# MADDE 284
Tasfiye memuru ücret hakları ve şartları
Resmi Kanun Metni
(1) Ortaklar arasından seçilen tasfiye memurları, sözleşmede veya sonradan verilmiş bir kararda belirtilmediği takdirde ücret alamazlar.
(2) Ortak olmayanlardan atanan tasfiye memurları, ücret kararlaştırılmasa bile, hâlin gereğine göre takdir edilecek uygun bir ücret isteyebilirler, anlaşmazlık durumunda taraflar yargı yoluna başvurabilir.
🔍 Bu Madde Ne Anlama Geliyor?
Madde 284, bir şirketin tasfiye (kapanış) sürecinde görevlendirilen tasfiye memurlarının ücret alıp alamayacağını düzenler. Kural ikiye ayrılır: Ortaklar arasından seçilen tasfiye memurları, şirket sözleşmesinde veya ortaklar kurulunun sonradan aldığı bir kararda aksi açıkça yazılmadıkça ücret talep edemez. Bu kişiler zaten şirketin ortağı olduğu için tasfiye işlemini kendi şirketlerini kapatma sorumluluğu çerçevesinde yürütürler. Ancak ortak olmayan kişilerden atanan tasfiye memurları (örneğin bir avukat, mali müşavir veya bağımsız bir tasfiye uzmanı) için durum farklıdır. Bu kişiler, ücret kararlaştırılmamış olsa bile, işin niteliğine ve emeğin kapsamına göre mahkemece takdir edilecek uygun bir ücret isteyebilir. Taraflar ücret konusunda anlaşamazsa, tasfiye memuru veya şirket yargı yoluna başvurabilir. Bu madde, özellikle Limited ve Anonim Şirketlerin kapanış sürecinde sıkça karşılaşılan bir uyuşmazlık noktasını; "ücret verilecek mi, verilmeyecek mi?" sorusunu netleştirir.
💡 Ticari Hayatta ve Sicil İşlemlerinde Uygulaması
Bir şirketin tasfiyesine karar verildiğinde, genel kurul veya mahkeme bir veya birden fazla tasfiye memuru atar. Örneğin iki ortaklı bir limited şirkette ortaklardan biri tasfiye memuru seçilirse, bu ortak sadece şirketin mal varlığını satmak, alacakları tahsil etmek ve borçları ödemekle yükümlüdür; bu işlemler için ayrıca ücret isteyemez. Ancak şirket sözleşmesine "tasfiye memuruna aylık 10.000 TL ücret ödenir" gibi bir hüküm konmuşsa veya ortaklar sonradan bu yönde bir karar almışsa ücret alabilir. Ortak olmayan bir avukat atanmışsa ve ücret konusunda bir anlaşma yoksa, avukat tasfiye işlemlerini tamamladıktan sonra emeğinin karşılığı olarak mahkemeden uygun bir ücret belirlenmesini talep edebilir. SicilAI olarak önerimiz; tasfiye kararı alınırken ücret konusunun açıkça karara bağlanması ve ticaret sicili müdürlüğüne sunulacak tasfiye memuru atama bildiriminde bu hususa yer verilmesidir. Aksi halde en basit tasfiye süreci bile ücret uyuşmazlığı nedeniyle mahkemeye taşınabilir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Riskler
- Ortak tasfiye memurunun ücret talep etmesi: Sözleşmede veya genel kurul kararında açık hüküm yokken ortak olan tasfiye memurunun ücret istemesi hukuka aykırıdır; şirket bu talebi reddetmelidir.
- Sözlü ücret anlaşmasına güvenmek: Ortak olmayan tasfiye memuru ile yapılan sözlü ücret pazarlığı ispat zorluğu yaratır; mutlaka yazılı bir sözleşme veya genel kurul kararı alınmalıdır.
- Tasfiye sürecini uzatmak: Ücret uyuşmazlığında taraflar doğrudan mahkemeye başvurmak yerine birbiriyle pazarlık ederek tasfiyeyi kilitleyebilir; bu durum şirketin pasif döneminde ek maliyetlere yol açar.
- Yargı yoluna başvuru sürecini yönetememek: Ücretin tespiti için açılacak dava, asıl tasfiye işlemlerinden ayrı bir dava olduğundan, tasfiye memurunun işlemleri durdurma yetkisi yoktur; ancak taraflar bu ayrımı bilmeden tasfiyeyi durdurabilir.
- Ticaret sicili kayıtlarında eksik beyan: Tasfiye memuru atanırken ücret bilgisi sicil müdürlüğüne bildirilmezse, ileride doğacak uyuşmazlıkta sicil kayıtları delil olarak kullanılamaz; bu nedenle ücret şartının karara bağlanıp bildirilmesi kritiktir.
Bu İşlemi mi Yapıyorsunuz?
Tescil işlemlerinizde zaman kaybetmeyin. Yapay zeka ile evraklarınızı saniyeler içinde test edin.
Yapay Zeka Motorunu Çalıştırİşlemleriniz %100 güvenli ve KVKK uyumlu olarak gerçekleştirilir.