# MADDE 274
Tasfiye Memurlarının Görevden Alınması Rehberi
Resmi Kanun Metni
(1) Tasfiye memurları, şirket sözleşmesiyle veya şirketin sona ermesinden önce bir ortaklar kararıyla, ortaklar arasından seçilmişlerse, diğer ortakların oybirliğiyle verebilecekleri bir kararla görevden alınabilirler. Oybirliğine ulaşılamadığı takdirde, ortaklardan herhangi birinin istemi üzerine, haklı sebepler varsa, mahkemece görevden alınabilirler.
(2) Görevden alma davası şirketin sona ermesinden önce de açılabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 274. maddesi, bir şirketin tasfiye sürecinde görev yapan tasfiye memurlarının nasıl görevden alınacağını düzenler. Önemli ayrım şudur: Eğer tasfiye memuru, şirket ortakları arasından seçilmişse, diğer ortakların tamamının oybirliğiyle alacağı bir genel kurul kararı ile azledilebilir. Yani tek bir ortağın muhalefeti, oybirliğiyle azil kararı alınmasını engeller. Oybirliği sağlanamıyorsa, ortaklardan herhangi biri mahkemeye başvurarak "haklı sebeplere" dayanarak tasfiye memurunun görevden alınmasını isteyebilir. Bu davayı açma hakkı, şirketin sona erme süreci tamamlanmadan (örneğin ticaret sicilinden terkin işleminden önce) de mevcuttur. Kısacası madde, ortaklara hem kendi içinde çözüm üretme imkânı hem de mahkemeye erişim hakkı tanır.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirketin tasfiyeye girdiğini düşünün. Tasfiye memuru, şirketin alacaklarını toplamak, borçlarını ödemek ve kalan malvarlığını paylaştırmakla görevlidir. Diyelim ki ortaklardan biri, tasfiye memurunun şirketin mallarını düşük fiyatla sattığını veya işlemlerini şeffaf yürütmediğini fark etti. Bu durumda ne yapmalı?
Öncelikle diğer ortakları ikna ederek genel kurulda oybirliğiyle bir azil kararı çıkarmayı denemelidir. Eğer ortaklardan biri bu karara karşı çıkarsa, oy birliği sağlanamadığı için karar alamazsınız. Bu durumda elinizde tek yol kalır: Mahkemede azil davası açmak. Mahkeme, tasfiye memurunun görevini kötüye kullanıp kullanmadığını, şirket menfaatlerini koruyup korumadığını değerlendirir. Haklı sebep bulursa onu görevden alır. Bu dava, şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden önce her zaman açılabilir; yani tasfiye sürecinin uzaması bir engel değildir.
Bu süreçte özellikle ortağı olduğunuz şirketin tasfiye hâlinde olduğunu ve SicilAi üzerinden güncel sicil kayıtlarını takip etmeniz gerektiğini unutmayın. Tasfiye memurunun yetkileri, görevden alınma kararı kesinleşene kadar devam eder; bu nedenle hukuki aksiyon alırken hızlı ve dikkatli olmak şarttır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Oybirliği şartını göz ardı etmek: Tasfiye memurunu azletmek için toplantıya katılmayan veya olumsuz oy kullanan bir ortağın olması durumunda karar geçersiz olur. Bu da ileride kararın iptali riskini doğurur.
- Haklı sebep olmadan dava açmak: Mahkemeden azil istenebilmesi için "haklı sebep" şarttır. Tasfiye memurunun kişisel olarak sevilmemesi veya ufak anlaşmazlıklar haklı sebep sayılmaz; aksi hâlde dava reddedilir ve yargılama giderlerine katlanırsınız.
- Dava sürecinde tasfiye memurunun işlemlerine müdahale edilememesi: Görevden alma kararı verilene kadar tasfiye memuru hukuken yetkili olmaya devam eder. Bu nedenle delilleri toplamadan ve dava açmadan önce acil ihtiyati tedbir talep etmek gerekebilir.
- Tasfiye sonrası dava açma yanılgısı: Madde, görevden alma davasının şirketin sona ermesinden önce açılabileceğini belirtir. Tasfiye tamamlanıp şirket sicilden silindikten sonra bu dava açılamaz; hak kaybına uğramamak için süreyi iyi kullanın.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.