin feshi ihbarında bulunduğu takdirde, diğer ortaklar feshi kabul etmeyerek, o ortağı şirketten çıkarıp şirketin kendi aralarında devam etmesine karar verebilirler.
(2) Birinci fıkra hükmü, bir ortağın kişisel alacaklısının 248 veya 249 uncu maddeler gereğince itiraz veya fesih hakkını kullanması hâllerinde de geçerlidir.
(3) Bu takdirde şirketin devam edeceğine ilişkin karar, alacaklıya tebliğ edilir ve borçlu ortak faaliyet dönemi sonunda şirketten çıkarılır.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, süresi belirli olmayan bir şirkette ortağın "ben ayrılıyorum, şirketi feshediyorum" demesinin şirketi her zaman bitirmeyeceğini düzenler. Bir ortak, şirketin feshi için ihbarda bulunduğunda; diğer ortaklar bu feshi kabul etmeyerek, ayrılmak isteyen ortağı şirketten çıkarıp şirketi kendi aralarında devam ettirme kararı alabilir. Yani ortaklardan birinin keyfi davranışı veya çıkma isteği, şirketin sonunu getirmek zorunda değildir. Ayrıca bu kural yalnızca ortağın kendi iradesiyle fesih bildirmesi hâlinde uygulanmaz; bir ortağın kişisel alacaklısının kanunun 248 ve 249. maddeleri kapsamında itiraz veya fesih hakkını kullanması hâlinde de aynı yol izlenebilir. Bu durumda şirketin devam edeceğine dair karar alacaklıya tebliğ edilir ve borçlu ortak, faaliyet döneminin sonunda şirketten çıkarılır. Böylece hem alacaklının hakları korunur hem de şirketin kesintiye uğraması engellenir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Somut bir örnekle anlatmak gerekirse; iki ortaklı bir imalat şirketi düşünün. Ortaklardan biri işten ayrılmak istediğinde, şirketin tüm malvarlığının tasfiye edilmesi hem istihdamı hem ticari itibarı ciddi biçimde zedeler. Madde sayesinde diğer ortak, fesih ihbarına karşılık "ortaklıktan çıkarma ve şirketin devamı" kararı alabilir. Bu karar, şirket sözleşmesine uygun şekilde alınmalı ve ticaret siciline tescil ile ilan ettirilmelidir. Benzer şekilde, bir ortağın kişisel borcundan dolayı alacaklı, şirketin feshini talep ettiğinde, diğer ortaklar bu alacaklıya karşı şirketin devam ettiğini bildirerek borçlu ortağın payını tasfiye edebilir. Böylelikle alacaklı, borçlu ortağın şirketteki hak ve alacaklarına haciz koyabilir ancak şirketin varlığını sürdürmesini engelleyemez. Uygulamada bu tür kararların noterde alınması, alacaklıya usulüne uygun tebligat yapılması ve faaliyet dönemi sonunun doğru tespit edilmesi büyük önem taşır. SicilAI olarak vurgulamak gerekir ki, bu süreçte ticaret sicili müdürlükleri ortak değişikliğini tescil etmeden önce kararın kanuna uygunluğunu ve tebliğ belgelerini titizlikle inceler.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Fesih ihbarına rağmen ortak çıkarma kararının, ortaklar kurulunda kanunda öngörülen nisapla alınmaması, kararın geçersizliğine yol açar.
- Borçlu ortak hakkında alacaklı tarafından başlatılan takip varsa, alacaklıya tebligat yapılmadan şirket devam kararının tescil ettirilmeye çalışılması, alacaklının dava açmasına ve tescilin iptaline neden olabilir.
- Çıkarılan ortağın payının gerçek değerinin doğru hesaplanmaması hâlinde, ortak şirket defterlerine ve bilirkişi incelemesine başvurarak tazminat talep edebilir.
- Faaliyet dönemi sonu kavramının sözleşmede açıkça düzenlenmediği durumlarda, çıkarma tarihinin keyfî seçilmesi; şirketin ve kalan ortakların vergi ve muhasebe yükümlülüklerini olumsuz etkiler.
- Kararın ticaret siciline tescil ve ilanının süresinde yapılmaması, çıkarma işleminin üçüncü kişilere karşı ileri sürülememesine yol açar.
- Alacaklının fesih hakkının kötüye kullanılması hâlinde, alacaklıya karşı şirketin devam kararını kanıtlayan belgelerin eksik hazırlanması, şirketin ticari itibarını zedeleyen davalara sebebiyet verebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.