# MADDE 275
Tasfiye Memurunun Görevden Alınması
Resmi Kanun Metni
(1) Şirketin sona ermesinden sonra, ortaklar arasından seçilen tasfiye memurları, diğer ortakların oybirliğiyle verecekleri bir kararla görevden alınabilirler. Oybirliğine ulaşılamadığı takdirde ortaklardan herhangi birinin istemi üzerine, haklı sebepler varsa, mahkemece görevden alınabilirler.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Bu madde, şirketin tasfiye sürecinde görev yapan tasfiye memurlarının hangi şartlarla görevden alınabileceğini düzenler. Tasfiye memurları, şirketin sona ermesinden sonra malvarlığını tasfiye eden, alacakları tahsil eden, borçları ödeyen ve kalan malvarlığını ortaklara dağıtan kişilerdir. Maddeye göre eğer tasfiye memuru ortaklar arasından seçilmişse, diğer ortakların oybirliğiyle alacağı bir kararla görevden alınabilir. Ancak pratikte tüm ortakların aynı fikirde olması her zaman mümkün olmayabilir. İşte tam bu noktada madde, oybirliği sağlanamazsa haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkemeye başvurma yolunu açık tutmaktadır. Yani bir ortak, diğer ortakların desteğini alamasa bile, tasfiye memurunun görevini kötüye kullandığını veya tasfiyeyi gereksiz yere uzattığını ispat edebilirse mahkemeden görevden alma kararı alabilir. Bu düzenleme, ortakların tasfiye süreci üzerindeki denetim hakkını korurken, keyfî kararları da engellemeyi amaçlar. Kanun maddesi, ortaklara tanınan bu hakkın sınırlarını çizmektedir: oybirliği yoksa devreye mahkeme girer ve haklı sebep denetimi yapılır. Bu sayede küçük ortaklar da büyük ortaklar karşısında korunmuş olur.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir örnekle somutlaştıralım: Bir limited şirketin üç ortağı var ve şirket tasfiye sürecine girmiştir. Ortaklardan biri tasfiye memuru olarak seçilmiştir. Ancak bu kişi tasfiye işlemlerini ağırdan almakta, şirketin malvarlığını gerektiği gibi korumamakta veya alacaklılarla gereksiz çekişmeler yaşamaktadır. Diğer iki ortak bu durumdan rahatsızdır. İki ortak bir araya gelip tasfiye memurunu görevden almak isterse, maddeye göre oybirliği şartı arandığından, tek başlarına karar alamazlar. Çünkü görevden alınacak kişi aynı zamanda ortaktır ve kendi aleyhine oy kullanmayabilir. Oybirliği sağlanamadığı için bu iki ortak, mahkemeye başvurarak tasfiye memurunun görevden alınmasını talep edebilir. Mahkeme, "haklı sebep" olarak tasfiyenin makul sürede tamamlanmaması, hesapların şeffaf tutulmaması veya şirket malının tehlikeye girmesi gibi gerekçeleri kabul edebilir. Süreç sonunda mahkeme kararıyla görevden alınan tasfiye memurunun yerine yeni bir memur atanması gerekir. Bu tür kararların ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi de önemlidir. SicilAI platformu olarak, görevden alma kararının mutlaka yazılı bir genel kurul tutanağına veya mahkeme kararına dayandırılması ve sicil müdürlüğüne eksiksiz bildirilmesi gerektiğini hatırlatmak isteriz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Oybirliği sağlanmadan genel kurulda nispi çoğunlukla alınan görevden alma kararları geçersiz sayılabilir. Bu nedenle oybirliği şartı ihlal edilmemelidir.
- Oybirliği aranırken toplantıya katılmayan veya çekimser kalan ortağın varlığı, kararın geçerliliğini ortadan kaldırır; bu teknik detay sıklıkla gözden kaçar.
- Mahkeme yoluna gidilirken "haklı sebep" somut delillerle ispat edilmelidir. Aksi hâlde dava reddedilir ve karşı tarafın yargılama giderleri ödenmek zorunda kalınabilir.
- Tasfiye memuru görevden alındıktan sonra yeni bir tasfiye memuru seçilmez veya atanmazsa tasfiye süreci durur ve şirket organ boşluğu nedeniyle ek sorunlarla karşılaşabilir.
- Görevden alma kararlarının ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmemesi, üçüncü kişilerin eski tasfiye memuruyla işlem yapmasına yol açarak şirketi hukuki risk altına sokar.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.