# MADDE 270
Tasfiye Halinde Kollektif Şirket İflası
Resmi Kanun Metni
(1) Bir kollektif şirketin tasfiye hâlinde bulunması, iflasına engel oluşturmaz.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bir kollektif şirket, ortakların kararıyla ya da kanunda öngörülen bazı durumlarda tasfiye sürecine girebilir. Tasfiye, şirketin işlerinin tasfiye memuru tarafından sonlandırılması, alacakların tahsil edilmesi, borçların ödenmesi ve kalan malvarlığının ortaklara dağıtılması anlamına gelir. Ancak bu madde, tasfiye hâlinde olmanın şirketin iflasına engel olmadığını açıkça belirtir. Yani bir kollektif şirket henüz tasfiye sürecindeyken bile, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşerse hakkında iflas kararı verilebilir. Tasfiye süreci ile iflas süreci birbirinden bağımsız değildir; aksine, tasfiye sırasında ortaya çıkan borca batıklık durumu, şirketin iflasına giden yolu açabilir. Bu hüküm, özellikle şirketin malvarlığının tüm borçları karşılamadığının geç fark edilmesi hâlinde alacaklıların haklarını korumaya yönelik önemli bir güvencedir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Uygulamada bir kollektif şirket tasfiye kararı aldığında, ticaret siciline “Tasfiye Hâlinde” ibaresi tescil edilir ve tasfiye memuru atanır. Tasfiye memuru, şirketin aktifini satır, alacaklılarını öder ve kalanı ortaklara dağıtarak şirketi sona erdirir. Ancak tasfiye sürecinde şirketin borca batık olduğu anlaşılırsa ne olur? İşte bu madde devreye girer. Örneğin; iki ortağı olan bir kollektif şirket, işletmesini kapatmaya ve tasfiyeye başlamıştır. Fakat tasfiye sırasında şirketin bir bankaya olan ağır bir borcu ortaya çıkar. Şirketin mevcut malvarlığı bu borcu karşılayamaz. Banka, şirketin iflasını isteyebilir. Mahkeme de tasfiyenin devam ettiği gerekçesiyle bu talebi reddedemez; aksine iflas hükümlerini uygulayarak iflas tasfiyesi başlatır. Ticaret sicili müdürlükleri de bu tür durumlarda “Tasfiye Hâlinde” kaydının yanına iflas kaydını işler. SicilAI olarak, tasfiye memurlarının ve ortakların, tasfiye sırasında ortaya çıkan borca batıklık durumunu derhâl yetkili mahkemeye bildirmeleri ve ticaret sicili müdürlüğüyle koordineli hareket etmeleri gerektiğini özellikle vurguluyoruz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Tasfiye memurunun, şirketin borca batık olduğunu tespit etmesine rağmen iflas başvurusunda bulunmaması hâlinde doğacak zararlardan şahsen sorumlu olabilir; bu durum hem hukuki hem de cezai risk doğurur.
- Ortaklar, tasfiye sürecinin başlamasıyla birlikte malvarlığını kendi aralarında paylaşmaya girişirse, alacaklıların iflas talebi üzerine bu paylaşım iptal edilebilir ve ortakların kişisel malvarlıklarına haciz uygulanabilir.
- Tasfiye sürecinde tespit edilen borca batıklık durumu ile ilgili olarak ticaret sicilinden şirketin terkinini (silinmesini) istemek, alacaklıların hak kaybına yol açabilir; bu yüzden terkin talebinden önce mahkemeden iflas kararı alınması gerekir.
- İflas kararı verildiğinde tasfiye memurunun yetkileri elinden alınır ve yerine iflas idaresi atanır. Tasfiye memurunun bu yetki devrine direnmesi, görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilebilir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.