# MADDE 262
Ortaklıktan Çıkanın Payı Ne Zaman Ödenir
Resmi Kanun Metni
(1) Çıkan veya çıkarılan ortağın 260 ıncı maddede yazılı kurallara göre hesaplanacak payı, şirket sözleşmesinde gösterilen tarihte ve şirket sözleşmesinde hüküm yoksa ayrılmadan sonra çıkarılacak ilk bilanço tarihinde ödenir.
(2) Çıkarılan veya çıkan ortak ayrılma tarihinden önce girişilen işler tasfiye edilmedikçe şirketteki sermaye payını alamaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 262, bir ortaklıktan (özellikle kollektif şirketlerde) ayrılan veya çıkarılan ortağın sermaye payını ne zaman eline geçirebileceğini düzenler. İki temel kural koyar: Birincisi, pay alacağı şirket sözleşmesinde yazılı olan tarihte; sözleşmede tarih yoksa ayrılma tarihinden sonra çıkarılacak ilk bilançonun hazırlandığı tarihte ödenir. İkincisi ise daha kritiktir: Ayrılan ortak, ortaklıktan ayrılmadan önce başlanmış işler tasfiye edilmedikçe şirketteki sermaye payını alamaz. Yani ortak, "ben çıkıyorum, paramı hemen verin" diyemez; çünkü şirketin daha önce girdiği sözleşme ve ticari işlerden doğabilecek zararların hesabı yapılmadan ortaklıktan elini tamamen çekmiş sayılmaz. Burada korunan iki taraf vardır: Ortaklıkta kalan ortaklar ve üçüncü kişi alacaklılar. Ayrılan ortağın payı da madde 260'a göre, yani şirketin son bilançosundaki gerçek değer üzerinden hesaplanır; defterde yazılı nominal sermaye payı esas alınmaz. Bu yönüyle madde, ticari hayatta "çıkış anında nakdi hak etme" gibi yaygın bir yanılgıyı ortadan kaldıran bir güvence mekanizmasıdır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Ayşe ve Burak'ın ortak olduğu bir kollektif şirket, ayrılmadan önce bir yıl sürecek bir tedarik sözleşmesi imzalamıştır. Burak ortaklıktan ayrılmak istediğinde şirket sözleşmesinde ödeme tarihi varsa ödeme o gün; yoksa ayrılmadan sonra çıkarılacak ilk bilanço tarihi beklenir. Üstelik tedarik sözleşmesi henüz devam ettiği için bu iş tasfiye edilmeden Burak'ın payı ödenmez; işin kâr veya zararla sonuçlanması beklenir. Zarar çıkarsa bu zarar Burak'ın payından düşülebilir. SicilAI platformunda en sık karşılaştığımız soru da tam olarak budur: “Müdürlüğe çıkış bildirimi yaptım, param ne zaman ödenir?” Cevap, madde 262'nin bu iki aşamalı korumasında gizlidir: Önce bilanço ve varsa devam eden işlerin tasfiyesi, sonra ödeme. Uygulamada çıkış tarihi ile ödeme tarihi arasında ciddi zaman farkı oluşabilir; bu nedenle şirket sözleşmelerine açık bir ödeme takvimi ve gecikme faizi hükmü eklenmesi tarafların lehinedir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Hemen ödeme talebi: Ayrılan ortağın, ayrılma tarihinde derhâl payının ödenmesini istemesi en yaygın hatadır; bilanço çıkarılmadan ve varsa devam eden işler tasfiye edilmeden bu talep hukuken karşılanamaz.
- Bilanço tarihinin belirsiz bırakılması: Şirket sözleşmesinde ödeme tarihi yazılmamışsa ilk bilanço tarihine kadar beklenir; bilanço ne zaman çıkarılırsa o tarih esas alınır, ortağın istediği tarih değil.
- “Ayrılmadan önce girişilen işler”in geniş kapsamı: Yalnızca devam eden satışlar değil; taahhütler, kefaletler, açılmış davalar ve yarıda kalan işler de bu kapsamda değerlendirilir. Tasfiye edilmeyen iş varsa ödeme yıllarca gecikebilir.
- Gerçek değerin yanlış hesaplanması: Pay, 260. madde uyarınca son bilançodaki gerçek değerden hesaplanır; ortağın koyduğu sermaye ile karıştırılmamalıdır. Aksi hâlde eksik veya fazla ödeme uyuşmazlıkları doğar.
- Çıkışın tescil ve ilan edilmemesi: Ticaret siciline tescil ettirilmeyen çıkış, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez ve ayrılan ortak yeni borçlardan sorumlu tutulabilir.
- Tasfiye sürecinin uzaması: Kalan ortakların tasfiyeyi kötü niyetle sürüncemede bırakması hâlinde alacak enflasyon karşısında eriyebilir; sözleşmeye ödeme planı ve faiz şartı eklenmesi bu riski azaltır.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.